Kategori: Şiir

bizden başkası bilmeyecek bizi…

çok sıradan,sıradan bir insan gibi değil sadeceherhangi bir şey gibi yaşayacağız,taşta yosun, yosunda kuzey, kuzeyde yönyönde gemiler yolunu bulucak okyanusta bizimle… balık avlayan da biz olacağız, balık satan dabalığı satın alıp eve götüremeyen de biz olacağızhavda, karada ve denizde ordular peşimize düşmedenyani avlanmadan önce balıkla gözgöze gelmeyi de bileceğizsadece balık mı, yok uçamıyorsak serçe de …

Devamını oku

hepsi bu

topu topu sesini duymaktı amacımçok değil, altı da, üstü de, hepsi bukaç kapının arkasına sakladınkibulamıyorum yankısını sesimin… zifir karanlıkta görmeyen göz,demiri kemiren pas,dudağı çatlatan tuzsusmuş sarkı kadar kederlidirçocukluğumun bayrak törenleri… bir iğde kokususunbir kenti yoldan çıkaran sokaklardan birisinbir yolsun, ayaklanmış bir günsün birbaşına… küfür ki, bir iç çekmeden de kısadırbir yolculuktur, sonu belli olmayanaçık yaradır, …

Devamını oku

Üvercinka

Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar

Aç Kollarını

       “Tutunamıyorum Tanrım affet,         Kadınların saçları dökülüyor.” Bir şehrin ölümünü görüyorumUpuzun elbisesini giyinmiş ışıklar.Büyük reklam panolarında masallarUpuzun bir rüyaya dalıyorum. Ah Dünya!Uzak bir resim gibi karşımda karanlık,Sisli bir şehir.Yüzler…Ve yüzlerde gölgelerBana bakan bir genç kız;Kim bilir hangi çılgın ihtirası saklıyor gülüşünde? Şeytan!İki adım ötesindeEteklerini kaldırıyor kadınınKarşımda ışıksız bir şehir… Çok …

Devamını oku

Dönemeç

Yol ayrımına geldikya ayrılmalıyız ya seninle gelmeliyimKararsızımŞüphelerimin karanlığındaAşk ışığını yaktımVe yüzünde gördümSeçmem gereken yolu Aıg HIGO

Ayrılık

kaç gecenin çölüdür bu ayrılıkkaç şiirin dölüdür üstümeörttüğün bu ince sessizlikkalbim alış artık, kır kendinikendi duvarında, sesinikendi duvarına haykır. tesadüfen birbirine rastlamışbaşka başka aşklarsızın siz artıkgeceyle gündüz gibi birbirineayrılmış. O ki rüzgar, bir zamansenin çölünde kumlar uçurmuş,o ki gece ve esmer, görmüyorsahrayı, sesi içinde karışmış. her ayrılıkta kendine saplanan bir hançerkendi sabrını deneyen taş,kendi uykusuzluğunda …

Devamını oku

Aşk

Aniden. Birdenbire, beklenmedik olandan…Beklemeyene: Dilegelen bir dünya.Vahiy gibi, en çok ona benziyor.Baharın karnını öptüğüm rüya. O yüzden “ayak”landım, yukarı ağdım.Sana vardığımda ağlamam bundan… Adını andığımda sıcak akıyor bütün nehirlerDünyayı dolduran sözü olduran o.Ve ben ne desem şimdi, benden değiller.Hâlâ soruyor musun bana, aşk ne demek:O en “bir” ve “tam” olana yürümek. Durup durup geçmesin içinden …

Devamını oku

Hurûfî

terkedilmiş evlerin,kendine sarılan yalnızlığı neyse,o dur kucaklaşmaları şehirlerarası terminallerinçünkü insan içine doğru genişlerlime lime soyar derisinihallacdan mansura geçer orada aşk ve ölüm ve su ve ateş ve toprak ve rüzğar savurunca saçlarını bir kızın simsiyahyükleyip eşyasını mensura artık kimse tutamaz hurûfî,giderbu betondan tanrı kentin aşkı kovan dükkanlarından bu çirkef bu geniş bu iltihapiçine doğru çünkü …

Devamını oku

Daralan Vakitler

Bu ateş bulutu hangi kavmin üzerinde?  Çam ormanlarının salınışında,Kuşların cıvıldayışında,Otların serin tenlerinde.Eğer varsan bakıp görmeyeŞeffaf perdenin az ötesini,Bir ateş bulutu var en bildik yerde,En emin yerde. Ve bak, asıl ölen yaylalar, villalar, tok karınlarHissiz dudaklar, gayretsiz kalpler,Asla değil kavruk çölde yatan kadavralar. Farzet körsün, olabilir,Elele tut,Taş al ve at,Kafiri bulur. Hani ceylanların,Hani cihat marşın? Bir …

Devamını oku

Ey sevgili…

Sür’un sedasına an kala sırtımızda kirli bohçamızla karşına çıkmaya utanıyorken… ah o erken ayrılık yok mu? Peşinden koşamadım sevgili, bir akşam üzeriydi…ayaklarım kavrulmuştu…gidişinle kumlar nâr olmuştuve seni uzaklara götürmekten utanırdı yollar…gözlerimizden düşen o billur hüzün daha toprağa varmadan meleklerin nurunda kayboluyordu…. Sevgili Bir fecir vakti sana olan bütün özlemlerimi alarak ve Gaza’nın çocukları gibi koşarak …

Devamını oku