Kategori: İstanbul Şiirleri

İstanbul

Sevgisi içimde yaşayıp duranNazlı güzellerin şirin İstanbulHayali kafamda hükümdar sürenGörmez gözlerime görün İstanbul Ortasında deniz kenarlar karaBu dünyada cennet olmuş kullaraMehtapta sandallar ne hoş manzaraSahildir yayladır yerin İstanbul Gemilerin gelir peşi peşineŞöhretin yayılmış hudut dışınaAyrı bir güzellik başlı başınaSevgi muhabbetin derin İstanbul Fatih Mehmet Sultan temeli kurduOndan sonra oldu Türklerin yurduEdirne’den gelen o büyük orduAyyıldız …

Devamını oku

Hayal Şehir

Git bu mevsimde, gurub vakti, Cihangir’den bak!Bir zaman kendini karşındaki rüyaya bırak! Başkadır çünkü bu akşam bütün akşamlardan;Güneşin vehmi saraylar yaratır camlardan; O ilah isteyip eğlence hayalhanesine,Çevirir camları birden peri kasanesine. Som ateşten bu saraylarla bütün karşı yakaBenzer üç bin sene evvelki mutantan sarka. Mestolup içtiği altın şarabın zevkindenElde bir kırmızı kaseyle ufuktan çekilen Nice …

Devamını oku

İstanbul Unutkan Yosma

baktımİstanbul gurbetteydiçok ışıklı gecelerigizliyordu sefaletini ben böyle soyluböyle sefil şehir görmedimÜsküdar’da katip yoktuBeyazıt’ta Neyzen hüzünlü bir manastırda erganun ahengiİstanbul hareli bir değirmideğirminin dışındaIslav kederi iki kez aynı posterİstanbul’un gerdanına takıldıçalmazdı mazurkakantocu Peruzlar sahiden yaşadı abisi İstanbul benden efkarlıAbdülhak Şinasi’yi sevdim diyeİstanbul bana yabancıHisarları kaygılı bana sultanlık yetmezbir ülke yetmezkasaba kılıklı şovalyeler bile unuttuen güzel dansını …

Devamını oku

İstanbul’dan

İşte kurşun kubbeler şehri İstanbul’dasınHavada kaçan bulutların hışırtısı Karaköy çarşısından geçen tramvayların camlarına yağmur yağıyor Yenicami Süleymaniye arkalarını kirli bir göğe vermişler Hiç kımıldamıyorlar Ayasofya elleriyle yüzünü kapamış bütün iştahıyla ağlıyor İnsanlar sokak sokak çarşı çarşı ev ev İnsanlar sırt sırta omuz omuza verip durmuşlar Boyunları bükük Yorgun asabi kederli kindar Yığın yığın olmuşlar hepsi …

Devamını oku

İstanbul Vakti

İnsan kendini pek ödeyemiyorSen dur bende var* Beni anlasa anlasa Istanbul anlarseni uzun sevdiğim için bak ağustos ayındayızsen sevdiğin için günlerden cumartesi bak, cuma değilçarşı uzunu çift kapılı canlı sinema caddelergidip geleceğim gidip geleceğim ben pazar olacakherkes herkesi anlamaz Istanbul herkesi anlarben buraya Üsküdar’dan geldim, orda herkes Üsküdarlamaorda balıkların denize, evlerin camilere bakması üpÜsküdarEloğlu’nun denizleri …

Devamını oku

İstanbul Düşman İstilası Altında İken Çamlıca’da

Hey Çamlıca mehtâbı ne olmuş sana öyle?.. Küskün duruyorsun. Bir şey kuruyorsun. Seyrinle ıyan et bana, ilhâm ile söyle: Aksetmede âlâm-ı vatandan mı bu halet?.. Anlat; bu tahavvül neye etmekte delâlet. Vaktiyle ederken bu havâliyi zılâlin Bir sâha-i nilî. Ey neyyir-i leylî, Matem döküyor arza bugün bedr ü hilâlin Bir şeb ki, zîrinde küsûfun, Seyrangehi …

Devamını oku

ve sonra kalbim olaysız bir şekilde dağıldı

sanırım olay İstanbul’da geçiyorduismini vermek istemeyen caddelerdeolası bütün kaçış yolları tutuluyurtlarından çıkarılan adamlar arasındave aşk, aniden yola fırlayan bir çocuktu. artık halka açık bir yerde bekliyor seni hayatorda sana ölçü, birim ve düzen verilmemiştirmümkün mertebedeki adamlar ve kadınlarbeherler, masa saatleri ve ergonomiyok, ama herkes uyanık birtek benim uykum vardeğil mi ki beş dakikada bir erteliyorum …

Devamını oku

Beşiktaş Tramvayı

Bahçemdeki dut ağacıvurdu ince dallarıyla penceremin camına,bir Beşiktaş tramvayı geldi aldı beni,bir Beşiktaş tramvayı götürdü sana. Çemberlitaş, Şehzadebaşı, Saraçhane.Almışım parmaklarını ellerime,Beşiktaş tramvayında giderim yane yane.Terzi Adem, berber Ali,dikimaneden Emine teyzeve Makbule.Üç sarışın birader,Kapalıçarşı terlikçileri.Bir küçücük simitçi çocuk,levent bir hizmet eri. Hep iyi insanlar bunlar.Dert yüzü görmesinler.Eksik olmasınlar.Vatman ağabeyimiz de eksik olmasın.Her akşam böyle götürsünler seni …

Devamını oku

Canım İstanbul

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.İçimde tüten birşey; hava, renk, edâ, iklim;O benim, zaman, mekân aşıp geçmiş sevgilim.Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misâle. İstanbul benim canım;Vatanım da vatanım…İstanbul,İstanbul… Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;Servi, endamlı servi, ahirete …

Devamını oku

Lodos Fırçası

İstanbul’un aklını asıl karıştıran lodostur. Yalnız bu bir çocukla oynanan sevimli oyunlara benzer. O sebepten çocuğun mu aklı karışır yoksa çocuk kendi saflığıyla asıl akıl karıştıran mı olur, bilemezsiniz. Oynamaya doyamazsınız. Saatler erir, bilmeceler bulmacalara, dil oyunları beden bükülüşlerine katılır. Hatta, bazen elinde öyle bir fırça vardır ki bu çocuğun, deha bir ressam gibi sağdan …

Devamını oku