En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Bir kadın ‘ben üşüyorum’ dediğinde, bunun cevabının ‘üstüne bir şey al,’ ‘istersen bir taksiye binelim,’ ‘eve geldik zaten’ türünden bir söz olmadığını, ‘üşüyorum’ dediğinde kadının ‘bana sarılsana’ demek istediğini ve ona sarılmak gerektiğini öğrenmek epey zamanımı aldı. Sanırım binlerce yıl boyunca isteklerini açıkça söylemelerine izin verilmediği için ‘gizli bir dil’ geliştirmek zorunda kalan kadınlar, bu …
Şub 23
Akşam çöküyor. Gün, emdiği kanla şişmiş bir böcek gibi devasa olaylarla yüklü bir irilikte. İstanbul’un narin silueti, pembemsi bir kızıllıkla kararmaya hazırlanan gökyüzünün son aydınlığıyla, Boğaz’ın eskimiş gümüş gibi solgun bir parıltıyla akan suları arasında incecik bir çizgi halinde uzanıyor. Nerdeyse saniye saniye görüntünün ve ışıkların değiştiği bu an, garip bir şekilde günün önemsizliğini hatırlatıyor …
Şub 23
Yaşamın, kendi kendine ağırlık haline getirdiğinşeylerin altında ezilmenin süreci olacak.Yaşamı ‘hafifçe’ yaşayabilseydin, yaşamın olayları dauçup giderler, sana yük olmazlardı – ama o zaman da,uçucu, boş olurdu yaşamın. Bu yüzden, yaşadığın her olayı ‘ağır’laştıracaksın; ki uçup gitmesin, omuzunaçöksün; sen de onun yükünü taşıyasın.Yaşaman, yaşamın yükünü yüklenmek olacak.Yaşam, yükleneceğin yüktür.Yaşamın, yükündür. Oruç Aruoba
Şub 23
Kişi, kendi birliğini ancak çatışmalar içinde bulabilen varlıktır.Yaşam kişinin kendi alanıdır, ama yaşam- zindandır çoğunlukla; bazen bile değil. Kişi hep başkalarının varlık bedelini öder. Kendi bedeli hiç yoktur zaten kişinin; ödediği hep başkalarının bedelleridir. Kişi ‘Zaman dışı’ dır hep – Bu yüzden kendine zaman bulmak, çalmak zorundadır. Kişi erteleyendir. Değerlendirmelerini; dolayısıyla ulaşacağı sonuçları; dolayısıyla vereceği …
Şub 23
Başlarken Saçsız dağların, engebeli örtüsünü geçip arkasındaki o yeşil vadiye varırsınız. Bir dostun bir dost için düşünebildiklerini düşünürsünüz o an, o vadide. Ve günlerin nasıl akıp gittiğini görürsünüz. O vadideki o akarsuda. Belki bilim adamı gözüyle. Belki normal, sade bir vatandaş gözüyle. Belki de bir dağ adamı gözüyle seyredersiniz. O tertemiz görünümü. …
Şub 23
Sen gittin (II) Hangi duvara assam yakışmadı gidişin.salonda ayak izlerin kalmış.Hala bıraktığın yerde kitabın.Bu kadar küçük müydü evim?Nereye dönsem sana çarpıyorum.Yara aldıkça, kanıyor ruhum. Saatler yine sensizliği gösteriyor.Demleniyorum ıssızlığında.Dokunulmaz şimdi hüznüm.Susturuyorum hayatı.Masada yalnızlığım ve ben.Kokunla sarhoşumsevdiğin türküleri söylüyorum hıçkıraraköksüzlüğüme ağlıyorum sevgili. Sen gittinVe sen kök saldıkça ruhumun derinliklerindeBen sen oldum çoğaldım,büyüdüm.Ahh cana susayan sevgili!Ben hiç …
Şub 23
Şu çiçeği yurt edinen,bir çiğ tanesi değil,benim yaşlı yüreğim.Her esintisiyle meltemintiril tiril titreyen. Ki Tsurayuki
Şub 23
Irmak boylarında,su mercimekleri nasıl büyürsuya sezdirmeden usulca,sevdam öyle büyürsana sezdirmeden sessizce. Ki Tomonori
Şub 23
“Bazı sürgünler o kadar derindir ki, dışarıdan sükûnet gibi görünür” *** “…o an, hayatında ilk kez, bir insanın tek bir gecede tenine nüfuz edebileceğini, aşk anının, bir dalın ucuna toplanan su damlası gibi birikerek gelmediğini -tüm hayatını başka bir hayata geçirme anı olmadığını- daha çok arkanda bıraktıklarınla tanımlandığını anlamıştı.” *** “-Bir ağaç dalındaki kar gibisin.” …
Şub 23
Artık kalem tutunca çabuk yoruluyorEllerim, kireçlenmiş parmaklarım ve klavyeHislerimi bir word dosyasına sıkıştırıyorum sevgilimPahalı diyorlar hayat, kaç tl’ye tekabül eder?Gel de Hesap et. Bazen şiir yazmak şizofrenik bir dürtüyle geliyorBütün hitapları var oluşuna adıyorum.Karışan bir beyin, açık havada kalmalı kiOksijenin hücrelere kavuşmasıylaRasyonaliteye vurulmadığızDelillenmiş olsun. Kafiye arama sözcüklerimde sevgilim,İçimdeki sesler senfoniye durdu. Ben hep Nietzsche’nin …