Göle düşen vakitsiz akşam,bekleyişin uzuyor ahtapot kolları.Dalgın gövdemi vursam yollaratuzaklarından kurtulamam kuytu ormanın. Rüzgarın kulağıma fısıldadığı yolculuk;senden çıkmalı yola, çocuk!Üşürsün, diye anne soluğu ceplerinde;yürümekten korkma ormanın derinlerine. Dağ ormanlarında kaybolursamladinler, sedirler serinletir uykumu.Bir baktın superisi…dinlenirim defnenin kollarında. Yürümeden bilinmez yolun hilesi;vaad edilmiş her şey yalan.Yürüdükçe yakınlaşan dağ, kalbim;ama o sevişirken hep gözlerini kapar. Tenimi titretir …
Kategori: Şiir
Şub 23
Çiçekler / Ağaçlar / İnsanlar
Menekşe sabır isterKaktüs dürüstlükAlçakgönüllüdür sardunya Güneşi suyu olsunKimseye küsmez. Ağaçlar dersenizGökyüzünü kapatmayın yeterYapayalnız kalsalar daDağ başlarındaŞikayet etmezler. Şu insanları anlayamadım gittiNe ağaca benzer ne çiçeğeDünyayı versen kâr etmezİlle de sahip olmak isterBaşka birine. A.Kadir Paksoy
Şub 23
Yalnız Adam
GeceCamlarda damlalarBir kadınSolgun bir çiçek Yalnızlıklar içinde Kapısı kapalı perdesi inikAyak sesleri gelir geçerRüzgâr sırılsıklamSon kadehini içerBasık tavanlı bir meyhanedeYalnız adam Sırtında gelinlik elbisesiYirmi yaşında baharMenekşeler hercaiIşıklar bir söner bir yanarHavada buram buram leylâk kokusuAvuçları ateş içinde Her adımda çamurBu karanlık bu yalnızlık bu yağmurHele bu kadınHer adımda çamurBu karanlık bu yalnızlık bu yağmur GeceRüzgâr …
Şub 23
Sevgili Arkadaşım
1.Gözlerinin rengi gibiYüreğinin rengi gibiSaçların da kendi renginde Ama ben, ellerini gördüm önceToplayan, düzelten, onaran elleriniDokunduğuna soluk aldıranTelâşlı, usta, sevecen ellerini Geç anladım ve inandımHer gün daha çok inanıyorumEllerin, güzel işlerin karıncasıEllerin, ellerden bıkmış ellerime sığınak 2.Yüzünün rengi gibiDudaklarının rengi gibiSaçların da kendi renginde Ama ben, özverini gördüm önceİçinden çavlan gibi dökülen özveriniHep koşan, yürümeyi …
Şub 23
Liman
Güçlü fırtınalarda direkleri kırılmışGemiler bize sığınır — bulduk sanırız. Görmezler. Varsa yoksa uzaklar —Onarırız. Giderler, kalırız. Sonra gecelerde: Bu son olsun, sonGönderme — Engine yalvarırız. Sonra büyür daha daKorkunç yalnızlığımız. Behçet Necatigil
Şub 23
Yedinci Adam
Şu dünyada düşeceksen yollara,İyisi mi yedi kez doğmaya bakBir kez, yangın çıkan bir evde doğ,Bir kez, buzdan soğuk sellerde,Bir kez, azgın deliler arasında,Bir kez, olgun bir buğday tarlasında,Bir kez de kimsesiz bir manastırda,Bir ağızdan ağlayan altı bebek, yetmez:Sen kendin yedinci olmaya bak. Canını kurtarmak için dövüşeceksen,Karşısında yedi kişi görmeli düşmanın,Biri, pazar günü dinlenen bir işçi …
Şub 23
Bahar Hastalığı
Şimdi katar katar trenler Anadolu’daBahardan bahara dolaşmaktadır.Biri Sivas’tan kalkar, biri Malatya’ya varırGurbetçiler Ardahan’dan, Posof’tanYayan yapıldak dağları aşmaktadır.Bilmem bu delişmen sevda içinde halimNereye varır. Nereye varırsa varsın umurumda mıHiçbir şey tutamaz beni artık.Ne iş ne güç, ne çoluk çocukBir su ıslatır, bir sıcak kuruturDenizlerde gemiler göklerde bulutlarPırıl pırıl sevdalardadır çağımHiçbir şey tutamaz beni artıkBu bahar, bu …
Şub 23
Bilinmeyen
O ki bardağa dökülen şaraptır(Bal yoğunluğundadır, sıcaktır, ışıktır). O ki sabah erken bir bahçedir(Çayır kokusudur, serinliktir, muttur). O ki esen yeldir kar erirken(Çiğdemdir, ağaç çiçeğidir, okşayıştır). O ki içilen sudur kana kana(Özlemdir, doymayıştır, kardeştir). O ki bir yüce ırmaktır akar(Ürküntüdür, baş dönmesidir, gidiştir). O ki maviliği belirsiz denizdir(Buğulanmadır, düştür, sevmekte ölümdür). O ki bir ince …
Şub 23
Bir kaçağım ben
IBir kaçağım ben.Doğduğum günden başlayıpel etek çektim kendimden,kıldım beni bana dönek. Gerekliyken yorgun düşmekaynı yerde olmaktanneden yorgun düşmemekkendine eşit olmaktan? Ruhum bende kendini araruzaklarda gezerim,Tanrı yardımcım olsunruhum beni asla bulamasın. Kafeste yaşamaktır biricik olmak,ben olmaksa hiç olmamak.Kaçarak yaşayacağım hep – İyi ya da kötü böyleyim çünkü ben. IISayısız insan yaşar içimizde,hissetsem de düşünsem de bilememkim …
Şub 23
Bir Aşka Vuran Güneş
Öyle sevdalar vardır, biter biter başlar,Buruk tatlar vardır, ağızda sürüp gidenBir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyorUfkunuzda camları göksel konağınınVe bir yaz akşamı buhurdan gibi tütenHanımellerinin morumsu buğusundaBekliyor bahçenize dönük balkonundaSarmaşık gülleri kokladıkça kırmızıHüzünler, japonfenerleri arasında.Öyle günler var, öyle anlar, hiç bitmeyen!Nasıl bir ışık emmişler ki sevginizdenAnsızın başka bir yüzle güzel, kopmuşlarBüyük …