En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Yalnızca çocuk kitapları okumak,Yalnızca çocuksu düşüncelere kapılmak,Yetişkinlere özgü ne varsa uzaklaşmak,Sonra tüm acılarından yeniden doğmak. Ölesiye yoruldum ben bu hayattan,Hiçbir nimeti kabulüm değil gayrı,Ama hâlâ seviyorum şu dünyayı,Başka bir dünyam yok, belki ondan. Şimdi uzak bir bahçede kendi kendimeBasit, ahşap bir salıncakta sallandığımı,O yüksek kayınları, o orman karanlığınıPuslu hatıralar içinden seçiyorum yine. Osip MandelstamÇeviri: newalaqasaba
Şub 23
Bilgisayar, kalem ve daktilo arasında geçiyorgünümün yarısı. Bir gün yarım yüzyıl olacak bu.Yabancı şehirlerde yaşıyorum ve yabancı insanlarlabana yabancı konular hakkında konuşuyorum bazen.Çok müzik dinliyorum: Bach, Mahler, Chopin, Şostakoviç.Gücü, zaafı ve acıyı buluyorum müzikte, üç şey.Dördüncüsünün adı yok bende.Şairleri okuyorum, yaşayan ve ölü şairleri; azmi,inancı ve gururu öğreniyorum onlardan. Büyükfilozofları anlamaya çalışıyorum –çoğu zaman küçücükbir …
Şub 23
biri gül yakmış olmalı ocaktasanki genişlemiş gibi dam İlhami ÇiçekBu Hüznün MesnevisiKetebe Yayınları
Şub 23
Çağam İrecep; Gadan alır, gözünü yerim. Biz seni çoh ösgedik, sen bizi heder ettin. Bu mektupta sana çoh sözüm var bizim pegin bitişiğindeki pegin sahabısı hozzik Şaben papur yolunda ganereye giderken tomofile çarpmış, yere debelenmiş, arnının çatına daş girmiş. Oğlu heyirsiz Mahmıt loynan eve getirmiş, mabeyine döşek serip Şabeni uzatmışlar. Duz çevirdiler, gurşun tökdürdüler, hah …
Şub 23
Türkiye’nin son yıllardaki en büyük sorunu -belirgin bir şekilde telaffuz edilmese de- ekonomik kriz. Dile getirmekten kaçınılan bu kriz, hemen her sektörü derinden etkiledi, etkiliyor. Can Yayınları’nın sahibi Can Öz ise kitap pazarında tam aksi bir durumun yaşandığını söylüyor. “En çok, dar gelirliler kitap satın alıyor” diyen Öz, Diken’e, okurun Türkiye’nin sorunlarından uzaklaşarak huzuru nasıl …
Şub 23
Çevirisinden basımına, dağıtımından tanıtımına, davasından dijital dönüşümüne; yayıncılık sektörünün sorunlarına detaylı bir bakış. Yayıncılık, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hiçbir zaman kolay olmadı. Üstelik Türkiye’nin kendine has sorunları; davaları, sancıları, dağıtımı, ekonomisi, teknolojiyi kullanma biçimi ve ‘bakış açısı’ var. Tüm bunlar bir araya gelince, son durumun fotoğrafını çekmenin şart olduğuna karar verdik. Sektörün önemli isimleri; …
Şub 23
önce…Çeşitli, birçok kaynaktan akıp biriken öfkemiz,öyle olur ki, (belki) zavallılığı içindepek de haketmediği —belki, layık bile olmadığı—bir biçimde, boktan birinin kafasında patlar:Aslında, o çok daha beterini haketmiştir; ama,işte layık değildir buna aslında. Öfkemiz kördür— en çok da ayna karşısında… Öyle olur ki, bir sürü yönden üzerimize çullanançeşit çeşit baskılar, bir basınç kaçağındabiraraya gelip, suratımızın önünde …
Şub 23
I.Neyiz ki biz?İlk ışınları görününce güneşin,Kaparız tepenin gözkapaklarını —Çam değiliz ki, kollarımız açıkÜrpererek karşılayalım donuk ışığı.Gölgeler kısalınca çıkarız ortaya,Açıklıktır, aydınlıktır aradığımız,Parlaklıkta bulur gücünü görüşümüz.Tanımayız alacakaranlığı delen,Tepelerin arasından seçen bakışı. —Kör olmuş ışıktan gözlerimiz.Gündüz yarasalarıyız biz. II.Geceyi düşleriz gündüzken,Geceyken de gündüzü, —Yitirebileceklerimiz yitiktirOnlardan uzaktayken — amaÖzleriz, döneriz yenidenYitirmedenYitirebileceklerimiziYitiremediklerimize.Yitirebilirdik, deriz;Ama yalnızca bir fiil çekimi bu —Tutsaklıklara bağlamışız …
Şub 23
Zeynom: Giderken dalgaların ardından baktım sana yıllardan sonraHiçbirşey eskimemişHerşey yepyeniOlabilir mi? Ne çok duygu yaşanıp geçmişDenizde sürüklenen iki somun ekmekYemyeşil bir sarmaşık, kökleri kopukNe çok yol, ne az varış Güneşin kuruttuğu, rüzgârın savurduğuKarın soğuttuğu, onca iççekişGünlerin yavaş akışla oluşturduğuNe az yer, ne çok geçiş Geçmedik belki, gitmedim belki benSen orada uzaktan el sallarkenRüzgâr sustu, dalgalar …
Şub 23
Ona eski günleri sordum,hâlâ genç olduğumuz,saf, deli fişek, şapşal, toy zamanlarımızı. Bir şeyler kaldı elbet, gençlik hariç,diye yanıtladı. Ona hâlâ emin misin diye sorduminsanlık için neyin iyi neyin kötü olduğundan. İllüzyonlar içinde en ölümcülü,diye yanıtladı. Ona geleceği sordum,hâlâ açık seçik görebiliyor muydu. Çok fazla tarih kitabı okudum,diye yanıtladı. Ona fotoğrafı sordum,masanın üstünde duran, çerçeveliyi. Bir …