En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Neyzen Tevfik, 14 Haziran 1879’da Bodrum’da doğmuştur. Doğum tarihi pek çok kaynakta 24 Mart 1879 olarak verilmişse de yaşadığı dönemde yayınlanan bir kaynağa göre bu tarih 13 Haziran 1879’dur. Alpay Kabacalı bu tarihin yanlış hesaplandığını, doğrusunun 14 Haziran olduğunu belirtmektedir. Neyzen Tevfik’in babası Bafralı Hafız Hasan Fehmi Bey, annesi Emine Hanım’dır. Neyzen Tevfik, 7 yaşlarındayken …
Şub 23
Martının görüntüsüyle martıSuda birleşirlerBütün gün bunu düşündümBirşey kalmadı o yıldan artık(Soluk otlar varTuz renkli)Tuzla çürüttüğümüzYalnız yapraklar kaldı o günlerdenGerisini hep temizledik güz akşamlarındaBirşey kalmadı o yıldan artık yaşayışlarımızdan yapraklardan başkaBirşey olmamış gibi sankiSanki sevgilerimiz sevgilerimiz yaşayışlarımız hep değişmişKendimiz bile yabancıyız o anılaraNeden ağlayayım bunlar içinona ne verdim kiAcılardan acılardan acılardan başkaMartıGörüntüsüyle birleşir kış sularında Archibald …
Şub 23
“Sana nereden geliyor, dedin, bu garip hüzün,Çıkan deniz gibi çıplak ve siyah kayaya?”– Hasadı erişti mi bir kere gönlümüzün,Yaşamak bir dert olur! Bilinen bir muamma. Pek sade bir ızdırap ve esrarsız, gizlisiz,Ve tıpkı senin neşen gibi, herkese mahsus.Vazgeçöyleyse sormaktan, güzel mütecessis!Ve sesin o kadar tatlı bir sesken bile, sus! Sus, cahil bihaber kadın! Her vakit …
Şub 23
Göğsüme gel, sen acıma bilmez, sağır can,Tapılası kaplan, aldırışsız ifrit, gel;Gönül ister ki titrek ellerim şu tel tel,Derin yelenin içine dalsın bir zaman; Senin rayihanla dolu eteklerineAcılı başım gömülüp kalsın isterim,Yok olup giden sevgimin koklasam derimTatlı küf kokusunu derinden derine. Ölümden daha tatlı bir uykuya varsam !Uyuyuversem ! benim neyime yaşamakYüreğim titremeden, bakır gibi parlak,Pürüzsüz …
Şub 23
Aşktın sen, kokundan bildim seniBir ahırın içinde gezdirilmiş gül kokusuTaşıttan indin, sonra da karşıya geçtinElinde tuhaf bir çanta, saçında soku Akıl almaz işleri şu zambakgillerinSokakta bir sövgü gibi akıp gittinGözlerin sonsuz uzun, sonsuz çekiktiBaksan uçtan uca Çin Seddi’ni görebilirdin Yanındaki adam mutlaka kardeşindirİstanbul öyle ağırbaşlı bir kent değildirAşktın sen, gidişinden bildim seniNeye yarar sağduyuyu aşmazsa …
Şub 23
Başkaları da var masadaİleri geri konuşuluyor Ötedesin o adamın duldasındaGözkapaklarına bürünmüş adam Eli her an omuzundaEğiliyor sigaranı yakıyor Teşekkürler sigara dumanı,Sağolasın o adam! Onunla gelmişin burayaYüzün yandan ve uzaklarda Niçin sevmiyorsun duvar kağıtlarınıHoş belki de seviyorsun Herkes az buçuk sarhoşHerkes bir şeyler söylüyor Ama yalnız ikimizin sözcükleriSarmaşdolaş Üzerinden sevişmek, kadınım,Sigaranın, Asya’nın, omuzların, Üzerinden aile fotoğraflarınınEller …
Şub 23
OdadaNeydi onlar, açmalık belki;Camekânda neft, güherçile,Belki de rum ateşi. YanıbaşımızdaBir su akardı eli serçeli,Sepetler tıklım tıklım havlu, bez;Öpüşlerle yeniden çizerdim seni. ÜstümüzdeUzayıp giden çamaşır ipiniKimi ben görürdüm, kimi sen;O ipti işte aşkın yazı dili. DünyadaBakışımlıydı, çocuktu bedenlerimizEzilir ezilirdi aralarındaYağmurkuşugillerden biri. Cemal Süreya
Şub 23
Çoğaltan ellerini seviyorum kaç kişiDokundukça dokundukça aslanlaraParklarda yakışıklı aslan heykelleriBirdenbire önümüze çıkıyorlar buysa çok güzelBizim bu aşkımızın aslan heykelleriŞahane değişik hüzün heykelleri yaniBen bütün hüzünleri denemişim kendimdeBir bir denemişim bütün kelimeleri Yeni sözler buldum bir nice seni görmeyeliDaha geniş bir gökyüzünde soluk aldıracak şiireHadi bir de bunlarla çağır gelsin aslan heykelleriOldurmanın yıkmanın yeniden yapmanın aslan …
Şub 23
Ilım günleri gelirdi taraçalarUzatırdı mevsimölçerleriniTıkabasa yaprak arka pencereİnsan iki kişiyi sevebilir mi Onunla aşkımız, o diyorum ona,Bir kez söylenmiş ve istense deBir daha geri alınamazKırıcı sözler gibiydi Tartışıp dururduk yollardaHızla çevirirdi başınıÇiçek aşısı gibi bakardıSeğirtir karşı kaldırıma Ötekiyse nasıl incelikliTürkçe sığmazdı ağzınaBir ilçeyi sever gibiYürürdü odalarda Parmakları her yana dönerBir yetenek gibi gelişirdiDursuz duraksız güdülerimeBir …
Şub 23
İstanbul’lar geminin altındakadınları sorarsan, onlar da öyle.Şişeler de geminin altında, güzin de.Allahtan beni kimsecikler görmüyor,canımın istediğini yapıyorum.Çırılçıplak sularda yıkanıyorum, utanıyorum.Güzin utanmak istiyor; ama nerede?Nasıl utanacak bu boş şehirde? Güzin utanmak gerektiğini ileri sürüyor,boyuna ileri sürüyor, gözleri mavi.Güzinciğim ufak bir kadın, bir öpüşlük canı var.“Hakkın var” diyorum; utanıyorum.Ama İstanbul’lular, kadınlar, deniz yıldızları,hepsi, hepsi geminin altında.Şişeler de …