elbette seviyorum Seni,
seviyor olmalıyım yani,
ama yaşlandım, unutuyorum,
karıştırıyorum sık sık
Seninle ilgili duygularımı
ve yaşadıklarımı
başka yaşadıklarımla
bu uzun yolda.
Senden aklımda kalanları,
içimde kalanları
buluta benzetiyorum bazen,
yağmura benzetiyorum
bazen yağmurdan sonraki göğe
göğün derinliğine, ruhun derinliğine…
düşünüyorum, düşünüyorum,
tamam diyorum, evet diyorum, fakat
çıkaramıyorum bir türlü
başıyla sonuyla, bana söylediklerini,
ya da ilham ettiklerini yolda,
ezgisini mırıldanıp durduğum,
ama sözlerini unuttuğum
gün batımı rengi
bir gençlik türküsü gibi hepsi…
bağışla beni,
bağışla beni, Allah’ım
ve biraz ipucu bahşet!
Cahit Koytak











