yine masum hırslarını sevdanın ateşinde yaktınşehirden bir çocuk sevdin yineah!seni ona tasiyan çocuk ayaklarıniste geliyorsunhaylaz, vefalı ellerin sehrin dalgalarını oksuyorah!seni ona taşıyan gözlerindeki susuzlukşehirden bir çocuk sevdin yine… yaktın masum hırslarını geliyorsunoysa bir bilsen, seni ona taşıyan şehirsaçını bağladığın iple bile alay ediyorah!bir bilsen herkes tetiktesense böyle hesapsız, böyle sevinçle… ah bir bilsensadece güzelliğin tutuyor …
Kategori: Hayali Cihan Değer
Şub 23
Hey Joe!
Biliyorsun sen bunu:En son duyulan ayak sesleri ve üzerine kapanan demir kapı.Çıkıyor musun bu sefer, yeniden mi giriyorsun içeri,anlaşılmıyor şarkıdan,Anlaşılmıyor Joe! Gençliğimizin polisiye günleri:Kendi romanlarımız için ayırdığımız adlar:Sanki o romanlar sahi de, yaşadıklarımız yalan:AYNADAKİ ÖLÜ, ZEBRA CİNAYETİ, KANDAKİ TUZ, TİMSAHSOKAĞI CİNAYETİ, PROFESYONEL KİN, SUÇ BAYRAMI, SUDAKİYALAN, BENEKLİ KARANLIK, KUMUN SEYREK ZAMANI, CESEDİSU AKARKEN BIRAK KÖPRÜDEN, …
Şub 23
Yirmialtılar Baladı
Söyle, şair, şarkıyıSöyleGök bezi mavidirÖyleDenizin de şarkıdır mırıltısıMırıltı…Yirmi altı onların sayısıydı, yirmi altıMezarlarını kumlar saklamazİki yüz yedinci verstadaKurşuna dizildikleriniKimse unutmazDenizin ardındaOrdaHavada dolaşan duman Görüyor musun kum altındanKalkıyor Stepan ŞaumyanKumlu çöl tenha mı tenhaBak, orda elli el dahaKalkıyor püfünü silerekDiyor yirmi altılar:“Bakû’ye gitmemiz gerekBir görelim durdukça dumanNasıldır bizim AzerbaycanGece, Bir kavun misaliYuvarlatıyor ayıDalgalar yalıyor kıyıyıTam böyle …
Şub 23
Güneş Çaldı Kapımı
çok yalnızdım ve güneş çaldı kapımı sürgünden yeni dönmüştüm, makronissosorda kurak ve ıssız bir yüreğim vardı(şimdi sizin yürekleriniz gibi) onu da getirmiştim. arkadaşlarım hariçherkes beni terketmişti. yaşamım uzun bir deniz yolculuğunadönüşmüştü git git varılmayankıyısız bir deniz. evet, herkes terketmiştisevgili ve hüzünlü pire eleni bile. ve güneş çaldı kapımı kapımı çaldı güneş. gerisini biliyorsunuz. Behçet Aysan
Şub 23
Çiçeğin açması da bir tür şiir belki. Bilmiyorum…
Çünkü ben hayatta sadece zambakların,güllerin, manolyalar ve yaseminlerin niyeaçtıklarını, beni ne biçim sevdiklerini ve bendene bulduklarını biliyorum. Çiçeğin açması da bir tür şiir belki.Bilmiyorum… Seyhan Erözçelik
Şub 23
Erken sonbahar ve Seyhan Erözçelik
Arkasına bakmadan çekip giden küstah yaza hiç aldırmadan, tenha bahçelerde dolaşan serseri kedilere, döne döne düşen kuru yaprakların sessizliğine, kırık banklarda oturan ihtiyarların durgunluğuna eşlik ederken hayallerimle avunuyordum. Erken sonbaharı müjdeleyen serin rüzgârlarla yelkenliler gibi şişen perdeler yazma arzumu kışkırtmıştı. Yeni mevsimi iştiyakla karşılayan ışıklar, onun önünde secde eder gibi usulca eğilecek, sular hafiften ürperecek, …
Şub 23
gelmeyin,burası derin!
kar yağarken serçeleri seyrettimçocuklarım geldi birden aklımasabırsızlanıyorlar büyümek içingelmeyin,burası derin! İbrahim Tenekeci
Şub 23
Orhan Veli’den Nahit Hanım’a
10.10.1948 Neyse… Şiirlerimi soruyorsun. Henüz bir şey yok. Ama yakında olacağını sanıyorum. Yazdığım zaman önce sana gönderirim. Kitaplarımdan hiçbir iş çıkmadı. Saygılı Yosma’yı bastıramıyorum. Antigione’nin müsveddesi Ertuğrul Muhsin’de. Sana gönderebilecek duruma gelince onu da yollarım. Oktay (Rifat)’ın piyesi hakkındaki yazıyı Varlık’ta neşretmek meselesine gelince, Yaşar Nabi’ye gösterdim. Neşretmek istemedi. Ben de bundan sonra Varlık’a yazmamaya …
Şub 23
Bir Kadını Astım
“fayton” şairine bir kadını astım, sonra oturup altında ağladım döküldü solukları ipin gerginliğindenikindiyle akşam arasındaki çizgide kaldım cezayir menekşesi taşıyan bir fayton: ayrılıkbundan sonrası yükselmek sönmüş yıldızlar katınabir kadına verdim ruhumu: katledilmiş akşamda …