Sabahın arınmış, saydam, derin havasınaYayıyor yine çan, sesini, aydınlık, duruOkşuyor, lavantalar, kekikler arasınaDuasını bırakan küçük bir çocuğu, Çıkmış üstüne eski bir ipi geren taşın,Dilinde dua, zangoç, üzgün, mırıldanarakDinliyor inişini uzak çınlamalarınBir kuş geçiyor yanından, ona dokunarak. Ben arzulu gecenin o adamıyım. Yazık!Boşa çekiyorum Ülküyü çalan halatıBir tutam tüy söylüyor soğuk günahlarımı, Çok usul geliyor kulağıma …
Kategori: Çeviri Şiirler
Şub 23
Sıkıntı
Sana geliyorsam bu akşam, ey hayvan, amacımne bir halkın günahlarıyla dolu gövdeni yok etmek,ne de öpücüğümü akıtan onmaz sıkıntı altındave iğrenç saçlarında hazin bir fırtınayı eşelemek; Azabın bilinmeyen perdeleri altında uçanhiçliği başkalarından daha iyi tanıyan seninancak kara yalanlardan sonra tadabildiğindüşsüz ağır uykuyu istiyorum yatağından; Çünkü, katıksız soyluluğumu kemiren çirkefsenin gibi beni de kısırlığıyla damgaladı.Ama, senin. …
Şub 23
A. O. Smirnova’ya
Siz yokken çok şey söylemek istiyorum size,Yanınızdayken sizi dinlemek istiyorum;Fakat susarak bakıyorsunuz bana sertçe,Ben de utançla ve şaşkınlıkla susuyorum Ne yapayım ki çekemem ilginiziSöyleyeceğim beceriksiz sözlerle…Bütün bunlar çok gülünç olabilirdiKeder verici olmasalardı böyle… Mihail Lermontov
Şub 23
Düşünce
Kaygıyla bakıyorum bizim kuşağa!Geleceği ya boş ya karanlık görünüyor.Böyleyken, bilincin ve kuşkunun yükü altındaEylemsizlik içinde kocuyor. Zenginiz biz, ta beşikten beriBabalarımızın yanlışlıkları ve akılsızlıklarıyla!Yaşam üzüyor bizi; dümdüz amaçsız bir yol gibi,Bir şölen gibi yabancı bir bayramda. Utanç verici bir umursamazlığımız var iyiye ve kötüye,Solup gidiyoruz kavgaya girmeden daha;Yüz kızartıcı korkaklarız tehlikeyi görünceVe iğrenç tutsaklarız iktidar …
Şub 23
Şiire ihtiyacım var
Ben paraya muhtaç değilim.Hissiyata muhtacım.Kelimelere,Ustalıkla seçilmiş kelimelere,Düşünceleri aktaran çiçeklere,Buradayım diyen güllere,Ağaçların yaşamasına imkân sağlayan rüyalara,Heykelleri dans ettiren şarkılara,Aşıkların kulaklarına mırıldananYıldızlara ihtiyacım var.Her kelimesiYeni bir duygu rengini uyandıran,Sihri kelimelerin yükünü yakanŞiire ihtiyacım var. Alda MeriniÇeviri: Sercan Leylek
Şub 23
Ruhunu saklayacak bir yer
Bir yeri olmak ya da olmamak, işte bütün mesele,Ruhunu saklayacak bir yer. Bir coğrafya,nasıl olursa olsun, düşleri beslesin, içindehayallerle ve çılgınlıklarla ilerlensin yeter.Bir yer. Soğuğu iliklerine kadar işlese,korkudan ve üzüntüden iki büklüm olsan bile.Yoksul bir yer belki ya da yıkıntılıUzakta, terk edilmiş, her şeyden ayrı.Seni barındıran, seni koruyan bir yer.Yaşadığın, düşündüğün, sevdiğin bir yer.Olma özgürlüğünü …
Şub 23
Fabrika
Fabrika. Üstünde duman tüten bulutları.İnsanlar -cahilyaşam -zor, sıkıcı.Maskesi ve boyalı yüzüyle yaşam,hırlar vahşi bir köpek gibi.Bıkmadan dövüşmelisingüçlü, ısrarlı olmalısın.Çekmelisinaçlığınöfkeli hayvanının dişlerindenbir kabuk ekmeği. Uzak değil bahar meltemitaşlar, tarlalar, güneşin çağrısı…Göklere yaslanan ağaçlarınfabrika duvarındagölgeleri.Nasıl yabancı,nasıl unutulmuşöylesine garip gelir bize şimdio tarlalar.Onlaratmışlar çöplüğemavi gökleri ve düşlerini. Haykırmalısın,makinelerin gürültüsünüaşıp geçmelisenin sözcüklerin,Aşıp geçmelimeydanları, bomboşluğu.Ben haykırdım yıllarcasonsuzca…Bir araya topladım herkesi:Fabrikamakinelerve …
Şub 23
Topla pılını pırtını bir yere gitmemek için!
Topla pılını pırtını bir yere gitmemek için!Yelken aç her şeyin her yerde rastlanan olumsuzluğunaGörkemli bayraklarla donanmış o düşsel,Çocukluğunun o renk renk minyatür gemileriyle.Topla pılını pırtını Büyük Yolculuk için!Fırçaların ve makaslarınla ulaşılamayanO çok renkli uzaklığı da unutma. Topla pılını pırtını bir daha dönmemek üzere!Sen kimsin toplumda boşu boşuna var olduğun bu yerde,Ne kadar yararlıysan o kadar …
Şub 23
Tanımaya başlıyorum kendimi. Ben yokum.
Tanımaya başlıyorum kendimi. Ben yokum.Olmak istediğimle başkalarının gözündeki ben arasındaki boşluğum ben.Ya da o boşluğun yarısı, çünkü orada da hayat var…Sonunda ben oyum işte…Işığı söndür, kapıyı kapa, son ver koridorda terliklerini sürüklemeye.Rahat bırak beni odamda tek başıma.Aşağılık bir yer bu dünya. Fernando PessoaÇeviri: Cevat Çapan
Şub 23
İblis – Bir Doğu Öyküsü
I Cennetten kovulan iblis gamlı,Uçuyordu günahkâr dünyanın üstünde.Yaşadığı güzel günlerin anılarıBir bir canlandı gözlerinin önünde.Işıklı dünyasında Kerrubi gibiIşıl ışıl parladığı zamanlarda,Kuyruklu yıldızlar sürekliTatlı gülüşler gönderirlerdi ona.Ve sonsuz dumanların arasındanÖğrenme tutkusuyla yan yanaUçsuz bucaksız uzayda izlerdiGöçebe kervanını serpilen yıldızların.İnançla ve sevgiyle doluyken yüreği,O ilk şanslı Yaradan’ınNe öfkeyi bilirdi, ne de kuşkuyu.Henüz örselememişti ruhunuYılgın silsilesi yararsız yüzyılların.Çok …