Hayır, sanma ki acınmaya değer biriyim ben,Şimdi sözlerim dolu olsa da kederle, Hayır! Tüm amansız acılarım benim Çok daha büyük yıkımların önsezileridir sadece. Gencim! Fakat sesler kaynaşıyor yüreğimde Ve ne kadar çok isterdim Byron a ulaşmayı; Ruhumuz bir onunla, acılarımız da öyle Ne olur, yazgılarımız da bir olsaydı! … Onun gibi unutuş ve özgürlük arıyorum, …
Kategori: Çeviri Şiirler
Şub 23
Yoruldum Yaşamaktan Yurdumda
Yoruldum yaşamaktan yurdumda,İçimde engin kırlara açılma özlemi,Bırakıp gideceğim kulübemi,Çekip gideceğim hırsız ve hayta. Kendime bir barınak arayarakGideceğim günün ak pürçeklerinde.Ve en iyi dostum beni vurmak içinBileyecek bıçağını çizmesinde. Çayırlık boyunca kıvrılan sarı yolİlkbahara ve güneşe bürünmüşken,Adını kalbimde taşıdığımKovacak beni eşikten. Yeniden döneceğim baba ocağına,Yadırgı bir sevinçle avunacağım,Ve yeşil bir akşam, altında pencereninKoluyla mintanımın kendimi asacağım. …
Şub 23
Aşıkane
“Seni seviyorum” diyen ohüzünlü bir ozandır şarkılarını yitirmiş Bin neşeli tarlakuşu gözlerinde bin suskun kanarya boğazımda Aşk konuşabilseydi keşke “Seni seviyorum” diyen o üzüntülü bir gecenin kalbidir ayışığını arayan Konuşabilseydi keşke aşk Bin gülen güneş adımlarında bin ağlayan yıldız arzularımda Aşk konuşabilseydi keşke. Ahmed ŞAMLU Çeviri: Ayşegül SÜTÇÜ – Hamit TOPRAK
Şub 23
Kara Şarkı
Kurşunî bir şafakta Atlı duruyor, sessizAtının uzun yelesi uçuşuyor rüzgârlaTanrım, TanrımAtlılar durmamalıÇalarken, tehlike çanlarıYanmış çitin yanındaKız duruyor, sessizİnce eteği oynaşıyor rüzgârlaTanrım, TanrımKızlar sessiz kalmamalıYaşlanırken, umutsuz ve yorgun adamları Ahmed Şamlu Çeviri: Ayşegül Sütçü – Hamit Toprak
Şub 23
Ayda’ya Dört Şarkı
IAylak Adamın Şarkısı Şu yol kıvrımındakavurucu bekleyiştebir gölgelik yapmalıyım ağaç ve taştan.Çünkü nihayetumutgecikmiş bir seferden dönüyor geri.Öyle bir zamanda kiyazık!Ne başımda bir damNe ayağımın altındabir kilim ***Kavrulmasın güneşten diyebir testi yoksu vermek içinve yorgunluk atacakbir yastık yokoturmam için***Dört gözle beklediğim yolcuçıkagelecek apansız. Ey tüm umutlarşu damı çatmaktagüç verin bana! Ordibehişt (13)42/Mayıs 1963 IIBir Dostun Şarkısı …
Şub 23
Gidiş
Nedir bu uğultu, şarkılarla çınlıyor sokak;Ey, siz genç bayanlar, açın pencerelerinizi! Bir delikanlı dünyayı görmeye gidiyorVe herkes ona eşlik ediyor. Sevinebilir diğerleri ve fırlatabilirler pekala,Kurdeleli, çiçekli şapkalarını havalara.Ama, delikanlılar sevmiyorlar bu adeti,Suskun ve solgunca yürüyorlar aralarında. Çınlayacak maşrapalar ve şaraplar,İçilecek elbette.“İç, daha iç, kana kana iç kardeşim!”Şerefine içtiğimiz bu uğurlama töreniyle,Yanıp tutuşan alevdir içimde. Ve …
Şub 23
Gece Bitti
Gece bittiAy eriyor doğan gündeBattı batacak sulara Bu ovada eylül ne kadar diriÇayırlar yemyeşilBahar toprakları sanki güneyde Bıraktım eşi dostuEski bahçelere gittim gizli gizliSeni anmak için tek başıma Sen Ay’dan ötelerde bir yerdesinBurda gün doğarkenNal sesleri gelirken kaldırımlardan Czeslaw Milosz
Şub 23
Çok Ender
Yılların, azgınlıklarının yıprattığı,belini büktüğü yaşlı bir adam, bitkin ağır ağır yürüyor dar sokakta. Ama evine girer girmez, gizlemek için yaşının o acılı halini, düşünüyor içinde hala sönmeyen gençlik ateşini Şimdi onun şiirlerini okuyor delikanlılar. Onların gözlerinde canlanıyor onun düşleri. Onun hayal ettiği güzellikte ürperiyor sağlıklı, şehvet düşkünü beyinleri, güzel biçimli, dipdiri bedenleri. Konstantinos Kavafis
Şub 23
SUNU
Sen, kurtaramadığım insanDinle beni.Anlamaya çalış bu yalın sözleri, başka türlüsünü söyleyemediğim için.Yemin ederim ki, söz büyücülüğü yok bende.Bir bulut ya da ağaç gibi sesleniyorum sana. Bana güç veren şey, ölümcül bir darbeydi senin için.Birbirine karıştırdın kapanan bir çağla yeni bir çağın başlangıcını,Nefretin esiniyle lirik güzelliği,Gözü kararmış güçlü usta işi biçimi. Sığ Leh ırmaklarının koyağı işte …
Şub 23
Düşlerde Fener Olmak
Ben ölüncehiç değilseBir fener olsam,kapında dursam,soluk donuk geceyiaydınlığa boğsam. Ya da limandagemilerin uyuduğu zamandagülüşürken kızlaruyumasam,dar kirli bir kanaldabir yalnıza göz kırpsam. Daracık bir sokağaassalar beniteneke, kırmızı bir fenerbir meyhane önündedalgın düşüncelerletempo tutup şarkılarasallansam. Ya da şöyle bir fenergözleri büyümüş bir çocuğun yaktığıduyulup da korkunca çevresinde yalnızlığıdışarda camlardafırtınanın ıslığıkâbuslar, görüntüler, cinler. Evet, hiç değilse.ben ölüncebir fener …