İnsanlar HİSSETTİKLERİ GİBİ davranırlar. Ne olduğumuzun anlaşılmasını sağlayan şey DAVRANIŞLARIMIZDIR, atik mi, ikircimli mi olduğumuz olduğumuzdur -dostça olsun ya da olmasın, dudaklarımızdan dökülen şeyler değil.
Kategori: Altı Çizili Satırlar
Oca 19
Hyperion
Sonunda zorla birbirimizden koptuk. Kalbim didinmekten yorulmuştu. Son anda daha da rahattım. Bir kez daha onu kollarımla sardım. Önünde diz çökmüştüm. Gözlerimi kendisine kaldırdım, yavaşça: «Наyır duanı bekliyorum, babacığım!» dedim. Yüzünde soylu bir gülümseme belirdi, alnını sabahın yıldızlarına kaldırdı, gözüyle göğün derinliklerini yararken: Onu benim için koruyun, siz ey geçmişlerin ruhları!»
Ara 29
Uzağa Fırlatılmış Baba Duygusu
Babayı geç tanımak veya baba ile geç karşılaşmak… Bu geç kalışı kendi babalığı üzerinden izale etmeye çalışırcasına kendi çocuklarına karşı son derece sıcak, onları dokunarak seven, evin kapısından girdiği andan itibaren bütün çocuklarını tek tek selamlayıp hatırını soran, onlara masallar anlatan, onlarla vakit geçirmekten ayrı bir haz duyan bir Zarifoğlu portresi çıkıyor karşımıza
Kas 16
Ölmüş Bir Dosta Açık Mektup…
Ağu 25
Dervişin Teselli Koleksiyonu 2 Klasik Metinlerle İyileşme
İnsanların hiç olmadığı kadar sıkıntılı bir yaşam sürdüğü bir dünyada yaşıyoruz. Dünyanın her yerinde daha çok ümitsizlik, daha çok bunalım, daha çok depresyon var. İnsanlar kederlerini, acılarını neyle dindirecekler? Alkol, uyuşturucu veya zararlı bağımlılıklar acıları bastırmakta yoğun olarak kullanılıyor. İnsanların ruh dünyaları açısından zararsız bir ağrı kesiciye ihtiyaç duydukları muhakkak. Bugün ister edebi alanda, ister sanatın diğer dallarında olsun insanın kalbindeki ağır yükleri hafifletecek eserlere ihtiyaç var. İnsana ümit vermeye, onu ayakta tutmaya çalışan eserler üretmek zorundayız. İnsanın en azından kitap okumakla dindirilebileceği kederleri de vardır ve bunlar bence pek çoktur.
Ağu 21
ile
Aynılmalıyız” dedin – ben de. “Ayrılma tek kişilik bir edimdir, ayrılmak isteyen, ayrılır” dedim:-
Doğruydu da, tam doğru değildi: Bırakmaktır asıl tek kişilik edim olan, ‘ayrılmak’ ise, herhalde, her iki kişide de temelleri, nedenleri, yönelimi olması gereken birşey-iki kişi, ayrılır(lar); buradaki tekil/çoğul farkı da (en azından Türkçe’de) sınırda duran bir fark : Örneğin, üçüncü bir kişinin “onlar ayrıldı” demesi ile “onlar ayrıldılar” demesi arasındaki fark birincisinde, ikisinin ayrılmış olmaları ikincisinde de ‘her birinin ötekinden ayrıldığı gibi bir bilgi içeriği var – yani, birincisinde, ikisinden birinin ötekinden ayrılması yeterlidir, ‘ayrıl’ma için; ikincisindeyse ikisi birden, biribirlerinden ayrılırlar bu da, ‘ayrılış’tır…
– Biz artık, ayrı olabiliyor idiysek, sen ile ben arasındaki şu ‘i l e’, artık, yok, demekti-
Ağu 17
Başkasının Yüzü
İşte bu şekilde, seninle aramızdaki yolu yeniden inşa etme arzusuyla, tam tersine seni yok etmeyi isteyen bir intikam hissi içimde durmaksızın birbirleriyle savaşıyorlardı. Sonunda ikisini birbirinden ayıramayacak duruma gelmiştim. Okumu sürekli sana doğrultuyor olmam benim için günlük bir alışkanlık halini almış ve aniden kalbimde bir avcının yüzü nakşolmuştu.








