Kategori: Şiir

Bilinçaltı

Komayın beni bu ellerde-gayrı durmam Bu yol kavşağında susmuş gözler senin Beni kıskıvrak saran kollar senin kolların Tutamam ellerini- yanımdasın. Rüzgar gibi bakıyorsun – saçlarım uçuşuyor Ellerimi örtüyorum yüzüme – gözlerine bakamıyorum Sen bir çiçeksin yavaşça açarsın İncecik belin salınırsın- ilk çiçeksin baharda İşte uzat ellerini- ben gözlerimi yumuyorum Yeni yetme bir sürgün gibi kuruyorum …

Devamını oku

İntihar Bir Yaşam Biçimidir Sevgilim

( ”o” geceye) Saçlarından dudaklarına giden uçurum…düşsemkaç ışık yılı yeter varmaya? O gece vapurlar intihara meyilliydi sevgilimhalatları boynuna geçirimiş yağlı urgan gibibekliyorduKadıköy iskelesindeiskemlesinevurulacaktekmeyi SahiKız Kulesi vardı.Boğazın dudak payına düşerken benüzerine sıçradı şiirim Oysarakı içebilirdik delirene kadar hep birliktesen,ben,kız kulesi. Gözlerin marmaradan daha derindi sevgilimve ben sarhoş bir şamandıra sallantısıydım O geceKız Kulesi karaya vurdubilir misin …

Devamını oku

Yol İşareti

Sevdinse… Aşkında yitip yok oldun, Karıştıracaksın günü, ayları. Sevgi yollarında ne kaide, kanun Kendin aşmalısın bu dolayları. Eriyip kendini yok sanacaksın Bu derdin olmayıp özge çaresi Sen hız hız ‘kazaya’ uğrayacaksın Yoktur bu yollarda yol işareti Bahtiyar VAHABZADE

Olmak

Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu. Kanadı yok umutsuzluğun, akşam vakti deniz kıyısında bir taraçada, toplanmış bir sofrada kalayım demiyor. Umutsuzluk bu, o bir sürü olayların dönüşü değil bu, tıpkı akşam karanlığında bir karıktan öbürüne giden tohumlar gibi. Bir taşın üstündeki yosun ya da su bardağı değil o. Kardan elenmiş bir gemi o, ya da düşen kuşlara …

Devamını oku

Git

Git. En fazla hırçın kayalarda parçalanır teknen,kalbimdeki fener söner. Ah şairdir bütün fenerciler.Kaza süsü verilmiş bir intiharla içini çekerfitilin ucundaki alevi, tedavülden kalkmış bütün eski fenerler.Git. Biliyorum her aşk uzadıkça boğucudur.Alışkanlığın tene ağ attığıbir açık deniz sayıklaması olunca sevişme;esriticidir sislerin ardından seslenen Sirenler. Peşinen kayalara oturacak biliyorsun teknen gitsen,gitmesen ölü bir balık olarak kıyıya vuracaksın. …

Devamını oku

Dün Gece O Sokaktan Geçtim

IEller, eller –eller uzanır gecedesenden. Bir sıcaklık yayılırtürkülerindebilinmeyenlerin.Unutabilirdim de. IIİlk karı bekliyorum gecedesenin sıcaklığından uzakPencereleri düşünüyorum,yağmurlu günlerimizi,seni. Başka rüzgârların insanıikimiz,başka dağlardan esmişizbir güne. IIISislerin ötesinde olmalısın,sisli gecelerin ötesinde.Bilmediğin bir İstanbul düşünde,bir türkü anlamadan dinlediğinsonra bir mavi yaz gecesimavisini yitirmeyen. Uykun gelmiş olmalı sevmekten,yavaşça yağmura dokunmalısın:bir şehir ki şimdi uzakta bizden,bir nehir, bir dostaynı gün sevip …

Devamını oku

Son Gürlük

Trabzon hurması ağacına döndümTüyüm tüsüm döküldü, yapraksız kaldımYine de meyvaya duruyorum bu cıbıl halimleTepeden tırnağaTuruncu turuncuKütür kütürBu benim sonbaharımBu benim son gürlüğümdür Can Yücel

Şairin Şapkası Konuşuyor

Beni burdan alın, yalvarırımBirer yangın yeri saç dipleriBeni burdan alınSalkım salkımÜzüm gibi cümlelerAltında ayaklarınKaynıyor kazanlarda şıraKesik başlar atılmışAlevlerin ortasına Beni burdan alınBir kurt gibi bu adamınParlıyor gözleriAteş vurdukça kafatasına Nefesi lav borusuSözleri mağmaBu baş patlatmalarlaSaçılacak dört yana Beni burdan alınBirer kılıç darbesiKaderin her çizgisiAlnında bu adamın Beni burdan alın, bu başınŞakaklarında zonklamalarTimurlenk ordusununNal sesleri var …

Devamını oku

Anlamak

Pazar. Çevreye serpilmiş gülüşler gibi parlıyorceketlerin üzerinde düğmeler. Otobüs gitti.Bazı sevinçli sesler – ne garipdinleyebilmen ve yanıtlaman. Çamların altındamızıka çalmayı öğreniyor bir işçi. Bir kadıngünaydın dedi birisine – öyle yalın ve doğalbir günaydın ki,siz de mızıka çalmayı öğrenmek istiyebilirdinizçamların altında. Ne bölme, ne çıkarma. Kendinden ötelerebakabilmek – sıcaklık ve dinginlik. “Yalnız sen”olmak değil ” sen …

Devamını oku

Yarısını Dinlediğim Bir Masal

Haydi bir sayfa daha çevirelim denizden,üzerinde beyaz yeleli aslanların dolaştığı bir sayfa –Bu kez gerçek bir olayı anlatıyor eski masalcı,gözlerinde gene binbirgecenin ayartıcılığı,sesinde uzaklıklar, deli rüzgârlar,körkuyular, yolculuklar, kervansaraylar.Çiçekler çizen, onları renk renk boyayanbir ressamın son günleri anlattığı.Birbirine karışıyor sözlerle görüntüler:O uzun yürüyüş, okunaksız bir yazıyla yazılmışmektupları andıran kalabalıklar,hastaların yüzlerindeki acı.Her yolcu gibi, nereye gitse,sılasını yüreğinde …

Devamını oku