Hayatın en zorlu hapishanesi insanın içine hapsolduğu yarım kalmış düşüncedir. Bu düşünceyi bırakmaya da gerçekleştirmeye de gücü yetmez. İşte bu şeyin kötü hissi uzadıkça uzar. Öyle ki, sanki bu his daha başlangıçtadır ve bir sona doğru ilerlemiyordur. Acı çektikçe acı çeker ve bu sırada hayat ona öyle hissettirir ki, başından geçen bütün ızdıraplar sadece ızdırapların …
Kategori: Altı Çizili Satırlar
Ara 15
jisei, rastlantıyla, ölmeden önce yazılmış son haiku değil; ölmekte olma bilinciyle ölüm karşısında yazılmış, ölme-haikusudur
Haiku, ölüm karşısında içinde şakacıdır: Onun neşesi, bütün ağırlığıyla ölümle birlikte duyulan yaşamın neşesidir. Çiyoni’nin “benim küçük yusufçuk avcım” diyerek ölmüş oğluyla ilgili yaptığı şakadır bu. Bu anlamda, Başo’nun, ölüm-döşeği haikusunu şöyle de anlayabiliriz: Her haikun, onu yazdıktan hemen sonra ölecek durumdaysan -ölmeyi düşünüyor, ya da öleceğini biliyorsan-jiseindir. Yani, her haiku, zaten, şakacılığında, ölüm taşır. Şimdi anlıyorum: …
Ara 13
BİRKAÇ KISA GÜN…
Birkaç kısa gün.. Ve ben ne kadar çok yaşadım! Aynaya bakmağa pek cesaretim yok; saçlarımın ağarmış olmasından korkuyorum…. Ve bu kalb, ah, bu o kadar ihtiyar ki. Geceleri, gözümü yummadan geçiriyorum. Uykuyu artık aramıyorum bile. Nasıl olsa bulamam. İçimde ümit uyuyalı gözüme uyku girmiyor. Artık ıstıraplar bile hep yoruldular, bana işkence etmekten yoruldular; halbuki göğsümüzün …
Ara 13
EĞER ALLAH
Eğer Allah bana: Çocuğum, nasıl istersen öyle öl, sana izin veriyorum deseydi ondan şunu dilerdim: Sonbahar, fakat güzel, munis, açık bir sonbahar olsun; sararmış ağaç yaprakları üstünde güneşin ziyası pırıldasın. İlkbahardn kalan bir kuş, sarı yapraklar arasında son şarkısını söylesin. Ve ölüm, sonbahardaki tabiat üzerine nasıl yavaş yavaş, hissedilmeden inerse, bana da öyle gelsin. Ancak …
Ara 13
Şiirlerimin faydası olacak mı? Ölüm beni koynuna aldığı zaman, mezarımın üstümde, ay gibi parlıyacaklar mı?..
Gece mi oldu, yoksa gözümün nurunu mu kaybettim ?… * Şüphe tuhaf bir çocuktur! Dünyaya geldiği anda karnı açtır; hemen yemek ister. Karnını doyurunca da canavar olur… * Ey ebedi muammalı duygu, ey aşk! Ey, suyunun üstünde, bir kere süprüntü, başka defa çiçek lâkin, her ikisini de aynı yerden insanların kalbinden – getiren ulu nehir! …
Ara 09
Sözcüklere gerek kalmadan beni anlayacaklarını sandım
Lahey, Pazar civarı, 7 Mayıs 1882Theo van Gogh’a Bu mektubun içeriği hakkında Mauve’a söylemek isteyeceğin şeyleri sana bırakıyorum ama daha ötesine geçmesine gerek yok. Sevgili Theo, Bugün Mauve’la karşılaştık, aramızda çok kötü bir konuşma geçti, bundan sonra onunla hiçbir zaman barışamayız artık. Mauve o kadar ileri gitti ki artık dediklerini geri alamaz, zaten almak istemez. …
Ara 07
Otuz yaş, yaşamında bir istikrar döneminin tam başladığı yaştır
Kimi kez 30 yaşımda olduğuma inanamıyorum, çok daha yaşlı hissediyorum kendimi. Özellikle ne zaman oluyor bu, biliyor musun? Beni tanıyanların çoğunun bana “rate” gözüyle baktıklarını düşündüğümde ve bazı şeyler düzelmezse belki de haklı çıkacaklarına inandığımda… Dediklerinin doğru çıkabileceğini düşündüğümde öylesine güçlü bir duygu oluyor ki bu, içim kararıyor, sanki şimdiden gerçekleşmişçesine bir umutsuzluğa kapılıyorum. Daha …
Eki 15
Marina Tsvetayeva ya da Alabuga’da Ölmek
Tavan arası penceresinden görüyorsun tepeyi, servi ağacını, köylülerin unuttuğu patatesleri bulmak için her alacakaranlıkta keşfe çıktığın tarlayı. Kabukları sen yiyip, içini karnı hep aç olan Mur’a ayırıyorsun. Oğlun öylesine sıskaydı ki zayıflıktan kemikleri sayılıyordu. Önce maviye dönen sonra akşam karanlığında gözden kaybolan bir tepe, hiçbir yere gitmeyen kıvrımlı bir yolun kenarına dikilmiş bir servi ağacı …
Eyl 15
Ev Şiirleri Bercestem
Kapıları ölü, sağ Bütün akrabaya kapalı Bir ev bulsak, O ev yalnız ikimizin olsa Hep orada otursak. İç içe bu evler, bıktım, Birbirine bağlı. Sözde kalır ayrı evlere çıkmak, Dağ başlarında bile olsa Yalan, evlerin yalnızlığı. Bir duruş tazeler eski bir acıyı Hortlatır gerilerde bir derdi bir bakış. Bu ev sizin öyle mi? Yanlış! Önceki …








