Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Cam Fanus

Ne gidecek yerim var,Ne gelecek kimse banaTarih, git diyor, sonuma gitGit de bul seni sen yapan kaderiBulmak, cama yansıtmakmış gölgeni Çocukken öğrendiydim, hayat bir yılandırŞimdi sergiliyorlar bir yılan gibi camekânda beniAtamdı Gılgameş,Onun heves diye bıraktığı ölümsüzlüğü ararken buldum yılanıHerkesin öyküsüyle buluştuğum andır bu anŞimdi ne gidecek yerim varNe gelecek kimse banaOysa herkes burada Nefesimden kalan …

Devamını oku

Noktalar

Noktalarda duracak kadar dengeliyimDar dünyada diken üstü duruşlar Doğrularım ki tutunduğum kuru dalDönüşsüz hatalardan öğrendigim yanlışlar Yüzümde bir parça aydınlık bazenUmutsuz geceler biter birden ışıyışlar Evler şarkılar aşklar arkadaşlar bırakıp gittimHer mevsim giden kuşlar gelen kuşlar Her insanın rakibi yalnızca kendisiymişKöpek yarısı dünya seyirciler alkışlar Kara değirmenler gordum kararıp kalmışlardıÖğütmeyen öğünürmüş için için çürüyen taşlar …

Devamını oku

Zavallı Etem

Zavallı EtemÇok çekti geçen kışBütün kışı parklarda geçirdiŞimdi durumu iyiSanatoryumdaVerem. Melih Cevdet Anday

Kaab İle Hırka

“beni örün, beni örtün!” bir şey var: eski sözleriuzun ve anlaşılmaz şeylere gömdümgördüm: sözlerin kumundabir vaha idi yazduydum, yeşil kuş, hadra!dedi, ‘siz,ölmeden önce ölün!’ “beni örün, beni örtün!” gördüm: göğsünden kopan güneş’tiyeşil sözü gördümavucunda doğan nehribir kemerdi; giyindim aşk’ıhırkamı ördüm bürde!dedi ‘üşüyordun,sana verdim!’ “beni örün, beni örtün!” sessizlikti, gülü doğurduyüzümü Yüzüme dönümZaman, gül’dür; gülü böldümyeşil …

Devamını oku

Gençölmek

Ay mıdır kar mıdır penceredeBoğulmuş çocukları martılara taşıyanKara köpek karşı kıyıda uluyorBence o çocuk öyle gülmemeli Atları çayıra saldım diş kamaştıran erik ağaçları altınaNisan toprağı kalbimde ağarıyorBence o çocuk öyle gülmemeliŞimdi bir kadın çay demlese Bahçemdeki korkuluk nar ağacıdırErken ölmüş, iyi giydirilmişSular soğuyor ovada duran ince gölgesindeBüyük ateşler, kuytu köyler gibi Alınlarına vişne çiçekleri yağanO …

Devamını oku

Yokuş Kasaba

Ben burda onu aradım kimdi nerde tanışmıştıkHerşeyi gömdüğümüz o ılık güneşİlkin mintanımı yırttım bir çalılıktaSonra dalgın kalabalıkta dolaştım Orda silah atılır tutulan ayaÇingeneler geçer, dağ köyleriÇökelek indirir, yapağı kavurmaVe dişli kar, o uzun ova yazlarına Şimdi vapurdan insem kimse tanımazYollar daralmış okul da küçülmüştürYoktur bizim eşek otlakta, arkama dönsem Biber dizmişler mi tarhana sermiş kimler …

Devamını oku

Tarlabaşında Bir Ben Varım Bir Senin Yokluğun

Bu Tarlabaşında gece bir ben varım bir senin yokluğunİnsanların yüzünü görmeliydin çevredeHarpler yeniden başlamış sanırdınHarpler yeni bitmiş sanırdınDaha bir ışık kalmadıBirşeyler anlatman gerekir bu saatten sonraYaşatman gerekir Tarlabaşından denize yolladığım uğultuŞarkı gibi ses gibi değilİlk defa seni kattım gidilene dönüleneİlk defa sana ermek varİlk defa seni anmak var O kadar çoğaldı bu yaşıyamadıklarımızArtık bıktırdı tek …

Devamını oku

Ya’u

Elektrikler söndü dün gece,Zorbela toplayıp satrancın taşlarınıMecburen yattık Simsiyah kediler gibi dolaşıyor koğuştaUyuyan dostların nefesleri.Dolaşsınlar azıcık ! Tam ben de eve doğru açılıyordumŞıpırdatmadan hiç kürekleri,Yanmaz mı o tepemdeki yüz mumluk ışık! Bir kürek mahkumunu Boğazda sandal sefasınaHaklılar, bırakmazlar tabii ama…Ya’u ne güzel şeymiş meğer karanlık! Can Yücel

Uçurum

Bir ağaç sürüsünün üstündenÇok ağaçlı bir ağaç sürüsünün üstündenKesilmiş limon dilimleri gibi düşüyor güneşVotka bardağımın içineBenim olmayan bir sevinç duyuyorum. Kesiyorum durduğumuz yeri ortasındanEy görünüş! seni bir yerinden hiç anlamıyorumDibimde değil ayaklarımın, damarlarındaDerinliğini orda tutan, ordan harcayanUçsuz bucaksız bir uçurum. Zamanla değil, bir yerdeBenim olmayan bir şeyle yaşlanıyorumGeçiyorum ilk şeklimi tüketerektenAğır ağır yanan bir tuğla …

Devamını oku

Başım Dönüyor İkimizden

Çocuklar ekmek yiyorlar gibidir sesin Ön dişleriyle belli belirsiz Bir martı kalıyor gibidir hiç olmayandan Çünkü biz ikimiz de çirkin değiliz Evet mi hayır mı pek anlamadan. Ne biçim bir sestir şu bizim dalgınlığımız Bir tayın dişinde ince taflan Az yaşlı bir kadında göğüs uçlarının Yanarak sımsıcak bir kedinin ağzından Dönüp iç çekmesine gece kuşlarının.  …

Devamını oku