sen ve bensesimizde uçurum şarkılarıellerimiz iki kuğu boynu yere eğilmişiki yana düşüyoruz sessizceyolda kalmış arabanınkırılmış tekerleği dönüyor beynimizdepişmanlığın günle bitiştiği yerdeyizyeniden yeniden bakışıyor gökle yersilinen iki yüzün unutkan suretindene senin hevesin var ne benim gücümyeni bir şarkıya, yeni bir aldanışınprovasınayol çağırıyor, gidemiyoruzsözcükler kayalardan kopan çakıllar gibiufalanıyorsözcük kırıklarıyla hayatı süslüyoruz çadırı sele gitmiş göçebeler gibiyizson hayvanlarıyız …
Kategori: Şiir
Şub 23
Hatırlatan
Hicran, gün ortasında öten bir horoz gibi,Seslendi pek vakitsiz… İçim yandı ansızın. Mazi yosunla örtülü bir göl ki yok gibi,Mevsim serin ve bahçede yaprak yığın yığın. Hicran gün ortasında neden böyle seslenir,Birden hatırlatır unutan kalbe sevgiyi? Keskin bir özleyişle hayal ettiren nedir.Bir devre varsa insanın ömründe en iyi? Ey sevgi anladım bu uzakta seda ile,Ömrün …
Şub 23
Gizli Oda
Gizli bir oda buldum kendi içimdeçok uzak çok öte boyutlar içindehiç konuşmadan ayan beyan oluyordu her şeybir göle dalıyordukhayat açılıyordu derinlerdeışıltılı cam odalardakaygıların kaynağı olan her şey Sen beni sarıyordun hiç dokunmadaniçimin sesini işitiyordun büyüylebirbirimize bakıyordukdüşünmeler nasıl görürse birbiriniöyle bir bakış işteanlamanın gizli sezgisi içinde Ben söylemiyordum hiçbir şeyisözcükler yanıltan oklarını saplamasın diyebir nur içinde …
Şub 23
Aşk Sarkacı
Beni böldünkanarken kırılıyordum gecenin ortasındaiçimin şehrinin köprüleri yıkıldıkağıttan bir kadındı Elenibir tutam boya, biraz hüzünve basit hikayesi kadınlığın Sen bir aşk sarkacıydınbir ona bir bana dokunansonra onda durdunyenilginin seçimi(büyü hareketteydi oysa) Gidip geliyordunbir o bir benacıyarak her dokunuşta Beni böldünkendi acını sapladın bıçak gibisonra yas tuttun ölümüme Gözlerine bakıyorumhangi uzaklara gittilersen bana akan aşk damlasıbitti …
Şub 23
Orada Duran
Dün gece gördüm seniAy doğarken oradaydınBir içim suydu çocukluğunKeşke o gün içseydim seni Dün gece ay doğarkenOrmanda ışıkla oynaşanBir mor menekşeydi çocukluğunKeşke o gün koklasaydım seni Ay ışığı saçılırken geceyeOradaydın saçların omuzlarındaFırınlanmış bir meşe tahtasındaYıkasalardı seni yeşerirdi Keşke o gün öpseydim seni Vecihi Timuroğlu
Şub 23
Gül Artık
penceremde bu gülen günteli duvaklı bu güzel aydınlıkserçe kuşun bu her zamanki telaşıgül diyorumgül hele şöyleaç avcunusaklama benden seni çok göresim geldigül artık. Müştak Erenus
Şub 23
Hayal
Bu akşam bir sızı duyup etimdeKadın, kadın diye içimi oydumRuhuma bir serin yer istedim deAlnımı mermerin üstüne koydum Birden karanlıklar sökülüverdiOdama bir hayal dökülüverdiKarşımda kıvrıldı,bükülüverdiOnu gözlerimle çırılçıplak soydum Artık ben ne günah olsa işlerimYumuşak yastığa geçti dişlerimBir an kadar sürdü can verişlerimEy kadın bu akşam sana da doydum Necip Fazıl Kısakürek
Şub 23
Denizler geçiyor içimden
Denizler geçiyor içimden. Dalga,dalga denizler. Köpük, köpük. Dalgalı denizler içimden geçen. Soluk mavi, sonsuz mavi, açık mavi. Biraz uçuk mavi, biraz kaçık mavi denizler. İçim geçiyor. İçimden gözlerin gibi denizler geçiyor . Her geçen denizde, içim biraz daha çırpınıyor. Kesilen hayalarına ağlıyor Uranos. Bir damla kan, bir damla hayat sızıyor denizin en mahrem yerine. Kesilen …
Şub 23
3. Cemre
Hüzün eskisi eflatun bir akşam süzülürken gökyüzünden,ne zaman gittiğini bile farketmeden….gelivereceksin.Bir bir dökülecek takvimden yapraklar.Sensiz geçen seneler tek kalemde silinecek yalnızlık defterimden.Sanki hiç gitmemiş gibi sarılacaksın bana.Ben hiç gitmemişsin gibi kucaklayacağım seni.Ayakkabılarını fırlatacaksın bir köşeye,çantan kapı ağzında öylece kalakalacak.Mantonu çıkarırken havadan sudan konuşacaksın.Havanın soğukluğunu, dolmuşların kalabalığını,topuklu ayakkabının kadınlar için bir işkence olduğunu ve zavallı ayaklarının …