En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Bazen düşünüyorum, ne garip mahluklarız? Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız? * Fazla teferruata girmeden şurasını da işaret edeyim ki,saat kadar derin olmasa bile bu benimseme ve uyma keyfiyeti bütün eşyamızda vardır. Eski şapkalarımız, ayakkabılarımız, elbiselerimiz gün geçtikçe bizden bir parça olmazlar …
Şub 23
Sonuna geliyoruz dostumEksiliyor soframızdaBir bir iskemleler Duyuyorum içimdeYeşeriyor baş veripToprağa vereceğim tohum Bu yaştan sonra her şeyUzak yakın bana eşit geliyorToprağı daha bir seviyorum Necati Cumalı
Şub 23
Sabahın demiriyle kapalı sularsönmesini beklediğin dün yaraları zamanı gelen aşkın çağırdığırüyalar açık denizkorkular kara parçası yıldızımın sahibi kalbime saldığın çapabirlikte yaşlanmayacağımızı bilmenin yaş farkı Murathan Mungan
Şub 23
Her aşkın öldüğünde gittiği yer aynı değil.aynı değil kalbin kaldırdığı hasat, uğradığı zarar Ben çıkamazken yüzüne kan oturmuş akşamlardan dışarıserde bu heves, bu ümit, bu hummaaşk adaşım olana kadarbendeki bu kalp imkânı! Biliyorum aynı şafağı sökmüyor gecelerimizbu aşk benimle benim aramda artıkgerisi yas tutan kelimelerin âhı! Murathan Mungan
Şub 23
Ziya Yağtu’ya Bir akşam yemeğindeŞerefe! niyetine söylenmişFransızca bir sözün yanlış çevirisi:“Öldürdüğümüz aşklar için!”İstemediği kadar çok şeyi birden tanımlayarakBir zemberek gibi boşalırİçinde yaşanan ham gerçekliğeBirbirimizden kaçırdığımız …
Şub 23
Sevgilim,yetimim benim, aylar nasıl geçiyor zaman hiç geçmezken kapılar kapalı, dünya buzlu camuyuşmuş gözlerimin önündehayat akıp gidiyor hiç kımıldamadan ikimizin yerine dinliyorumsevdiğin şarkılarısiyah tişörtünü giyiyorum yatarkengömleklerini, kazaklarını, kokunusenin rüyalarını görüyorum ölür gibi uyurkengün boyu elimde kahve fincanı kapıyı açmıyorumtelefonlara çıkmıyorumbaşını bekliyorum geleceği olmayan hatıraların Sevgilim,yetimim benim,nasıl da kayıtsız gülüyorsun hayataöldüğünden haberi yok fotoğraflarının Murathan Mungan
Şub 23
Bir hasta kadın, Dicle’nin üstünde her akşamBir hasta çocuk gezdirerek, çöllere gül-fâmSisler uzanırken o senin doğmanı bekler. Yorgun gibi mühmel duran asude ufuklarTitrer, silinir… Dâmen-i şeb her şeyi saklar,İklim-i hayalâta bakan bir nazar-ı dûrHüzniyle doğar necm-i sema sâkit ü mahmur;Bir mâilik üstünde yanar gizli ziyalarLeylin bütün ezhârı semalarda açarlar,Leylin bütün ezhârı, bütün ruh-ı ziyası;Bir nefha-yı …
Şub 23
Gel bugün de, sükût ile güzelim,İhtizâr-ı hazanı seyredelim: Ey benim, ey hazan-lika güzelim.Bir dimagî vedad u ref’etleKalalım ser-be-scr tabîatle; Elem-i arza iştirak edelim;Mevsimin kâinat-ı ye’sindeOlalım biz de bir gam-ı zinde… Bu soluk mevsim-i küdûrettenDağılır bir veda-ı bî-kelimât.Pek hayalî, rakîk bir “heyhât!…” Za’f ile diz çöken tabîattenYükselir bir fecî’ vaz’-ı dua.Gizli bir şehka, bir sükût-ı reca. …
Şub 23
Pervâne-i zerrin gibi her zühre-i zerrinTitrerdi zümürrüd-geh-i lerzân-ı çemendeÇağlardı leb-i sîm-i hıyâbân-ı semendeBir çeşme-i billûr ile bir cûy-i bilûrin Düşmüştü siyeh berg-i şebe şebnem-i sîmînŞebnem gibi titrerdi kamer leyl üzerindeBir şeb-pere-i hutfe bir âhû-yı çerendeVermişti bu nüzhet-gehe bir vahşet-i nermîn Âhû ile şeb-perre vü evrâk ile azhârNâ-gâh fısıldaştı leb-i âb-ı revândaZîrâ şu perî-hâneye karşı bu …
Şub 23
Her bir merâm yâra tamâm söylenilmiyorOlmazsa yâr âşıka râm söylenilmiyor Muhtâc bûs-ı lâ‘line yârın recâ-yı vaslMest olmadıkça asl-ı merâm söylenilmiyor Tenhâda bulsam ol perî-zâdı telâşdanLüknet gelip zebâna kelâm söylenilmiyor Dahl etme bana derd-i dilin söylemez deyüÂşık ne yapsın âh a paşam söylenilmiyor Vâsıf bezimde böyle gazel dest-i yârdanNûş itmedikçe bir iki câm söylenilmiyor Enderunlu Vasıf