Kategori: Şiir

OF NOT BEING A JEW

İniyorum kulelerinden katil iniyorum maktul minarelerden taraçadan, bahçeden ilk tanıyı bulanların indikleri her yerden ilk tanıyı bulandıran bir vaşakla birlikte değdikçe ayaklarım merdiven alçalıyor açılıyor leşlerin, atmıkların cesurane canlıların korka korka uzandıkları zemin ağzımda kef iki gözlerimde mil iniyorum kulelerinden katil. Körüm, o halde karanlık niye benden kaçıyor? Sağırım, nasıl oluyor da uğultum uzaktan beni …

Devamını oku

Yarın Gece

Yarın gece gideceğim bu kentten Bir ırmağa yolcuyum sular çekiyor beni Yüreğimden başka taşıyacak yüküm yok Sayılmazsa göğsümden düşen kuş ölüleri Sözüm yok işte yüzüm işte akşam Sesimde anıların sessizliği İçimde acıyla yürüyorum yolları Çoktandır yolumu ayırdığım bu kentten Yorulsam da bir daha binmem o trenlere Kimse karşılamasın istasyonlarda beni Kuşsuz bir kent gizli uzayan …

Devamını oku

Dün Gece O Sokaktan Geçtim

IEller, eller –eller uzanır gecedesenden. Bir sıcaklık yayılırtürkülerindebilinmeyenlerin.Unutabilirdim de. IIİlk karı bekliyorum gecedesenin sıcaklığından uzakPencereleri düşünüyorum,yağmurlu günlerimizi,seni. Başka rüzgârların insanıikimiz,başka dağlardan esmişizbir güne. IIISislerin ötesinde olmalısın,sisli gecelerin ötesinde.Bilmediğin bir İstanbul düşünde,bir türkü anlamadan dinlediğinsonra bir mavi yaz gecesimavisini yitirmeyen. Uykun gelmiş olmalı sevmekten,yavaşça yağmura dokunmalısın:bir şehir ki şimdi uzakta bizden,bir nehir, bir dostaynı gün sevip …

Devamını oku

Son Gürlük

Trabzon hurması ağacına döndümTüyüm tüsüm döküldü, yapraksız kaldımYine de meyvaya duruyorum bu cıbıl halimleTepeden tırnağaTuruncu turuncuKütür kütürBu benim sonbaharımBu benim son gürlüğümdür Can Yücel

Şairin Şapkası Konuşuyor

Beni burdan alın, yalvarırımBirer yangın yeri saç dipleriBeni burdan alınSalkım salkımÜzüm gibi cümlelerAltında ayaklarınKaynıyor kazanlarda şıraKesik başlar atılmışAlevlerin ortasına Beni burdan alınBir kurt gibi bu adamınParlıyor gözleriAteş vurdukça kafatasına Nefesi lav borusuSözleri mağmaBu baş patlatmalarlaSaçılacak dört yana Beni burdan alınBirer kılıç darbesiKaderin her çizgisiAlnında bu adamın Beni burdan alın, bu başınŞakaklarında zonklamalarTimurlenk ordusununNal sesleri var …

Devamını oku

Anlamak

Pazar. Çevreye serpilmiş gülüşler gibi parlıyorceketlerin üzerinde düğmeler. Otobüs gitti.Bazı sevinçli sesler – ne garipdinleyebilmen ve yanıtlaman. Çamların altındamızıka çalmayı öğreniyor bir işçi. Bir kadıngünaydın dedi birisine – öyle yalın ve doğalbir günaydın ki,siz de mızıka çalmayı öğrenmek istiyebilirdinizçamların altında. Ne bölme, ne çıkarma. Kendinden ötelerebakabilmek – sıcaklık ve dinginlik. “Yalnız sen”olmak değil ” sen …

Devamını oku

Yarısını Dinlediğim Bir Masal

Haydi bir sayfa daha çevirelim denizden,üzerinde beyaz yeleli aslanların dolaştığı bir sayfa –Bu kez gerçek bir olayı anlatıyor eski masalcı,gözlerinde gene binbirgecenin ayartıcılığı,sesinde uzaklıklar, deli rüzgârlar,körkuyular, yolculuklar, kervansaraylar.Çiçekler çizen, onları renk renk boyayanbir ressamın son günleri anlattığı.Birbirine karışıyor sözlerle görüntüler:O uzun yürüyüş, okunaksız bir yazıyla yazılmışmektupları andıran kalabalıklar,hastaların yüzlerindeki acı.Her yolcu gibi, nereye gitse,sılasını yüreğinde …

Devamını oku

BİRKAÇ KUŞ

Birkaç kuş balkona konmuşÖbür kuşları konuşuyorKıskançlık, çekememezlik, kibirVar birinin her sözünde Bu kuş bilmiyor paylaşmayı güzelliğiNe kırlarda ne balkondaKederi ayrılığı ölümü bilmiyorÜşüyecek ilk ayazda Doğrudur küçücük bir kuş olduğuOho, büyüyüp öğrenecek dahaÖlü kuşların konuşmadığınıÇürümüş otlar yapraklar arasında Ağzı taze ot kokuyor, yolu uzun,Öğrenecek şimşeğin tadını bir günKim bilir ne zaman, hangi ormandaKanatları üşüyecek ilk karda …

Devamını oku

Uzun

Isınmış içimde uzun taşBu benim deniz kıyısında kalmışlığımBu benim soyunmuşluğumDünya düşlerinden bütün Düşlerim gece ormanları kadar uzunAğaçlar kadar büyük, iç içe kokularlaGözlerim kapalı dinledim sesiniEn uzak yıldızın Ağaçlarla, sularla, dalgalarla geldimBir ayağım yoklukta, bir ayağımKuru dere yatağımda kalmışYavaş Çok eski zamanlardan geldimBu benim bir ağaç kadar yalnızlığımBir başıma kalmışlığımKalın bir hüzün Ahmet Ada

Yolun Sonu

Bir başına çiçek açmış ağacınKıyısındasın denizin yanı başındaDalgalar parçalanır kayalardaDeğil yalnız dalgalar ruhun parçalanırDenizin uğultusuyla Deniz aldatmış değildir çakılı, kumu,Deniz adamını, su zambağınıDeniz ruhunu çağırdığındaÇıkarsın uzun sürecek yolculuğaBaşka limanlara başka kıyılara doğru Fütursuz ömürler deniz gibidirBilirsin bunu, gözünün ışığı tükenirkenNice şafaklardan nice limanlardan sonraDöndüğünde yeniden yaratılırsınKırağıyla yıkanan doğduğun kentte Neden bulamazsın doğduğun sokağı?Bir ikindi vakti …

Devamını oku