İniyorum kulelerinden katil iniyorum maktul minarelerden taraçadan, bahçeden ilk tanıyı bulanların indikleri her yerden ilk tanıyı bulandıran bir vaşakla birlikte değdikçe ayaklarım merdiven alçalıyor açılıyor leşlerin, atmıkların cesurane canlıların korka korka uzandıkları zemin ağzımda kef iki gözlerimde mil iniyorum kulelerinden katil. Körüm, o halde karanlık niye benden kaçıyor? Sağırım, nasıl oluyor da uğultum uzaktan beni …
Kategori: Şiir
Şub 23
Yarın Gece
Yarın gece gideceğim bu kentten Bir ırmağa yolcuyum sular çekiyor beni Yüreğimden başka taşıyacak yüküm yok Sayılmazsa göğsümden düşen kuş ölüleri Sözüm yok işte yüzüm işte akşam Sesimde anıların sessizliği İçimde acıyla yürüyorum yolları Çoktandır yolumu ayırdığım bu kentten Yorulsam da bir daha binmem o trenlere Kimse karşılamasın istasyonlarda beni Kuşsuz bir kent gizli uzayan …
Şub 23
Dün Gece O Sokaktan Geçtim
IEller, eller –eller uzanır gecedesenden. Bir sıcaklık yayılırtürkülerindebilinmeyenlerin.Unutabilirdim de. IIİlk karı bekliyorum gecedesenin sıcaklığından uzakPencereleri düşünüyorum,yağmurlu günlerimizi,seni. Başka rüzgârların insanıikimiz,başka dağlardan esmişizbir güne. IIISislerin ötesinde olmalısın,sisli gecelerin ötesinde.Bilmediğin bir İstanbul düşünde,bir türkü anlamadan dinlediğinsonra bir mavi yaz gecesimavisini yitirmeyen. Uykun gelmiş olmalı sevmekten,yavaşça yağmura dokunmalısın:bir şehir ki şimdi uzakta bizden,bir nehir, bir dostaynı gün sevip …
Şub 23
Son Gürlük
Trabzon hurması ağacına döndümTüyüm tüsüm döküldü, yapraksız kaldımYine de meyvaya duruyorum bu cıbıl halimleTepeden tırnağaTuruncu turuncuKütür kütürBu benim sonbaharımBu benim son gürlüğümdür Can Yücel
Şub 23
Şairin Şapkası Konuşuyor
Beni burdan alın, yalvarırımBirer yangın yeri saç dipleriBeni burdan alınSalkım salkımÜzüm gibi cümlelerAltında ayaklarınKaynıyor kazanlarda şıraKesik başlar atılmışAlevlerin ortasına Beni burdan alınBir kurt gibi bu adamınParlıyor gözleriAteş vurdukça kafatasına Nefesi lav borusuSözleri mağmaBu baş patlatmalarlaSaçılacak dört yana Beni burdan alınBirer kılıç darbesiKaderin her çizgisiAlnında bu adamın Beni burdan alın, bu başınŞakaklarında zonklamalarTimurlenk ordusununNal sesleri var …
Şub 23
Anlamak
Pazar. Çevreye serpilmiş gülüşler gibi parlıyorceketlerin üzerinde düğmeler. Otobüs gitti.Bazı sevinçli sesler – ne garipdinleyebilmen ve yanıtlaman. Çamların altındamızıka çalmayı öğreniyor bir işçi. Bir kadıngünaydın dedi birisine – öyle yalın ve doğalbir günaydın ki,siz de mızıka çalmayı öğrenmek istiyebilirdinizçamların altında. Ne bölme, ne çıkarma. Kendinden ötelerebakabilmek – sıcaklık ve dinginlik. “Yalnız sen”olmak değil ” sen …
Şub 23
Yarısını Dinlediğim Bir Masal
Haydi bir sayfa daha çevirelim denizden,üzerinde beyaz yeleli aslanların dolaştığı bir sayfa –Bu kez gerçek bir olayı anlatıyor eski masalcı,gözlerinde gene binbirgecenin ayartıcılığı,sesinde uzaklıklar, deli rüzgârlar,körkuyular, yolculuklar, kervansaraylar.Çiçekler çizen, onları renk renk boyayanbir ressamın son günleri anlattığı.Birbirine karışıyor sözlerle görüntüler:O uzun yürüyüş, okunaksız bir yazıyla yazılmışmektupları andıran kalabalıklar,hastaların yüzlerindeki acı.Her yolcu gibi, nereye gitse,sılasını yüreğinde …
Şub 23
BİRKAÇ KUŞ
Birkaç kuş balkona konmuşÖbür kuşları konuşuyorKıskançlık, çekememezlik, kibirVar birinin her sözünde Bu kuş bilmiyor paylaşmayı güzelliğiNe kırlarda ne balkondaKederi ayrılığı ölümü bilmiyorÜşüyecek ilk ayazda Doğrudur küçücük bir kuş olduğuOho, büyüyüp öğrenecek dahaÖlü kuşların konuşmadığınıÇürümüş otlar yapraklar arasında Ağzı taze ot kokuyor, yolu uzun,Öğrenecek şimşeğin tadını bir günKim bilir ne zaman, hangi ormandaKanatları üşüyecek ilk karda …
Şub 23
Uzun
Isınmış içimde uzun taşBu benim deniz kıyısında kalmışlığımBu benim soyunmuşluğumDünya düşlerinden bütün Düşlerim gece ormanları kadar uzunAğaçlar kadar büyük, iç içe kokularlaGözlerim kapalı dinledim sesiniEn uzak yıldızın Ağaçlarla, sularla, dalgalarla geldimBir ayağım yoklukta, bir ayağımKuru dere yatağımda kalmışYavaş Çok eski zamanlardan geldimBu benim bir ağaç kadar yalnızlığımBir başıma kalmışlığımKalın bir hüzün Ahmet Ada
Şub 23
Yolun Sonu
Bir başına çiçek açmış ağacınKıyısındasın denizin yanı başındaDalgalar parçalanır kayalardaDeğil yalnız dalgalar ruhun parçalanırDenizin uğultusuyla Deniz aldatmış değildir çakılı, kumu,Deniz adamını, su zambağınıDeniz ruhunu çağırdığındaÇıkarsın uzun sürecek yolculuğaBaşka limanlara başka kıyılara doğru Fütursuz ömürler deniz gibidirBilirsin bunu, gözünün ışığı tükenirkenNice şafaklardan nice limanlardan sonraDöndüğünde yeniden yaratılırsınKırağıyla yıkanan doğduğun kentte Neden bulamazsın doğduğun sokağı?Bir ikindi vakti …
