Kategori: Altı Çizili Satırlar

Hayatın Sessizliğinde

Yitirilmiş bir ormanın suskunluğunda dolanacaktım ömür boyu, var olabileceğim tek yerin sınırlarında. Defalarca kendimi aramaya gidecek, bulduğumda ardımsıra bırakmak zorunda kalacaktım, geriye dönebilmek için.…Aniden saplanan bir sancı gibi şiddetlidir duyduğun özlem. En suskun anında bile diğer sesleri unutturan çağrısı gibi tenin……İnsan yüreği bir aynadır derlerdi eskiden. Sonsuza dek tutmak isteyeceği görüntüyü arayan taşla yaşıt bir …

Devamını oku

Umutsuzca üzgündü

   O zaman yanıma gelip, kolunu omzuma doladı ve beni yavaşça kapıya yöneltti. “Çok hoşsun, kimi zaman da güzelsin. Duyarlısın, coşkulusun, dürüst olmaya çalışıyorsun, hem kendi yaşında, hem doğal olmaya çabalıyorsun ve aynı zamanda biraz burnu büyük, biraz da eski kafalısın. Hatta satrancı bile iyi oynuyor sayılırsın. Kızım olsaydı, sana benzesin isterdim. Belki de bu …

Devamını oku

Cellat ve Ağlayan Yüz

“Gözyaşları içindeki bir erkek niye telâşlandırır bizi? Ağlayan, bir kadını, günlük hayatımızın sıradışı, ama duygulu ve acıklı bir parçası olarak görebilir, içtenlik ve sevgiyle benimseriz onu. Ağlayan bir erkek ise bir çaresizlik duygusuyla doldurur içimizi. Tıpkı dünyanın sonuna gelir gibi ya yapılabilecek şeylerin sonuna gelmiştir bu adam -bir sevdiğinin ölümünde olduğu gibi yada dünyasında bizimkiyle …

Devamını oku

Peri Masalı

“Şimdi peri masalı anlatma sırası sende,” dedim.Yalnızca, “Sizi seviyorum,” dedi.…Yalnızca içten gelerek söylenen şu iki sözcük. Sizi seviyorum.Bütünüyle umutsuzluk dolu sözcükler. Bunu ” Kansere yakalandım,” der gibi söylemişti.Onun peri masalı. Koleksiyoncu/John Fowles

Aşk insanın yakasını bırakmaz

  Bazı yönlerden sen benden daha yaşlısın. Asla derin bir şekilde aşık olmadın. Belki de asla olmayacaksın. Aşk insanın yakasını bırakmaz. Erkeklerin yakasını. Yeniden yirmi yaşına döner insan, yirmi yaşında olduğu gibi acı çeker. Yirmi yaşının bütün saçmalıkları. Şu anda sana çok mantıklı görünüyor olabilirim, ama kendimi hiç de öyle hissetmiyorum. Bana telefon ettiğinde, heyecandan …

Devamını oku

Bir genç kızın hikayem paramparça’dan altını çizdiği satırlar

hep uyumak istedim. Doğal sakinleştirici… Zaman hiçbir şeyi düzeltmez. Daha beter de etmez. Hayatımda ilk kez çekip gitmek istemiyorum. nasıl başlarsan öyle gider. Karanlıkta nüfus sayımı şöyle yapılır: Yaşayanlar bir sigara yakar. İffetimizi tesadüfen koruyor olmamız iffetli olduğumuz anlamına gelmez. sen gittin ve herkes ölmeye başladı. ilk ölen hep babammış gibi geldi bana yıllarca. Eskisi …

Devamını oku

Sesinin tonunda beni tedirgin eden bir şey var

Sesinin tonunda beni tedirgin eden bir şey var. Kuşku değil ama, tehlikeli bir kadercilik. Yoksa kaybedeceğine baştan karar mı verdin?» Hel bir süre sessiz kaldı. «Çok derin bir gözlemcisin, Maurice.» «İşim bu.» «Biliyorum. Bu işte gerçekten bir terslik, bir düzensizlik var. Emekliliğimden geri dönmekle antişans oranını zorladığımın farkındayım. Sonunda bu olayın beni saf dışı bırakacağını …

Devamını oku

Çuvaldaki Taşlar

“Pek ağır bir çuvalı yüklenip götürürken içinde ne olduğunu anlamak, ona bakmakla, çuvalın ağırlığı eksilmez. Acı tatlı neleriniz var? Bakın ve yüklenip götürmeğe değerse yüklenip götürün. İçinde değerli bir şey yoksa çuvaldaki taşları boşaltın. Kendinizi de bu saçma işten, utanılacak yükten kurtarın. Aklınızı başınıza alın da, çuvalınıza taşları değil, insanlara sunulması gereken değerli şeyleri doldurun.” Cehennem Benim/A. Vahap Kaya

Çile bitmemişti…

Çile bitmemişti. Ortada olan sadece bir sınamaydı. Çile halinin bittiğine dair bütün işaretler dahi bu sınamanın bir parçasıydı. Son anda kalbin taşıdığı güvensizlik, bu sınavın sona ermesini engellemişti ve bunu, en son kararı veren şeyhin ağzından duymak onun kerametinin bir kanıtından başka bir şey olamazdı. Dergâh üyelerinin vardığı sonuç bundan başka bir şekilde izah edilemezdi. …

Devamını oku

Cehennem Benim

Her insanın yaşayabileceği, sıradan bir ayrılık yaşamıyordu.Onun gözünde bu ayrılık, toprağın sudan ayrılması gibi birşeydi. Nasıl ki toprak sudan ayrılınca çoraklaşıyorsa, ırmaklardan,derelerden ayrı kalan sular sararıp, kokar, bulanır vekapkara oluyorsa, ateş, ocağından ayrıldığında sönüp kül halinegeliyorsa, ruhunun da dostundan ayrı kalması heyecanınıyitirmiş, aklı, yayı kırılmış okçu gibi şaşkınlık içinde kıvranıpdurmuştu. Ayrılık acısını öylesine çok iyi …

Devamını oku