Kategori: Şiir

Dudak Gazeli

dudağının kıvrımda yer ayır banaana rahminde nasıl uyursa bebekleröylece uzanıp kalayım orada. ki dudağının kıvrımında alanlar var senindudağının kıvrımında ilk aylığını almış işçilersecdeye kapanmış dindarlar kiorada yerleri olsun için tanrıya niyaz edercennet serinliği dudağının kıvrımında senin dudağının kıvrımında yer ayır banadailk aşkının ilk öpüşünü saklar gibibu anamın şarkısıydı dediğinde hüzneagustos sıcağında bardağaeylülde yağmura ayırdığın gibisofrada …

Devamını oku

Telezaman

Deniz uzaklaşıyor gitgideUfuk çekiliyorKumsal genişliyorKısalıyor adımlarımızsa Kumlar mı?Makina ölüleri, füze artıkları, sakat uydularlaBarbar medya, gazeteler, zor söylemleriBilimsiz karmaşaYaz oysaEn güzel orda yazlardı Kabuklaşabilir akrep kendi hızındaYılanların derileri demirdenDüşlerimiz kırılıp ufalanıpGelincikler soluyor dokunmadanDeniz uzaklaşıyor Deniz uzaklaşıyor gitgideUçurumlar akan ırmak o deliYok şimdiYalnızlığın damarını besliyorKirli yoğun kandırılmış suyla Biz mi? Biz değiliz, önceki dün bugün başkaDokumuzu değiştiriyorlar …

Devamını oku

Kırkı Çıkmamış Sevdamıza Şiir

paylaşılan mutluluğu severimengin denizler kadar güzeldir o Ibana ait olmayan cesetleriyaktım bütün geceküllerini savurdum dans ettimay kaydı yıldızlar gülüştü pervasızcave saçlarımdan bir demet düştü suyaaldım öptüm gözbebeklerindencazibesini yitirmiş bir kadındın senseni ben güzel yaptım IIdavudi bir sesim vardı sonra kaybolduyıldızların üzerine çığ düştü ve ellerimdamıttı ellerini-utandın-demek ki biliyorsunah,tarihsiz duyguların ilk resmini bulutlara çizilengözlerine çiy düşmüştü …

Devamını oku

İnsaf Kelimeleri

yedi kat arzımdasın bir barak havasıyla yanık annelerden yansıyan gök taşını hangi hışım saplarsa toprağa yahut mavzer kurşununu ete öyle düştü yedi kat göğünden yüzün yedi kat arzımdasın dilim lal kısıldı sesim tükendi dad kelimeleri feryadımdan içimde bir iltihab son kanserim miydin geliştin gene mi yanlış adrese geldim yoksa yanık bir anneden yansıyan bir barak …

Devamını oku

Taşlanmaksızın Ayrılmak

Bağışlayın Alışmamışım Taşlanmadan ayrılmaya Bir ilk tuhaflığın sarhoşuyum Kovulmadan gidiyorum ilk kez Gidiyor ve şaşırıyorum Sırtımda utançlarım aşklarım belalarım Geçti gümrükten Oysa ben Tam da hazırlamıştım kendimi Altmışbir yılın utancını kaçak sokmaya içeri gidiyor ve hüzünleniyordum utancım aşklarım belalarım benden geriye kalacak diye gidiyorum ne eksik ne fazla hiç anımsamadığım kahramanlıklarım da varmış oysa böyle …

Devamını oku

Dilenci

”Ölüm, mahşer günü bir siyah koç suretinde getirilip boğazlanır” bir siyah koç gibi öldürüldü ölümüm kızıl çığlıklara döndü izdüşümüm ölüm ölüm alacak elinizden ‘ıyşınız aşığınız diye delik delik kaçtığınız ölümlerinizden bir yudum ölüm bir yudum ölüm veriniz nerde yok mu ölümleriniz dininiz mezhebiniz aşkına ölememekten döndüm şaşkına rabbiniz taptığınız aşkına bir yudum ölüm bir yudum …

Devamını oku

Elifbamdan Arta Kalan

az sonra beni çağırırlarburalı değilim yanımdamemleketimi bildirir bir belge getiremedimüzgünümhiç kimse fotoğrafımı çekmediizin vermediğimuygun durmadığım söyleniyor/-aksine efendimbenim annem belirlenemedi/birazdan beni çağıracaklarını umuyorumsigaramda yol görünüyorburdan da dengimi tutuyorumbol miktarda Eylül biriktirmiştim/aslında kasım demek istiyorum/ker*** duvfar diplerinden topladımkoynumdabütün ceplerimdeAkdeniz kıyısından devşirdiğimrenkli çakıllarkaydırak taşları midye kabuğuve ince kumun içindelersigaramda yol görünüyoryakında beni çağırabilirlerAnne’m en gizli sırrını sonuçta ‘Ay’a …

Devamını oku

Gün Batar Kuşlar Döner

söylemedi deme gidiyorum geldiğim yere arkama çalı toynaklarıma telis bağladım iz bırakmadan en sessiz gidiyorum cari sadakam nakibim /yeryüzünde bid’atım/ menend ü rakibim terekem yok sıfıra çarpıldı hikmet-i vücudum alacağım kimseye borcum yok varis bırakmadan gidiyorum kimse bilmeyecek var olmuşum olmamışını gidiyorum kefensiz sedasız nam u şöhretsiz gece nevbetinde aydım şekibindim /olmayacak yoruldum/ gelmeyeceksin sabahı …

Devamını oku

Acı

Acı, hassasiyetini kabuklaştırıyor insanın.Ölmek galiba bu.Ayrılığa alışmış gibiyim.Tevekkül, teslimiyet.Ve heyecanların gün geçtikçe kararan pırıltısı……Alışkanlıkların insanı pestile çeviren çarkı.Artık yanarak değil, tüterek yaşıyorum.Nemli bir tomar gibi.Kanatlarım her gün bir parça daha ağırlaşıyor.Galiba ihtiyarlıyorum… Cemil Meriç

Ağlamak bir şey değil

Eylül gölgesi düşmüş güneşeAğlamak bir şey değilHançer sokuyorlar adamın sırtına Murat Kapkıner