En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
1.Eski ahşap evinizi satmayınsessizliği sokağa atmayınhastalar penceredir, ölüler çatızordur kurmak yapısını bozmayın Ahşabın mırıldandığı iyilikeski alışkanlığıdır hayatınsatmayın, kelime yapın ondankelimeden kiracıcümleden komşuçocuklara verirsiniz:varımız yoğumuz bu 2.Eski ahşap yazınızı saklayınherkesin gölgesini alıp gittiğiaşklardan geriye yaz kalırgövde: o kimsenin gezmediği kasabagecesinin ıssızlığına öyle katlanır Nasıl da uzardı kelimelerin gölgesiyazların aşklardan uzun sürdüğüeski ahşap mevsimlerden üstümüzeve kim gitse, …
Şub 23
1Yağmuru mırıldanıyorsun, eskiyorbardakta unutulmuş su gibi yarımve söylenmeden kalan sözlerin tadı,yeni sözlerinse bir yağmurluk ömrü varne yağdım onlarla ne de ıslandım Susacak kadar büyütürüz ya çok şeyiben en çok yoksulluğumuzdan korkarımnasıl da yoksuluz sessizliğin karşısındakorkuyoruz kelimelerin de bunca yükselmesindenya düşerlerse aramıza! Harflerden kumuüfleyince çöl görünür mü bilinmez, fakatsözler kaybolunca görünen ufukta, hayatherkesi ıssız adasına indiren …
Şub 23
Yaşamak azaptır çok zaman,Dualara açıldı ağız.Tükendi dizlerde dermanAkşamı bulamayacağız. Sürülerini götürdü BeniisrailGitmek düştü adamlara.İmdada yetişti Ebabil,Kuşlar vurdu camlara. Geceye, göklere minnettarım,Mütarekenin verdiği haz.……………………………………..Gün doğarken bozuldu tılsım,Sokakların çağrısı sabah olur olmaz. Beni kurtaracak biri yok hazırda,Ölümün takibi henüz çok geriden.Mihneti esvap gibi geçirip sırta,Yel değirmenlerine hücum yeniden. Behçet Necatigil Sonraki yıllarda, ilk şiirindeki “azap” için şunları …
Şub 23
Ahşabı gıcırdıyorEfendimizNazik basabilir misiniz kalbimeSesiniz Gulliver kalıyorTahtakuruları inciniyorEfendimizSaat kulesinden atar mısınız sesiniziOysa nice şarlatandan ıskartaya ayırmıştım kalbimiKutsanmış sokaklarda ayak dirediRoma’dan kalan eski bir kitabe içindeYandı Neron’un emriyleÖksürdüm efendimizAmbara buğday doldurur gibi öksürdümAh bir bilsenizÇürük ceviz ayıklar gibi baktılar kalbimin içineŞişşSessiz olunTahtakuruları inciniyorOturma izinleri bitiyor ayın dönümündeTerkedilmiş sessiz bir mezarlık olacakKalbim ‘tahtalı köy’ kalacak Bu yazılanlaraEn …
Şub 23
bunda merak edecek ne varbir mısra, hayat kurtaran bir mısraa’yı ne kadar uzatacağını bilmeyenlerden şairintikam alacaktırtercüme kokan yerli kahpeliklerdentelif olsa da fark etmeyecekotuzuna gelmiş ama yirmisine gelememiş kızlardan şairkırkına gelmiş ve adına para bastıramamış erkeklerdenhiç asabı bozulmayan, başka her yeri bozulanaptallar için tekrar etmek gerekirseşair intikam alacaktırküçücük elleriyle büyük davranmaktadırbunda haklıdır telefonlar şarzda, her şey …
Şub 23
beyefendiöyle zannediyorum ki siztam dişimizin kovuğuna göresiniz ki madem ki sizefendisisiniz bazı kelimelerin bir öğleden sonra aydınlık bir salondabirer fincan kahve içerkenbasit mevzulardan uzun uzuntek kelime etmeksizin konuşmak isteriz tekrarın güzelliği vardırdonar kalırsınız beyefendibakarsınızmahsur kalmışsınız kelimelerin karşısında anlamını kelimelerin oynak yerlerinibilmeniz ve kaydırmanız dilinizdenbir söz dizisinine mükemmel beyefendisizi ve kelimelerinizitorunlarınıza kadar seveceğizgalatımeşhur olsa da biz …
Şub 23
İnsan ne kadar yaşar sonunda? Bin gün mü, yoksa bir gün mü? Bir hafta, yüzyıllarca? Ne kadar sürer insanın ölümü? Ne demek “Sonsuza dek”? Kafam bunlarla dolu,işin aslını öğrenmeye koyuldum. Bilgili rahipleri aradım,ayin sonlarında bekledim onları,Tanrıyı ve Şeytanıziyaret ederlerken gözledim. Bezdiler sorularımdan.Fazla bilgileri yoktu,yöneticiydiler sadece. Doktorlar kabul etti beni,konsültasyonlar arasında,ellerinde birer neşter,batmışlar aureomycin’e,her gün biraz …
Şub 23
Bir zehirBirikir odalarda,Almaz ki veresin rüzgâraRüzgâr deli değil. Birden yayılır kandaKararır dört yan.Bir çöküntü başlar yaşamandaHer şeyin değersizleştiği an. Deniz mi bu, geçilmezAşılmaz dağ mı?Tam bana göre, uyuşukMiskinlik gibi var mı? Nedir seni saran bu sisYok dünyalarda tad.KuvvetsizBöyle daha rahat. Yaşamışım kaç paraMezar taşları neci?Deli gibi sarılsam da hayataKalacak nesi var ki? Kitaplar seslenir, yüksekten, …
Şub 23
Gidiyorum yalnız / Çok dar ufuklar banaBağlayan hayatımı zincirlerGidiyorum yalnızYakıyor bu acı bu üzüntü beniYalazları tuttu evreni beni seniAçık yaraları yiyip tüketti beni Bir teşekkür bile etmedin bana Yıldırmalarımın arkadaşıİzliyor beni heryerde bu yürek darlığıKırıp geçirdi fırtına yelkenleriHızlı gitsem bileKalsam bile çöldeKarardı ışıkların tümüEllerinden sunucunun kupadan yansısa bile Kumla örtülüyorum kuşkularımdaEy ölümEy kuşkuEy kumDurmadan sarsıyor …
Şub 23
İkisine de mazi hâkimdi. Hep geçen günleri düşünerek yürüyorlardı. Bir kibrit alevinin muvakkat ışığında görünüp kaybolan eşya gibi, birçok hatıralar parlayıp sönüyordu. Şinasi bu hatıralara dalarken her vagonunun penceresinde bildik bir baş gülümseyen şimendifer katarının hızla geçmesi karşısındaki hissi duyuyordu: Bu bildikler, çoğu aziz dostlar ve hep aziz dostlar, mendil sallayarak uzaklaşıyorlardı ve bir …