En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Bana pan öldü dediler,Öyleyse kimdi şakıyan sessizce Kül rengi mürverlerle kaplı O yeşil vadinin dibinde Bazen ruhumun büyüsüyle Canlanan bir kuştu sanki öten Bazen denizin iniltisiydi Karada yüregime seslenen Soluk güzelligiyle cuha çiçeklerinin Donanmış kırlarda bile Eski bir acının gözyaşlarına Rastladım menekşelerde Walter de la Mare
Şub 23
Ne bayram ne yarBırakın uyuyayımBenim uykum var AteşböceğiÖzlüyor seni şimdiYaz geceleri Soruyor bülbülÖyle güzel açar mıSevilmese gül Gün gitti amaRessamı kıskandıranRenkler orada Cavidan Tümerkan(Şiir Ülkesi 27, Ekim 2004)
Şub 23
Derdim: yeter, sakin ol, dinlen biraz artık;Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam, Siyah örtülere sardı şehri karanlık; Kimine huzur iner gökten, kimine gam. Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin, Yesin kamçısını hazzın sefil cümbüşte; Toplasın acı meyvesini nedametin Sen gel, derdim, ver elini bana, gel şöyle. Bak göğün balkonlarından, geçmiş seneler Eski zaman esvaplariyle eğilmişler; Hüzün …
Şub 23
bir türkü dinlersiniz, eşlik edersin sen, “hangi bağın bağbanısan”bir aşk oluverecek kadar bir aşinalık değildir ama konu bu değil fakat konu bu değil, türküye eşlik etmen, aşk yahut karabasansaat çok geçtir, birinin iniltisi dokuz yaşında, beden ve ateş bunca yılda birkaç alfabe öğrettiler bana, biri arap biri kirilorak çekiç ezilen halkların sosyolojisi, ezilenlerin pedagojisi ve …
Şub 23
Sonra dünyaya döndüm; kredi kartlarıma, zaman aşımı faizine, icra memurunun insafına kalmış itibarıma, elektrik faturası kuyruğuna, dünyada ödenmesi gereken borçlarıma, döndüm, muhâneti muhannet edinmiş dostlarıma, kalpleri mühürlenmişlere Sonra dünyaya döndüm; hatırlamadan olma gözyaşına, geceden başka çağ yok, biliyorum, yerinden çıkan tekrar dönemez yerine, bulamamışın yazgısıdır keder, böyle çizilirmiş kavis insanın yüzüne, döndüm, ah! iddiasını yitirmişin …
Şub 23
Yağmurlar da diner, ölür gibi sonundaGecede bir yıldızdır hüzün yanar da sönerAcıya süreğen yurt olamaz insanBulut olup dağılır içimizdeki keder Bir zamanlar ben de mutluluk harmanındaDolanmıştım, sanki bıçkın bir dövenTopraktan ağan o hoyrat türküArdımdan yankıyan bir ağıt oldu birden Az çok ben de bilirdim sevda denen bilimiGenişlerdi damarlarım bir ırmak yatağıncaYolum düştendi; uzun; sevinç, yol …
Şub 23
Mevsim ince boyunlu ve hayatBir parmak kalınlığındaDizlerimize sokulan ay ışığıVe ayaklarımızı soktuğumuz unutulmuş suİtiyor bizi gökyüzüne doğru Islak bir mağaranın ağzındaDünyaya saplanmış tığız da sankiİşliyoruz kadınların nazlı oyalarınıKıskanç bıçaklı keskin çingenelerKıyıya deviriyor gövdemizdeki yokuşu Kuşakta divit, hokkada balık, sepette sabırlı örgü:Kolumuzdan çıkmayacak kesik bacaklarıyla koşan ölüRuhunu üfleyecek içimize dudağımızdan öpen neyzenKabuğu kalkmış inlemeler ve rengi …
Şub 23
Bu gün o çehrede boş bir nazarla dinlendim:Didişmeden geliyordum gam-ı hayâtımla;Dedim ki sonra: Şu müz’iç te’essürâtımlaÖnünde ağlayıversem… Ve olmasam nâdim!O sanki fikrimi bilmiş de ihtirâz ediyorGibiydi; gözleri yerlerde, bakmadan geçti.Güneş ufukta bu hâk-i sefîle bir ebedîVedâ eder gibi rikkatle ihtizâz ediyor,Semâ bulutlanıyorken, onun civârındanGüzârı böyle soğuk bir yabancı tavrıylaBütün karârımı kâfî göründü ta’dîle…Dedim ki: “İşte …
Şub 23
Biz gamsız sarhoşlarız, aydın karanlıklarız Hem kadehle solukdaş, hem ayrılıklarız. Sevgilinin kaşları eğdi kaderimizi O günden bugüne dek düşmüş yaratıklarız. Ey gülüm, sen daha dün parçaladın göğsünü Ama biz ta doğuştan kızıl şakayıklarız. Lale gibi ortada yalnız kadehi görme, Şu yaramıza da bak, gör nasıl aşıklarız. Şiirdeki renge, hayale bakma hafız, Sadece boş levhayız, dokundukça …