Kapıma geldiğinde bakmadım yüzüneGittiğinde yüreğim de gitti peşindenO kara gözler, o pembe yanaklar neredeO rayiha, o yüzdeki renk nerede Seslendi bana sevdiğim: ey çılgın bülbülNiçin ağlayıp figan edersinOvaları ve dağları kokusuyla güzelleştirenSevdiğin burada işte, gözün önünde Ey bülbül artık biliyorsun kim olduğumuÖzgürsün hep, tutsağım benÇıktım dinden imandan, yurtsuzum, yuvasızım,Adım Cegerxwîn, bir Kürt genciyim. Cegerxwîn (1903-1984)Kürtçe’den …
Kategori: Şiir
Şub 23
Biliyorum
Biliyorum Birgün bu şehirden gideceksin Pırıl pırıl ışıklı bir istasyonda Elinde ufak valizin Ne yapalım hayat bu Yaşamak biraz böyle diyeceksin İçinde hür maviliklerin özlemi Küçük odanı, kitaplarını Ve mahsun bırakıp göklerle başbaşa beni Biliyorum, Bir gün bu şehirden gideceksin…! Fethi Giray
Şub 23
Gül Alışverişi
Uykudan uyandığımda bir gül taciri gördüm,Gülü yüreğe değiştirdiğine çok sevindim,Gülü yüreğe değiştiriyordu. Sayrılık ve yara dolu bir yüreğimiz vardı,Önce inanmadım gülü yüreğe değiştirdiğine.Gülü yüreğe değiştirdi. Pazarlık yaptık, dedi ki: takas etmem.Güle tapıyorsan canı ve yüreği de verirsin üstüne.Canını ve yüreğini de verirsin. Dedim ki, kim değişir canını ve yüreğini bu gülle?Pazarlık budur, dedi. Yaralı yüreği …
Şub 23
Kırkı Çıkmamış Sevdamıza Şiir
paylaşılan mutluluğu severimengin denizler kadar güzeldir o Ibana ait olmayan cesetleriyaktım bütün geceküllerini savurdum dans ettimay kaydı yıldızlar gülüştü pervasızcave saçlarımdan bir demet düştü suyaaldım öptüm gözbebeklerindencazibesini yitirmiş bir kadındın senseni ben güzel yaptım IIdavudi bir sesim vardı sonra kaybolduyıldızların üzerine çığ düştü ve ellerimdamıttı ellerini-utandın-demek ki biliyorsunah,tarihsiz duyguların ilk resmini bulutlara çizilengözlerine çiy düşmüştü …
Şub 23
İnsaf Kelimeleri
yedi kat arzımdasın bir barak havasıyla yanık annelerden yansıyan gök taşını hangi hışım saplarsa toprağa yahut mavzer kurşununu ete öyle düştü yedi kat göğünden yüzün yedi kat arzımdasın dilim lal kısıldı sesim tükendi dad kelimeleri feryadımdan içimde bir iltihab son kanserim miydin geliştin gene mi yanlış adrese geldim yoksa yanık bir anneden yansıyan bir barak …
Şub 23
Taşlanmaksızın Ayrılmak
Bağışlayın Alışmamışım Taşlanmadan ayrılmaya Bir ilk tuhaflığın sarhoşuyum Kovulmadan gidiyorum ilk kez Gidiyor ve şaşırıyorum Sırtımda utançlarım aşklarım belalarım Geçti gümrükten Oysa ben Tam da hazırlamıştım kendimi Altmışbir yılın utancını kaçak sokmaya içeri gidiyor ve hüzünleniyordum utancım aşklarım belalarım benden geriye kalacak diye gidiyorum ne eksik ne fazla hiç anımsamadığım kahramanlıklarım da varmış oysa böyle …
Şub 23
Dilenci
”Ölüm, mahşer günü bir siyah koç suretinde getirilip boğazlanır” bir siyah koç gibi öldürüldü ölümüm kızıl çığlıklara döndü izdüşümüm ölüm ölüm alacak elinizden ‘ıyşınız aşığınız diye delik delik kaçtığınız ölümlerinizden bir yudum ölüm bir yudum ölüm veriniz nerde yok mu ölümleriniz dininiz mezhebiniz aşkına ölememekten döndüm şaşkına rabbiniz taptığınız aşkına bir yudum ölüm bir yudum …
Şub 23
Elifbamdan Arta Kalan
az sonra beni çağırırlarburalı değilim yanımdamemleketimi bildirir bir belge getiremedimüzgünümhiç kimse fotoğrafımı çekmediizin vermediğimuygun durmadığım söyleniyor/-aksine efendimbenim annem belirlenemedi/birazdan beni çağıracaklarını umuyorumsigaramda yol görünüyorburdan da dengimi tutuyorumbol miktarda Eylül biriktirmiştim/aslında kasım demek istiyorum/ker*** duvfar diplerinden topladımkoynumdabütün ceplerimdeAkdeniz kıyısından devşirdiğimrenkli çakıllarkaydırak taşları midye kabuğuve ince kumun içindelersigaramda yol görünüyoryakında beni çağırabilirlerAnne’m en gizli sırrını sonuçta ‘Ay’a …
Şub 23
Gün Batar Kuşlar Döner
söylemedi deme gidiyorum geldiğim yere arkama çalı toynaklarıma telis bağladım iz bırakmadan en sessiz gidiyorum cari sadakam nakibim /yeryüzünde bid’atım/ menend ü rakibim terekem yok sıfıra çarpıldı hikmet-i vücudum alacağım kimseye borcum yok varis bırakmadan gidiyorum kimse bilmeyecek var olmuşum olmamışını gidiyorum kefensiz sedasız nam u şöhretsiz gece nevbetinde aydım şekibindim /olmayacak yoruldum/ gelmeyeceksin sabahı …
Şub 23
Acı
Acı, hassasiyetini kabuklaştırıyor insanın.Ölmek galiba bu.Ayrılığa alışmış gibiyim.Tevekkül, teslimiyet.Ve heyecanların gün geçtikçe kararan pırıltısı……Alışkanlıkların insanı pestile çeviren çarkı.Artık yanarak değil, tüterek yaşıyorum.Nemli bir tomar gibi.Kanatlarım her gün bir parça daha ağırlaşıyor.Galiba ihtiyarlıyorum… Cemil Meriç