iplik gibi bükülen ışığın sözünü dinleçünkü kırmızıyanınca ve susunca bütün düşlerağacın kayığına bin ve açıl bütün denizlere şubat ölümdür dilin uzak yollarındakalemi tutan el titrer ve kandil başucundazaman kurtlarını salar en ince kovuklaraiplik gibi bükülen ışığın sözünü dinle iplik gibi bükülen ışığın sözünü dinleçünkü sarı yaraları sarar beklemedikölümlerdebeyaz hiç olmadı, hiç olmayacak dayeşil: kutsal bir …
Kategori: Şiir
Şub 23
Dünyanın ilk aşk şiiri
Damadım, kalbimin sevgilisiGüzelliğin büyüktür baldan tatlıAslan, kalbimin kıymetlisiGüzelliğin büyüktür baldan tatlı Benim değerli okşayışlarım baldan tatlıdırYatak odasında bal doludurGüzelliğinle zevklenelimAslan seni okşayayımBenim değerli okşayışlarım baldan tatlıdırDamadım benden zevk aldınAnnem söyle sana güzel şeyler verecektirBabam, sana hediyeler verecektir. Sen beni sevdiğin içinLütfet bana okşayışlarınıBenim Tanrım, benim koruyucumTanrı Ellil’in kalbini memnun eden Şusin’imLütfet bana okşayışlarını. (Dünyanın (bilinen) …
Şub 23
Kendine Benim İçin Bir Gül Ver
(Sensizlikle flört etmeyi sen değil, sensizlik bilir; sesi ses, sessizliği sensizlik bilir.) Korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin ellerinden tut! Çok ağrımış kendinin, siyah ve ayaz kendinin. Hep avuttuğum düşler için bana bir gül ver… Bak, Palandöken dağlarında karlar erimiş, teknelerle kol kola bir bahar sulara inmiş; dağlar için, sular için bana bir gül ver. Bir …
Şub 23
Bahar Hastalığı
Şimdi katar katar trenler Anadolu’daBahardan bahara dolaşmaktadır.Biri Sivas’tan kalkar, biri Malatya’ya varırGurbetçiler Ardahan’dan, Posof’tanYayan yapıldak dağları aşmaktadır.Bilmem bu delişmen sevda içinde halimNereye varır. Nereye varırsa varsın umurumda mıHiçbir şey tutamaz beni artık.Ne iş ne güç, ne çoluk çocukBir su ıslatır, bir sıcak kuruturDenizlerde gemiler göklerde bulutlarPırıl pırıl sevdalardadır çağımHiçbir şey tutamaz beni artıkBu bahar, bu …
Şub 23
Bilinmeyen
O ki bardağa dökülen şaraptır(Bal yoğunluğundadır, sıcaktır, ışıktır). O ki sabah erken bir bahçedir(Çayır kokusudur, serinliktir, muttur). O ki esen yeldir kar erirken(Çiğdemdir, ağaç çiçeğidir, okşayıştır). O ki içilen sudur kana kana(Özlemdir, doymayıştır, kardeştir). O ki bir yüce ırmaktır akar(Ürküntüdür, baş dönmesidir, gidiştir). O ki maviliği belirsiz denizdir(Buğulanmadır, düştür, sevmekte ölümdür). O ki bir ince …
Şub 23
Bir kaçağım ben
IBir kaçağım ben.Doğduğum günden başlayıpel etek çektim kendimden,kıldım beni bana dönek. Gerekliyken yorgun düşmekaynı yerde olmaktanneden yorgun düşmemekkendine eşit olmaktan? Ruhum bende kendini araruzaklarda gezerim,Tanrı yardımcım olsunruhum beni asla bulamasın. Kafeste yaşamaktır biricik olmak,ben olmaksa hiç olmamak.Kaçarak yaşayacağım hep – İyi ya da kötü böyleyim çünkü ben. IISayısız insan yaşar içimizde,hissetsem de düşünsem de bilememkim …
Şub 23
Bir Aşka Vuran Güneş
Öyle sevdalar vardır, biter biter başlar,Buruk tatlar vardır, ağızda sürüp gidenBir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyorUfkunuzda camları göksel konağınınVe bir yaz akşamı buhurdan gibi tütenHanımellerinin morumsu buğusundaBekliyor bahçenize dönük balkonundaSarmaşık gülleri kokladıkça kırmızıHüzünler, japonfenerleri arasında.Öyle günler var, öyle anlar, hiç bitmeyen!Nasıl bir ışık emmişler ki sevginizdenAnsızın başka bir yüzle güzel, kopmuşlarBüyük …
Şub 23
Bi Sen Eksiktin Ayışığı
bileklerimizi morartmış yeni alman kelepçeleri,otobüsün kaloriferleri bozuldu kaman’dan sonrasekiz saat oluyor karbonatlı bir çay bile içemedik,başımızda prensip sahibi bir başçavuş.niğde üzerinden adana cezaevine gidiyoruz…bi sen eksiktin ayışığıgümüş bir tüy dikmek için manzaraya! Can Yücel
Şub 23
Cam Odada Akşam
1. Üzümde unutma beni zeytinde unutben tenhayım bağa Sütünü bende sakla acıdan taşmışbir incir gibi içliyim sana Gazelimi al aşktan güze say benisay ki yaprak olup düştüm dalına Gamda tutma beni cam odada tutben küçüğüm dağa 2. Şarap gecesini arıyor, keder üzümünüüzüm koparıldığı anıyı… hangi viranda?Ben gözyaşı kadar bir kadın arıyorumkadınsa bir damla gözyaşı kadar …
Şub 23
Geçtiği Her Şeyi Öpüyor Zaman
1.o gün sait faik’indi perakimbilir hangi öyküsündendio insan kalabalığıyüzünü seçiyordum yalnızcaaklımda bir asansör yalnızlığıgümüş astarlı bir sözcük vardı dilindehiç kullanılmamıştadı hala dudaklarımda 2.adımlarımıza uyardı bütün sokaklar evler kenara çekilirdibirden yağmur…düşerdi peşimizeserin odalarda harfleri aşk ederdik birlikte 3.yıldızları havuza bakanbir bahçeninçözülmüştüm büyüsüyle o suya eğiliyordubir kuğu beliriyordu kuğu mu benziyordu gelinciğeyoksa gelincik miydi kuğu aklıma bile …