Konuşuyoruz desem konuşmuyoruz daAyrı ayrı şeyler düşünüyoruz üstelikBirbirimize bakarakNe seviyoruz ne de sevmiyoruz birbirimiziNe varız ne de yokuz gerçekteİki lamba gibiyiz,iki ayrı yerindenAydınlatan odayı Değilsek de yakın birbirimizeUzak da sayılmayız büsbütünGökyüzünde iki uçurtma başıboşYanyanayızdır sadece Her çiçek bir çoğulluktur gününe göreYalnızlık çoğullukturSanırım bir giz de yok bu beraberlikte. Edip Cansever
Kategori: Şiir
Şub 23
Ben Senin Yüzünden Ölüyorum
Ben senin yüzünden ölüyorumOysa sen benim hayatımdınSen benimle gidiyordunSen beni okuyordunBen caddeleriAmaçsızca arşınlarken Sen benimle gidiyordunBeni okuyordunKaraağaçlardan âşık serçeleriSabahın penceresine davet ediyordunGece tekrarlanırkenGece tamamlanamazkenSen karaağaçlardan âşık serçeleriSabahın penceresine davet ediyordun Sen ışığınla geliyordun sokağımızaSen ışığınla geliyordunÇocuklar giderkenVe akasya salkımları uyuyorduBen aynada yalnız kalıyordumSen ışığınla geliyordun Sen ellerini bağışlıyordunSen gözlerini bağışlıyordunSen sevgini bağışlıyordun Ben açkenSen hayatını …
Şub 23
modern aşk
gemilerde, otobüslerde, uçaklardagittim seni bulmak içinseni yani doğru kişiyidoğru kişi kimdoğru kişi bazan en yakınındaolabiliyordu insanınbazan en uzağındabunu bilmiyorduksonunda doğru kişiyi değilhep kendimizi buluyordukaldırmıyorum ben şimdiintizar ettiğim birisi yokdua ediyorum hayatıma girenyanlış kişiler içinbana gelince benhazan yüzlü bir adamı aradım hepbir sonbahar günü beyaz pardesüylekurumuş yaprakların üstündenkapımı çalmasını bekledimgelse ne olacaktıonu da bilmiyordum yaolanaksız bir …
Şub 23
Ormanların Gümbürtüsü
Artık hiçbir şeye karşı değilmiş gibikayıtsızımYolculuğun sonunda ormanda duyduğum sesi öldürdümAmacım yoktu sesi öldürürken, ses öldüğü için dehala amaçsız sayılırımOrmana karşı değilmiş gibi kayıtsızdımOrmandan çıkınca şehrin ışıkları ve ışıklarınsuda işaret ettiği anlamların adı olan dünyaile karşılaştımDünyaya karşı da kayıtsızım “Anlamıyorum seni” diyen birine kendimi anlatmaküzere uzattığım kitap hâlâ okunmadığı için,Bir gecenin sonunda anlatılmamak için yaşanmışgönderilmemek …
Şub 23
Recim
artık eflatun o sokakta şüphebeyaz o evde duman ve ihtimale duramammadem ki dışarıya olamadımdışarıyı da içeri alamamyalan ya da dolanikna ya da ısrarkarargâh denerim ben bu evde, karakol!hepsini kurarım yedi hayatı varsa bu evinhiçbirinde kalamam hiçbiri, hepsi ve ikiz adında bir şey yokyok taşın taşı seveceği, evin evimadem ben buna sarıldım bunu sevdimdedim ben ikiz …
Şub 23
Saatler Geyikler
rüzgâr hediye edilebilseydi eğer sana rüzgâr hediye etmek isterdim sarı yapraklı bir ormanda iki geyik havaya sıçrayıp öpüşüyor. boynuzları birbirine dolanmış. açamıyorlar. sarı yapraklı bir ormanda. ata nur kahve falında görüyor bunları. gizem bir geyik başı gibi uzanıyor aramızda. boynuzlarında senin karmaşan ve sana ait bilmediğim ve bilmek istemediğim onca şey. buna benzer çözemediğim birçok …
Şub 23
Güvercin Güzergâhı
göz ucuyla yüzdüm dünyanın derisiniömrüm kısaladursun bir başka kıtaya, kutbuna yıldızlarınkırlangıçların süzüldüğüdür yaşamak dediğin, yerde.sıtmaya tutulmuş siyah, bu matem, bu mavi…bir örnek giyinen kadınlar yani, varsın lavanta koksunlarölüm etajer üstlerinde, öylece annesizlerinve ciğerim tükenir sıcak asfaltta biten, renginde menekşenin. nehirler latince bilmiyorlar doktorum,yalnızlaşıyorum içimden ateşin bulunuşuna doğru.balkonum güvercin güzergâhı,banyomda kabilesinden kovulmuş örümceklerbiraz önce yaratılmadı kombine …
Şub 23
Gece ve Kadın
Karanlık ve soğuk bir gecenin koynunda,Gece kadar karanlık, bir yatağın üzerinde,Elleri bağrında,Bir kadın… Başına kadar çektiği yorganın altında,Hıçkırıklarla sarsılan bedeni,Böler gecenin acı sessizliğini… Ve Döktüğü gözyaşları,Kurşun gibi, deler geçer,Yastığının üzerindekiGöz nuru işlemeleri… Yalnızlık !Ruhunun en tehlikeli esiri.Bir zamanlar alevler içinde yanan bu yatak,Şimdi dikenli teller misali acıtır kanatır tenini… Cama vuran her bir yağmur tanesi.Kulağında …
Şub 23
Çukurbostan Kaplumbağaları
Bende rağbet aramayın rindan-ı meyaşama Çünkü onlar ters düşünce yaşama, Hiç bozmazlar istiflerini. Oysa kaplumbağalar ölür ters düşünce. Nitekim Çukurbostan kaplumbağaları, Langa’nın ve Cerrahpaşa’nın Haki cübbeli ve vakur ağaları, Kaportacılar arasında yaşamaktansa, Taşkasap bostanları sokaklaşırken Taşkesildiler. Son anka kuşu terkederken Benim jülide saçımı, Son kaplumbağanın üzgün bakışı Asılı kaldı Sümbülsinan kitabesine Kim unutturacak bu acımı? …