bir körün çağlayana kulak vermesi gibihissetmeye çalışıyorum bütün ihsaslarımlaTanrının yaratma sanatını; görmeden yaratan ellerini, O’nun,rüzgârların yönünden,havadaki, ışıktaki, yüzlerdeki ve huylardaki değişmelerdençıkarmaya çalışıyorum, Tanrı, nasıl çözüp yeniden yumuşatıyor balçığı,neler ekleyip çıkarıyor,nasıl yoğuruyor onu, sonra nasıl öyle yepyeni bir biçim veriyor ona? ve bilmem kaçıncı gençliğinde uyandırıp da aşkaayağa kaldırmak için onu ciğerlerine nasıl üflüyor,neler fısıldıyor, eğilip …
Kategori: Şiir
Şub 23
Meneviş Rengi
Altmışında aşk, safiyeti biliyorVe şerh edebiliyor onu, Ama safiyet olamıyor,Safiyetin kendisi olamıyor. Aşk mı, ayak izi mi, aşkın?Bir çiçek, bu, bir çiçek, meneviş rengi, Göğe yakın dik başlı kayaların Gölgesinde açıyor; Hem ölüm korkusuna benziyor,Hem ölümün çaresine benziyor. Cahit Koytak
Şub 23
Bahçıvanın Türküsü
Doymadım size, doymadım,Bahçemin ağaçları, bahçemin çimeni, çiçeği,Bahçemin dikenleri, doymadım size,Duvarlar, çitler, kayrak taşları,Kayrak taşlarıyla konuşan çeşme… Bazen rüzgârın uğultusuna karışıyor,Bazen ağustos böceğinin teranesineBüyük Bahçıvan’ın beni çağıran sesi,Eylülün sarı yaprakları çağırması gibiVe gecenin, sarhoş kelebekleri… Bir bahçe mi olsam, gittiğim yerde?Yalnızca bir ağaç mı pınar başında?Mor renkli bir güz çiçeği mi,Gök rengi bir yaz çiçeği mi …
Şub 23
Münzevinin Aynaları
XI Böyle iyi, böyle iyi!Kimseye fazla yaklaşmıyorumDokunmuyorum daNesnelere, olaylara, fikirlere… Tanrılara da fazla yaklaşmıyorum, Şeytanlara da, insanlara da,Yaklaşmıyorum, ilişmiyorum, Dokunmuyorum. Çarparlar diye değil, Kaparlar diye değil,Yutarlar diye değil,Yorgunum, yorgun… Yorgunum yaklaşmaktan, Yorgunum dokunmaktan,Yorgunum, önce sarılıp, dayanıp,Sonra yıkılıp dağılmaktan. Böyle iyi, böyle iyi,Şimdilik böyle çok iyi! Cahit Koytak
Şub 23
Seni Hep Sevdim
Seni hep sevdimYaz kendini anlatırken yaprak yaprakGünler ne çabuk akıp geçti sevgilim Yüzyıllar geçti sanki aradanYollar yollar boyunca yan yanaHangi yokuşu çıktıysam seninleKuşlar uçuştular saçlarından Seni hep sevdim, silinmez iziSevimli şaşkınlıklarımın o yazdan Kır kahveleri kuş sürüleri sonraKonuşmadan oturduğumuz masa iskemleDemli çay, demli çayın buğusuO yaz daha mutluydu seninle Senin mavi miydi ya kalbinin sesiBir …
Şub 23
Öldüğümde Ellerin Olsun Ellerimde
Öldüğümde ellerin olsun ellerimde:isterim ışığını ve buğdayını seven ellerinin,geçsin son bir defa içimden tazeliğin: Vursun saflığın değişen kaderime.İsterim yaşayasın ben oldukça, uyurken ve beklerken seni,kulak verip de rüzgâra ne duyduysan ver bana,ver bana denizin kokusundan kaçırdıklarını,hani birlikte sevdiğimiz, kuma basarken birlikte ezdiklerimizi. Yaşarken sevdiğim şeyler olsun yanımda,isterim seni sevişimi, şarkı uydurmamı gördüğüm her şeye,izleyeyim böylece …
Şub 23
Suskunum Sana
Hangi şiire başlasam suskunum sanaDağ göğsünde bir kaya diliyle suskunGüneşte kavrulan bir kum tanesiÇatlayan dudaklarım oluyor her geceYağmura suskun yaşamaya suskunHaykırabilsemBelki bir nehir köpürebilir sesimdeSilinebilir kuraklığın bütün izleriUpuzun çöller vadileşebilir içimde Hangi güzelliği özlesem suskunum sanaYürek boşluğunda bir of kadar suskunÖzlüyorum seni masmaviKoşuyorum sana bembeyazVe kahroluyorum bir anda kapkaraAh oluyorumOf oluyorumVe susuyorumOysa haykırabilsemIşık yumağı bir …
Şub 23
Genelev Mektupları
I. Tenime yabancılaştım, etime Göğsüme kollarıma kalçalarıma Bacaklarıma yabancılaştım. Saçlarım o eski güzelliğini Çoktan yitirdi Şimdi yalnız bilmem neden Zaman zaman yüzüme vuran Bir utancı perdeliyor sadece. Oysa önceleri oysa eskiden Salınca tarkları tel tel Düşle ülkesinden sevgiler ülkesinden Yağmur serinliğinde, incecik Yumuşacık bir el Bulutlardan yüreğime kayardı. Gözlerim kaçamak bakışlarda Kirpiklerim kırık Boynum bir …
Şub 23
Ben Sana Teşekkür Ederim
Ben sana teşekkür ederim, beni sen öptün,Ben uyurken benim alnımdan beni sen öptün;Serinlik vurdu korulara, canlandı serçelerim;Sen mavi bir tilkiydin, binmiştin mavi ata,Ben belki dün ölmüştüm, belki de geçen hafta. Sen bana çok güzeldin, senin ayakların da. Ülkü Tamer
Şub 23
Zamana Benzedik
Hayatın sürgüleri var. (Daracık ömrümüzde geniş sıkıntılar) Mutluluğun geniş kapılarında Usul gülüşlerimizde hüzün lekeleri Küçük ayrıntılara yöneldik nicedir. (İçedönük duygulu karamsar) İki yüzümüz vardı iki güzelliğimiz Umut ve Sevgi, kırmadan aynaları (Alın kırışığımızda aynı suçun izi var) Yalnızlık biricik benzerliğimiz oldu Payımıza düşen o yanlış ilişkilerden. (Herkese acısı kadar) Ne konuşmalarımızda bir tat Ne susmalarımızda …