“Rıza Tevfik’e bir şiir vermiştim, beğenmemiş. Masasının üstüne koymuş. Pencereden gelen cereyanla şiir uçmuş. Ali İlmi Fani Bey’e; “Çocuğun şiirini de uçurduk, ne diyeceğiz?” demiş.” * Çocuktum. Benim için edebiyat şiir demekti. Nâbî’ye, Fuzûlî’ye aşıktım. Müpheme, kavranılmayana karşı duyulan garip bir sevgi. Daha dogrusu hayranlık. * “Şiirin devri geçmiştir” dedim. Ama ben de şiir söyledim, …
Kategori: Şiir Sanatı
Şub 23
Her Şey Şiirdir
Her şey şiirdir, uğultusu rüzgarınBir ırmağa usulcacık yağan karHer gece okunan bir dua çocukluktaGökyüzünde bölük bölük turnalar Her şey şiirdir, sevinç ve kaderDünyada olmak duygusu…Kıyıda, ıssız kayalardaKendi başına ışıldayan su Her şey şiirdir, şimdi, şu andaAk kağıt üstünde dolanan elimKarşıki avluda salınan söğütYandaki odada uyuyan bebeğim Her şey şiirdir, çağrısı aşkınBahar toprağından yükselen tütsüUmut ve …
Şub 23
Şiir
Sarışın buğdayı rüyalarımızın,Seni bağrımızda eker, biçeriz,Acılar kardeşin, teselli kızın,Zengin parıltınla dolar gecemiz. Sükûtun bahçesi tılsım ve pınarYıldızdan cümlesi karanlıkların;İklimler dışında ezelî bahar,Mevsimler içinde tükenmez yarın. İçimizde sonsuz çalkanan deniz,Gülümseyen yüzü kaderin bize,Yıldızların altın bahçesindeyiz,Ebediyetinle geldik diz dize. Ahmet Hamdi Tanpınar
Şub 23
iyi şiir
Şairin ayakları doğduğu topraklara sağlam basarken, sözlerini bütün yerküreye söyleyebilmelidir. Bazı çiçeklerin varlıklarını yalnızca yetiştikleri iklime borçlanmış olmaları elbette onların güzelliğini azaltmaz, ama başka iklimlerde yaşayamamaları varlıklarını eksiltir. Yalnızca kendi toprağında okunur, okunabilir olmak, iyi şiire yetmez. İyi şiir, doğduğu toprağın iklimini başka iklimlere dönüştürebilme gücüne, yeteneğine sahip olmalıdır. Şiir doğduğu yerlerin sesi, kokusudur. Kendi …
Şub 23
Çıkmazın Güzelliği
Sorun, şiirin üstelik insanın kendi şiirinin- çıkmazda olduğunun bilincine varmaktır. Bu çıkmazın bilincine varmak biraz da çözmek demektir onu. Şiirimiz, -dolayısıyla edebiyatımız, çünkü ülkemizde edebiyatın, hatta bazı toplumun bir çok sorunları, açık kapalı, şiirde tartışılır, şiirde çözülür yahut çözülmez veya bu sorunlardan şiirde vazgeçilir. Belki de sağlam düşünce zemini kurulmamış bütün ülkelerde böyledir bu- …
Şub 23
Tek Sesli Şiirden Çok Sesli Şiire
Mısra işlevini yitirdi; şiiri şiir yapan bir birim olarak yürürlükten kalktı. Eski rahatlığını, o sessiz, kıpırtısız düzenindeki rahatlığını boşuna arıyor şimdi. Öfkelerin, bunlukların, başkaldırmaların dışında kendini yineliyor daha çok. Ne denli güçlü olursa görünürse görünsün, duygularımızı, gerilimlerimizi, düşünce coşkularımızı başlatıcı öğe, bir ölçü olmaktan çoktan çıktı. İnsanı, insanla gelen en çağdaş sorunları karşılayamaz oldu. …
Şub 23
Folklor Şiire Düşman
Çağdaş şiir geldi kelimeye dayandı. François Villon’dan, André Breton’a, Henri Michaux’ya bir çizgi çekelim, bu işin nasıl bir evrim sonucu doğduğunu göreceğiz. Çağdaş şairler kelimeleri bile sarsıyorlar, yerlerinden, anlamlarından uğratıyorlar. Bu böyleyken, bizde hâlâ folklora, halk deyimlerine şiirlerinde fazlasıyle yer veren şairlerin kısır bir yolda oldukları sanısmdayım. Çünkü folklorda şiirin bugünkü entelektüel niteliğini taşıyacak …
Şub 23
Şükrü Erbaş ve Bir Şiirin Oluş Yapılış Yazılış Süreci
Beni şiire genellikle bir küçük ayrıntı, herkesin geçip gittiği silik bir görüntü götürür.Kalabalık içine sıkışmış bir sessizlik, doğayı çın çın inleten bir yalnızlık, bir gözyaşı kurusu, tedirgin parmaklar, kekeleyen bir ses, bir hançer gibi eğri alın çizgileri, düğüm düğüm kirpikler, düştüğü yeri oyan bakışlar, vazgeçişin menevişlediği bir yüz, kimsenin duymadığı bir iç çekiş.… Her biri …
Şub 23
Makber’in Mukaddimeleri
İlk Tab’a Mukaddime Birkaç Perîşân Söz Makber -ki âsâr-ı mevcûdemin en âhiridir- fenâ bulmuş bir vücûdun bekâsı için yapıldı. Makâbirde mündemiç olan meâli-i şi’riyyeden Makber’de bir eser bulunmadığını bilirim. Makber bir feryâd-ı tahassürü şâmildir ki, hiçliğe müstenid olduğu için mütalaasından hâsıl olacak netice de hiçtir; lâkin bence bir şeydir. Evet, bu kitâbı pâymâl-i mütalâa eden …