Kelimeler dudağında bir musiki gibidir Elleri, dağ yamacında nevbahar çiçekleri Nereye gitse umut, ne yöne baksa hayat Yürüdüğü yolları incitmekten çekinir Nazenin bir gül olur tebessüm yanağında Zarafettir… Erir mum gibi Aşk-ı ilahi ile enâniyet Varlığın sırrı yok olmakla bilinir. Ayet ayet dokununca geceler Kelam, kalbe dokunur Muhabbettir… Kavil üzre alınır, evlerin göz bebeği Tedirgin …
Kategori: Şiir
Şub 23
Yaşıyorum Demek
Çok merak ediyorum kendimiBaşıma birşey mi geldiÖldüm mü kaldım mıHiçbir haber yok kendimdenBu sabah kapımı çaldımKapıyı açan kendimBir süre kendime baktımBu güleç yüz bendimOh ne güzel bir sabahBugün de yaşıyorum demekBenden başka yok kimsemBeni merak edecek Aziz Nesin
Şub 23
Geceboyu Seni Anımsadım
‘Geceboyu seni anımsadım-Hani ‘film şeridi’ derler ya, öyle geçip durdun boyunagözümün önünden -en çok da birşeye şaştım:- Nasıl dingince, kendiliğindendi hepsi; hep, sanki, senzaten orada olacaktın -işte- oldun, olmuştun da; bu-neredeyse ‘lütuf’ sayılması gereken -iş, kendince, kendiliğince,tam da olması gerektiği gibi, olacağı gibi, olupbitmiş;geriye de, o dingin anılar dizisini bırakıp, yitmiş.. Şu yüzden şaşırtıcı: Senin …
Şub 23
Selam Oza
XIV Selam Oza, evde, geceleyinYa da uzakta bir yerde, neresi olursa olsun,havlarken köpekler,yalarken kendi göz yaşlarınıSenin soluğundur duyduğum ses.Selam Oza! Nasıl bilebilirdim, sinik ve gülünçBir kişi gibi, ürkerek giren bir göle,Gerçekte korku olduğunu aşkın, söyle?Selam Oza! Ne korkunç, bir başına düşünmek şimdi seni?Daha da korkunç,bir başına değilsen oysa:Şeytan öylesine doyumsuz bir güzellik vermiş ki sana.Selam …
Şub 23
Gel Zoya
Gel Zoya, açıkça konuşalım seninle Yollarımız ayrılacak nerdeyse; Farklı yollara uzamasın yollar bir, İnan, sonun başlangıcı geldi demektir. Anımsar mısın Dubna’yı, ak kundaklar içinde, Anımsar mısın, hani piyano çalıyordun sen Anımsar mısın, birden başını çevirmiştin klavyeden Nasıl da bomboştu, yüzün, ne denli beyaz Bir şey öylesine yitmişti ki yüzünde Bir şey, artık kimseler yerine koyamaz. …
Şub 23
YAĞMUR İÇ, GÜNEŞ ISIR, AY ÇİĞNE
Kederlisin biraz nedenseÇiçek açmalısın oysaBahçe olmalısın, suyu ısırmalısınBu kadar çok mahsur kalma siyah odalardaKaması böğründe bir kuğu gibi durmaSen şarkılar söylemeli, tango yapmalısınBu yaz bol bol kiraz yeHeveslerini diri tut.Dinsin yüzünün gürültüsüBak yağmur esniyorHıçkırıyor güneşSen yüzünü sokaklarla yıkaÇocuklara şeker, aşklara kuş,Arkadaşlığa kelebek olGöğe bak, ne güzel bir lunapark oBir çocuk gibi büzülmesin alt dudağınDenizin sesini …
Şub 23
Kıyısız Bir Deniz
Sakladığın papatya böyle mi solacaktı koynunda? Kirli bir gündü, kör bir başlangıçyeniden düşülürdü göğsüne, olmadıkent denilen bir sergide kayboldunbir karanfil kopartıldı dünyadabir yıldız yer değiştirdi. Denilen o kisen bir kucak mavi ve ‘kıyısız bir deniz’işte hazır ormanları solduran usta ayrılıkbu inilti pekişerek dokunacak sana da. Umulan durgun bir acı, ne varsa unutturanölümden yoğun o kırık …
Şub 23
Cemal’in İç Konuşmaları 3
Ben mi konuşuyorum -Cemal mi- Tanrının taşları mı konuşan Birbirine geçmiş sımsıkı Yollar boyunca uzayan uzayan. Kurtuluş’tan çok uzaklardayımBirbirimizden çok uzaklardayızÇok yakınız birbirimize -tekdüze günler-Ester parmaklarını geçirmiş kalbineYeşim taşlı iğnesini yoklar gibi-Sıkıştırılmış bir sandviç sesi-Sürekli anneme bakıyorAnnemse bir elinde rakı kadehiÖtekinde kağıtlarOyun kağıtlarıTeyzeme bakıyor sürekliTeyzemse yaratılmakta olan bir anıya benziyorBakışları anlamsızGölgeliKendine bakıyor olmalıNe tuhaf, herkes …
Şub 23
Cemal’in İç Konuşmaları 2
Odamın penceresi yok -daha iyi-Kendime bakıyorum ben deKendimden sarkmış kollarımaKendimden damıtılmış gözlerime-Bakmıyorum, duyuyorum onları sadece-Böylesi iyi, çok iyiKapıyı kilitledin -kapımı-Salonda gürültüler, ut sesleriMuhibbe gelmiş olacak Burgaz’danBirkaç kere gördümŞişmandı çok, beyazdıSaçları mavi gibiydi -öyleydi-Maviler saçları gibiydiAçık denizlere benzerdiVe yüzüİbrişimlerle doluGizemli bir dikiş kutusuydu sankiGeçen yaz denize girdiğim günler..AnımsıyorumNe vardı ortalıkta maviden başkaSadece bir martı -o da …
Şub 23
Cemal’in İç Konuşmaları 1
Bir şeyler çiziyorum buğulu cama -ben-Cemal’in ıslak sesiKayıp gidiyor buğulu camda-Bir sabah yağmurunun en küçük tanımıysaŞu benim sesim-Çizip çizip siliyorum sesimiBirden odayla dışarısı birleşiyorVe birleşir birleşmezÇıkarıp cebinden büyük aynasını gökBir istasyonda yolcularını bekleyenİnsanlar gibi hafifçe gülümsüyorBanaElimi sallıyorum içimdenBuruk içimdenBelli belirsiz.Yaşlı bir çocuğum ben, çocukların en yaşlısıAğzımda sakız tatlısının hiç eksilmeyen tadıSevilince kendimi tadıyorum bir deKendime …