En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Tanıyorum seniYıllar önceAynı ağaçta çiçeklenmiştik. Mızrabın dillendirdiğiİki teldik bağlamadaBir türküden söylendik Tanıyorum seniSeviyorum diyeAyrı dillerden seslendikAma sevmiştikDokunmadan da olsaTutmuştuk ellerimiziÇünküBirileri aynı uçurumdanAtmıştı bizi Tanıyorum seniAyrı uykulara yatıpAynı rüyaları görmüştükBaşka coğrafyalardaAynı ekmeği bölüştükAynı gökyüzüne serçelenipAynı ürkeklikle uçmuştuk Tanıyorum seniGülümsememden öpmüştün beni Zeynep Güngör Kaya
Şub 23
Sokakta giderken, kendi kendimeGülümsediğimin farkına vardığım zamanBeni deli zannedeceklerini düşünüpGülümsüyorum. Orhan Veli
Şub 23
Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesince, aklı geride, ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm. Kürk Mantolu Madonna-Sabahattin Ali
Şub 23
Çıplak gözle görülebilen bütün yıldızları saydım, gözlerin şehlâydı. Sesin hüzünle ve ayışığıyla yıkanan bir ırmaktı ve yüzün sokaklarının kasımpatı kasımpatı koktuğu yıkık bir kasaba. Ağzın kırmızı ve öpük bir telaş içindeydi ürkekti saçlarınsa omuzlarından kalçalarına dökülen bir şelâle. Seninle kendi bedenimde kaç kez çığlık çığlığa seviştim de, bedenin keşfedilmez bir coğrafyaydı. Ödünç iki damla gözyaşı …
Şub 23
Kardeşler, dinlerken lanetlerini umursamadanYaşam kavgasında tükenip giden insanların,Acaba duyuyor musunuz onların ardındanSessiz gözyaşlarını ve acısını çocukların? ‘Mutlu yaşar her canlıPırıltılı yıllarını çocukluğun,Alır çılgınca yaşanan çocukluktanAlır oyunların, sevinçlerin haracını.Ama kısmet değil bize kırlarda,Altın rengi ovalarda koşup oynamak:Çeviriyoruz, çeviriyoruz, çeviriyoruz fabrikalardaÇarkları sabahtan akşama dek! Döküm çark dönüyor,Çark uğunuyor, ve bir rüzgâr kopuyor hızından,Baş alevler içinde, baş dönüyor,Ve …
Şub 23
Yaşlanıp saçların ağardığında, uyuklarkenOcağın başında, eline al bu kitabıVe oku yavaş yavaş düşleyerek bir zamankiYumuşak bakışlarını ve gölgelerinin tatlılığını. Kaç kişi senin o mutlu inceliğini sevmişti,Kaç kişi güzelliğini, yalan ya da doğru.Ama bir kişi senin o gezgin ruhunuVe değişen yüzünün hüznünü sevdi. Şimdi eğil de korlaşmış kütüklere,Mırıldan biraz üzgün bir sesle,aşk nasıl alıp başını dağlara …
Şub 23
Bilmiyorum,yaşamakta mısın,öldün mü?Dünyada bir yerlerde bulabilir miyim seni Yoksa,akşamın yaslı karanlığında Bir ölüyü mü düşünmeli… Her şey senin için:Gün boyunca dualarım. Uyuşturan ateşi uykusuz gecelerin; Şiirlerimin beyaz sürüsü, Ve mavi yangını gözlerimin… Hiç kimse daha yakın olmadı bana, Hiç kimse böylesine üzmedi beni, Acıya salıp gidenler bile, Okşayıp bırakanlar hatta. ANNA AHMATOVA
Şub 23
yaşadığımın farkında olmadığım gibi dökülüyor yaşlar gözümden.. ben böyle hep amansız ve zamansız ağlıyorum ya bu acı mağaramdan geliyor. ağlıyorum gene farkında olmadan bir yıldıza çarpmış da yere düşmüş parçacıklar gibi dağılıyorum. bu kadar mı çok sevdalandın ay’a da bu tutulma gündönümleri bitmiyor. bak gördün mü gene koca yürekli adam, yüreğinin ertesinde kaldım.. bitip bitip …
Şub 23
… burada daha ne kadar öleceğim? yeryüzüyle gökyüzün aracısı olarak bulutu haraca kestiğiniz yerde? ben size alışamam.. tehdit : koltuğunuzun bedeninizle dolmaması.. tehdit: bir merdivenin uygunsuz konumu, gözüme saldıran güneş ışınlarında yüzün yokoluşu.. ‘ağlıyordum, onu gönlümde isterdim ve sadece orada..’ öylesine yoksulluk, bir sevi düşünün bu kadar yayılması günlere hiç karşılıksız… ağlıyorduk.. ben bu ıslaklığı …