Kategori: Şiir Sanatı

Friedrich Rückert : Bir şairin ve dil dehasının dünyası 

Friedrich 1823 yılında Kur’an’ı dikkatle okuyup incelediğini ifade eden Rückert, ilk kez, Kur’an’ı şiir üslubu ile kısa ve uzun mısralar şeklinde tercüme etmiştir. Tamamlanmamış bu çalışmanın bazı bölümleri ilk kez 1888 yılında yayımlanmıştır. Annemarie Schimmel’in ifadesine göre bu çalışma, Kur’an’ın orijinal üslup ve ruhuna en yakın Almanca tercüme niteliğindedir.

Özellikle Duha ve İhlas surelerinin çevirisi, Arapça ve Almancaya aşina kulakların teslim ettiği üzere orijinalindeki duygu ve melodiyi neredeyse aynıyla vermektedir. O dönemde tercüme için yardımcı sözlük, gramer kitapları ve diğer teknik malzemenin yokluğu düşünüldüğünde, Rückert’in tercüme çalışmalarının ancak yüksek bir edebî deha ve istidatla mümkün olabileceği görülecektir.

MENDİLİMDE KAN SESLERİ’NİN AHMET AĞBİ’Sİ

Siyasi düşüncelerim hiç kaybolmadı. Bir örgüte bağlı çalışmadım. Pek çok sosyalist tanıdım.Yalnız entelektüel çevre çabuk bozuluyor bunu gördüm. Emekçi az bilir ama sağlam inanır. Okumuş çevre bozuldu çünkü menfaatlerini tepemediler. İşçi sınıfının hiçbir şeysi yoktur, zincirinden başka. Siz daha gençsiniz, ben gelmişim 78 yaşına, ben görmiycem ama güzel günler gelecek, onu göreceksiniz. İnsanlığın başka türlü yaşamasına imkan yok çünkü. Artık o dönüşme zamanı gelmiştir

Rainer Maria Rilke Malte Laurids Brigge’nin Notları

Ah, gençken yazılan mısraların kıymeti zaten nedir ki. Beklemeliydi ve mümkünse bir ömür boyu, manâ ve lezzet toplamalıydı, ve sonra, tamamen sonunda belki iyi on mısra yazabilirdi

Yaşar Nezihe Hanım / Gamsız, ıstırapsız nasıl şair olunur şaşarım

Feryatlarım”ın şairinin en içten feryatları pek erken unutulmuş… Bu sesin nereden geldiğini bilen bile yok!
Onun öteden beri mısralarında yaşayan ıstırap kendisini de yaşatıyor… O, feleğin en zalim sillesini yiyen, talihin en insafsız tekmesiyle çiğnenen içli bir kadın

(SUSANA SOCA) O BU DİYARLARDAN DEĞİLDİ

Onu gördüğüm gibi ürkekliğine vuruldum; hatırdan çıkmaz, eşine rastlanmaz o ürkek haliyle esrarlı bir tanrıya hizmet ede ede iflahı kesilmiş bir vesta rahibesini yahut kapıldığı sıla hasretinden veya vecd yüzünden yaşamda belirmeye güç yetirememecesine tükenip gitmiş bir mistiği andırıyordu!

Cahit Sıtkı Tarancı’dan Ziya’ya Mektuplar

Ziyacığım, yaşamakla ölmek arasında ter döken bir adam olduğumu ve birçok defalar ölüme teslim olmaya kadar gittiğimi yakından bilirsin. Her seferinde beni eteğimden tutup geri çeken mukaddes “el”in parmaklarından biri de sen olduğunu gene bugün burada itiraf edeceğim. Hayata her dönüşüm biraz da senin eserin olmuştur. Zaten ben, seni tanıdıktan ve sana hayran olduktan sonra, derbederliğim, içki iptilam ve vurdumduymazlığım hariç, şiir aşkımla, şiirlerimle, açık gönüllülüğümle ve çok veya az mevcut bütün meziyetlerimle intégralement [tümüyle] senin eserin değil miyim?

ŞİİR SANATI

Mısran nane ve kekik kokuları
Saçan sabırsız sabah rüzgârına
Karışan hoş bir icat ve macera
Olsun… Gerisi laf kalabalığı.

Âşığın Son Nefesi

Kar Şiiri; yalnızların, kışın ve son çaresini son cümleye yükleyenlerin şiiridir. Şiir bitince söylenecek bir şeyin artık kalmadığını hissedersiniz çünkü kar her şeyin üzerini sessizce örtmüştür.

Orta Çağdan Günümüze Fransız Şiiri Antolojisi

Şayet bu hoş avazlıların gülistanından derdiğimiz güller solmuş, o mest eden kokuları kalmamışsa acemi bülbül oluşumuzdandır… affola

Şİ’İRİ KADİM / ŞİİRİ SEVME EGZERSİZLERİ

Bizim nesil, ortak bir kültür zenginliğinde birleşmedi. Biz, birbirimizi hicvedemedik, sade vezinsiz kafiyesiz küfürlerle kavga ettik. Bu böyle giderse, birkaç yıl sonra ortak kaynaklarımız piyasa şarkı sözleri olacak