Kategori: Şiir

Bahçıvanın Türküsü

Doymadım size, doymadım,Bahçemin ağaçları, bahçemin çimeni, çiçeği,Bahçemin dikenleri, doymadım size,Duvarlar, çitler, kayrak taşları,Kayrak taşlarıyla konuşan çeşme… Bazen rüzgârın uğultusuna karışıyor,Bazen ağustos böceğinin teranesineBüyük Bahçıvan’ın beni çağıran sesi,Eylülün sarı yaprakları çağırması gibiVe gecenin, sarhoş kelebekleri… Bir bahçe mi olsam, gittiğim yerde?Yalnızca bir ağaç mı pınar başında?Mor renkli bir güz çiçeği mi,Gök rengi bir yaz çiçeği mi …

Devamını oku

Münzevinin Aynaları

XI Böyle iyi, böyle iyi!Kimseye fazla yaklaşmıyorumDokunmuyorum daNesnelere, olaylara, fikirlere… Tanrılara da fazla yaklaşmıyorum, Şeytanlara da, insanlara da,Yaklaşmıyorum, ilişmiyorum, Dokunmuyorum. Çarparlar diye değil, Kaparlar diye değil,Yutarlar diye değil,Yorgunum, yorgun… Yorgunum yaklaşmaktan, Yorgunum dokunmaktan,Yorgunum, önce sarılıp, dayanıp,Sonra yıkılıp dağılmaktan. Böyle iyi, böyle iyi,Şimdilik böyle çok iyi! Cahit Koytak

Irmak Türküsü

iyi kötü herkesi, her şeyibulanık sularıyla Tanrıya götüren ırmakönce cehennemden geçecek;cehennemin bazen caz,bazen şiir ırmağı kılığına bürünüpiçimizi yakarak, semtimizdengeçişi gibi tıpkı… ve bu ırmak, cehennemden geçerkenhem arınacak, hem de gördükleriylebizim bildiğimiz ırmak olmaktan çıkıpgözyaşı ırmağına dönecek,bildiğimiz sımsıcak,çağıl çağıl ve aşıkgözyaşı tufanına… ve kabarıp, kabarıp taşacak o zaman,cehennemi de katacaksularına, sevinin,cehennemde kim varkim yok, herkesi…düşünün, ağlayın …

Devamını oku

Aşk

Sevgilim sabahın erkenini seviyor, Ben geceyi ve esmerliğini onun, O dorukları seviyor, korkuyor bundan. Ben rüzgârla buluşan tepeyi, tuhaflığı, Ona bir yeşil gülümsüyor, ben, hayatı delice sevdiysem nasıl, diyorum, seni de öyle. O kendi boflluğunda oyalanan günlerde canı sıkılan bir çocuk gibi uyuyor, ben göğe bakıyorum geceden, Kendi çukurunu bulmuş deniz gibiyim diyorum, yanında, o …

Devamını oku

Ben Sana Teşekkür Ederim

Ben sana teşekkür ederim, beni sen öptün,Ben uyurken benim alnımdan beni sen öptün;Serinlik vurdu korulara, canlandı serçelerim;Sen mavi bir tilkiydin, binmiştin mavi ata,Ben belki dün ölmüştüm, belki de geçen hafta. Sen bana çok güzeldin, senin ayakların da. Ülkü Tamer

Zamana Benzedik

Hayatın sürgüleri var. (Daracık ömrümüzde geniş sıkıntılar) Mutluluğun geniş kapılarında Usul gülüşlerimizde hüzün lekeleri Küçük ayrıntılara yöneldik nicedir. (İçedönük duygulu karamsar) İki yüzümüz vardı iki güzelliğimiz Umut ve Sevgi, kırmadan aynaları (Alın kırışığımızda aynı suçun izi var) Yalnızlık biricik benzerliğimiz oldu Payımıza düşen o yanlış ilişkilerden. (Herkese acısı kadar) Ne konuşmalarımızda bir tat Ne susmalarımızda …

Devamını oku

Sessiz Kıyıda

Şiirler biter bir gündenizkestaneleri kalır ahtapotlarfesleğenler camların ardında umutlar biter bir günbir at arabası gölgedekısrak tayını emzirir bütün bunları gördüm benkısrağı da kahveyi de asmayı da sen kısa entarininanlaşılmasından habersizbana bakıyordunbense yetişilmez hızlabaşkanmış geceyi ikiye biçiyordum baktım denizler bitmişkumsal kan içindekapılar gıcırtılıyollar ince yollar çakıllı yollarcansız parmakları gibi bir ölü elin gözümle gördüm bunlarısessiz kıyıda …

Devamını oku

Kimyevi Ayrılıklar

Dedim ki:LütfetDiz kapaklarıma dokunOkyanusları yeniden keşfedeyim.doğmuş bulunmakla hüzne bulaştıminsanlar, evet onlar ki hep tanış oldukların…beni ne kadar da anlamamışlaroysa bir sıcacık soluğuma tutundu dünyaKederimden okunuyor yüzümYarı silik, yarı parçalı hüzünkâr. ey benim ağrıyan yerim,bugün göğümün gövdesi yaralıyansız bir mühletin kaldıysa bağışlakimyevi ayrılıklar vebir pahalı kahramanlığım varkasketimin yırtığında sakladım zamanıyenilirken rastlıyorum yanağındaki benesevdiğin şarkıları ciğerime sapladımgel …

Devamını oku

Şeddelere Dikkat Molla

Bir sesler dünyasında yaşıyoruz son günlerde:Deniz Kızı Eftelya, hamiyet Yüceses;bazı geceler mehtap bizi sürüklüyor sularda.Nicedir uzaklara uğurladığımız dostlardanhaber almadan,sabahları sessizliğe açılan pencerelerdentoprak damlarda düşlere sinen gölgeleriyorumluyoruz. Seslere renkler karışıyor bazı geceler:nerdeyse unutmuşken o yaz geçen günleriyanan bir yalının alevlerini seyrediyoruzbir başka kıyıda.Bir adam ormanla konuştuğunu sanıyorağaçların adlarını fısıldayarak;bir kadın her akşam denize bakıyor durmadano saatlerde …

Devamını oku

Kopuşma

an gelir; taşıyamaz karın yükünü dağkurt uluması, kuş pırlaması bahanedirdüşer çığ dağ mı yenilmiştir, çığ mı… bilinmez kurt şaşkın, kapılıp gömülür büyüyen topakuş, ödü paramparça uçar en yakın vadiyebuzun ve karın felaketine uğramıştır zaman…dağ yerinde kalır an gelir; taşıyamaz bal meyvenin yükünü koca dalgüneşin okşaması, rüzgârın esnemesi bahanedirkopar bağ salkım mı yenilmiştir, çiy mi… bilinmez …

Devamını oku