Kategori: Altı Çizili Satırlar

EBUZER’İN ÖFKESİ

Ebuzer’in, utanması, büyüklüğü ve iyiliği Meryem’in oğlu İsa gibidir. «Muhammed.» (ASM.) Ebuzer, ailesi ile birlikte, dayısının yanına gitmek için Gıfar’dan ayrıldı. Yolda, etrafına dikkatle baktığında gördüğü her varlık, ona büyük yaratıcıyı anlatıyor; böylece O’na olan inancı daha da artıyordu. Ansızın Mekke’nin dış duvarları göründü, içinden bir his ona sıkıntı ve güçlüklerin sona ereceğini fısıldıyordu. Develeri …

Devamını oku

Mekke’de benim için ev bırakmadılar!

Ordu hareket ettikten sonra Muhammed, bir grup muhacir ile birlikte Mekke’nin arka taraflarında bulunan bir tepeye çıktı. Karışıklıklarla, çalkantılarla dolu yedi yıl gurbetlikten sonra önlerinde duran Mekke’nin manzarasına baktılar. Muhammed bulunduğu tepenin üzerinden etrafa göz gezdirirken bir hatırası da ona doğru hızla yaklaşıyordu : Yalnızlık ve suskunlukla uzun geceler geçirdiği Hıra dağından derin bakışlarını ayırmıyordu. …

Devamını oku

Cehennem, acı çektiğimiz yer değildir; acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir.

PERDE 1 SAHNE 1 Eşkıya             : Uykun hafifmiş ahbap. Hallac             : Şöyle bir mızganmışım sadece. Eşkıya             : Neden irkildin ya seyyid, kendini sicinde mi sandın. Hallac             : (Sakince) Siccine ne gerek, siz varsınız ya, bu dünyada ziyadesiyle azap. Eşkıya             : (Adamlarına) Arayın üstünü, her şeyini filte filte edin, nesi varsa alın. (Adamları ararlar Hallac’ı, urbasının cepleri yoktur, kitapları yığarlar ortaya,   kitaplar …

Devamını oku

Neşredilmek üzere değildir

Sözün doğrusuOlacak şey değildi amaOldu bir kereBahar vurdu başımaBir delilik ettimTuttum evlendimNe söylesem azÇeken bilirAllah düşmanıma vermesin Neşredilmek üzere değildir. Hemen ilave edeyim ki şikâyetim yengenden değil evlilik müessesesindendir. Yüklediği mesuliyet ve mükellefiyetler şiir şevkimi eritti, âdeta bitirdi. Bana göre değilmiş vesselâm. Vaziyeti bu suretle açıkladıktan sonra beni daha çok mazur göreceğini umar, sevgilerimi sunarım. …

Devamını oku

“Talih her felâkette, çare olarak açık bir kapı bırakır,”

Kısacası, asilzademiz okumaya kendini o kadar verdi ki, gecelerini baştan sona, gündüzlerini de sondan başa okuyarak geçirmeye başladı. Ve böylece, az uyuyup çok okumaktan beyni kurudu, aklını yitirdi. Hayali, kitaplarda okuduğu şeylerle, büyüler, savaşlar, düellolar, yaralar, iltifatlar, aşklar, işkenceler, inanılmaz saçmalıklarla doldu. Okuduğu hayal icadı âlemin gerçek olduğu, kafasına öyle bir yerleşti ki, onun gözünde, …

Devamını oku

Huzur

Şark oturup beklemenin yeridir. Biraz sabırla her şey ayağınıza gelir. Mesela İhsan iyi olduktan altı ay sonra bile bir iki hastabakıcı mutlaka onu arayacaktır. Fakat lazım olduğu zaman.. * Eve dönüp de ihtiyar kadına aldığı cevapları söyleyince, onun ilk andaki hiddetinin -boynukopasıca herif… bunak…- yavaş ve perde perde merhamete -zavallı, biçare, adamcağız hastazaten- doğru gidişi; …

Devamını oku

İçgörü

Zihnimde tevazu varsabüyük yoldan yürürüm.Kibirdirtek korkum. Büyük yol alçak ve düzdürama insanlar dağlardan geçen kestirmeleri sever. Saray ihtişamla dolutarlalar ayrık otlarıylaambarlar hiçbir şeyle. Takıp takıştıran süslü insanlar,silah taşıyan,çok içip çok yiyenler,çok şeyleri, çok paraları olanlar:Utanmaz hırsızlardır.Şüphesiz, yol değildironların yolu. Lao Tzu Ursula K. Le Guin YorumuylaLao Tzu: Tao Te ChingYol’a ve Yol’un Gücüne DairMetis Kitap

İyi okuyucu az bulunan, ürkek bir kuş gibidir. Kapıdan girer girmez kaçırmamalı onları.

İşte bizim kitabevi. Çerçeveleri, sokaktaki öbür dükkânlardan farklı bir renge boyanmış. İstediğimiz kitapları burada bulabileceğimizi sanıyorum. Yaylı kapıyı iterek geçti. Burnuna hafif küflü ve keskin bir kitap kokusu geldi. Kitapçı dükkânlarının özel bir kokusu vardır Olric: nevi şahsına münhasır derler eskiler, işte ondan. Kasada duran genç adam başını kaldırdı ve gülümsedi. Taşra usulü bıyık bırakmış …

Devamını oku

Lord Byron

Yaşadıklan sırada, birinci ve ikinci kuşak Romantikler arasında en ünlü şair, daha doğrusu özellikle Avrupa’da tek ünlü şair, Lord Byron’du. Goethe, Byron’un ölümünden bir yıl önce, kendi yanında ancak Byron’a yer verebileceğini söylemişti. 1 859’da bir Ingiliz edebiyatı tarihi yazan tanınmış Fransız eleştirmeni Hippolyte Taine, William Blake’in adım bile anmazken, Wordswonh’ü, Coleridge’i ve Keats’i bir …

Devamını oku

Çoğumuzda göçmen meseleleri karşısında rahatı kaçırılmış bir insan hali var.

Göçmen Dâvası Tunanın evleri, alçacık evler,İçinde oturur paşalar, beyler,Örtün perdeleri görmesin iller… Bir Rumeli türküsünden Bir kaç aydır, millî bir fâciayı, hatta millî bir felâketi sessiz ve sedasız yaşıyoruz. Yarım milyondan fazla Türk, dedelerinin Osmanlı fethinden çok evvel doğdukları, şenlettikleri topraklardan yabani otlar gibi sökülüyorlar, mal ve mülkleri ellerinden alınarak kapı dışarı ediliyorlar. Hicret, milletimizin …

Devamını oku