Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Pastörize Sevgi

Kumandayı fırlatıp spiker kızın yüzüneBir şeyler yapmalı, diyorum – Ama ne?Afrika’ya gidelim, diyor, karım içerdenKahve içelim muhallebi yiyelim Der gibi iyi niyetliGünlük vurguyla Afrika’ya gidelimToplayalım pılıpırtıyıÇocukları kitapları büyükanneyiPlakları albümleri seccadeleri Toplayalım çamaşırlarıÇamaşır makinesiniBulaşık makinesiniKuluçka makinesiniKonuşma makinesiniGülme makinesini ağlama makinesiniAfrika’ya gidelimKahve içelim Muhallebi yiyelim Afrika AfrikaTarihin şuuraltıÜç tekerli bisikleti üstündeHabeş SultanınınBoğa yılanlarını ve halkınıGülümseyerek güttüğüSevimli dünya. …

Devamını oku

Sisle Örtülü Yollar

Gecenin SahibiAğustos böceğinin yüreğineİndiriyor sırrınıVe ağustos böceğiSesine ardıç ağacının Bilgeliğini katıpAteşten cümlelerleTanrı’nın sözlerini öğretiyorÖteki böceklere Sessiz ve uzun hıçkırıklarSessiz ve uzun Yıldızların kristal hıçkırıklarıBöceklerin mahzun Ağustos böceği, sesine yıldızlarınParıltısını katıpTanrı’nın yollarını gösteriyorYolunu kaybedenlere Sisle örtülü yolları O’nunYanından geçip gidenDipsiz uçurumların Sisle örtülü yollarSisle örtülü her şeySisle örtülü ruhum. Cahit Koytak

Oğlunun Doğumu Dolayısıyla

Ana baba çocuğu doğduğu zaman, âdet,Akıllı olsun ister.Oysa akıllı olduğum için değil mi,Başıma gelen bunca belâ?Ondan işte şimdi bütün dileğim, Budalanın biri olsun çocuğum.Ömrü boyu rahat eder, en azındanMüdür olur, nâzır olur. Su Tung Po Çeviri: Can Yücel

Seni Korumak İçin

Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben… Evlerin ve kalabalığın ağırlığını sana üstün tutmadım… Yoksulluğun acısından hafif bilmedim acını… Yenilen herkesin boğuntusuydu kaybolduğum uzaklık, yüzün her bulutlandığında… Nereye gidersem gideyim seni yürüdüm hep… Sevincini bir barış, bir bayram sabahı gibi taşıdım içimde… Sesine güvendim, gözlerine en çok yakışan o sürekli yaz ikindisine… Gökkuşağının altından geçen çocukların …

Devamını oku

Odaya Kapatılan Gökyüzü

Aşk ile korku, cam ile taşa benzer…                                             Sâdi Geceler bitti. Yolculuklar bitti. Yeni yerler, yeni sabahlar bitti. Her yerde bin yıllık bir aşınma, solgun zaman kokusu. Senden önceki haline döndü kalabalık. Gamzeli sular yürürdü …

Devamını oku

Şair Telefonda Sevgilisiyle Konuşuyor

Suladı sesin yüreğimin kumulunuşu şirin tahta kulübede.Çiçek açtı bahar güneyinde ayaklarımınkuzeyinde alnımın bir eğrelti çiçeği. Bir ışık çamı dar boşluğun içindetürkü söyledi tansız, kaynaksızve kan ağlayan içim ilk defaumut taçları astı çatıya. Aktı içime o tatlı, uzak ses.O tatlı, uzak ses tazeldei beni.Tatlı, uzak, boğuk ses. Karanlık, yaralı bir geyik kadar uzak.Ve karda bir hıçkırık …

Devamını oku

99. Sone

Erken açan menekşeyi payladım şöyle diyerek:“Tatlı hırsız, nerden çaldın o güzel kokuyu öyle,“Aşkımın soluğundan mı? Çekip almış olsan gerek“Yumuşak yanağındaki o allığı, görkemiyle,Beyaz zambak benden zılgıt yedi eli senden diye,Fesleğen de, koncasını senden çalmış ya, ondan.Güller, dikenler üstünde kapılmıştı ürpertiye:Biri, alı al utançtan, öteki apak, kahrından;Üçüncüsü ne al, ne ak, her birinden nemalanmış,Aşırdıklarına bir de …

Devamını oku

Yeminler Ediyor

Yemin ediyor daha temiz bir yaşam kuracağına.Ama gelince gece kendi öğütleriyle,uzlaşmalarıyla, sözleşmeleriyle;gövdenin diriliğini de getirince gecetitreyerek arzudan gerisin geri dönüyorbitkin ve yeni aynı ölümcül eğlencelere. KavafisÇeviri: Barış Pirhasan

İstanbul Ağrısı

kanatları parça parça bu ağustos geceleriyıldızlar kaynarkenşangır şungur ayaklarımın dibine dökülen seneğer yine istanbul’sanyine kan köpüklü cehennem sarmaşıkları büyüteceğimpançak pançak şiirler tüküreceğimdemek yine benlimandaki direkler ormanında bütün bandıralar ayaklanıyor kapı önlerinde boyunlarını bükmüş tek tek kafiyeleryahudi sokaklarını aydınlatan telaviv şarkılarımavi asfaltlara çökmüşdiz bağlıyoreğer sen yine istanbul’sankirli dudaklarını bulut bulut dudaklarıma uzatansirkeci garı’nda tren çığlıklarıyle bıçaklanıpintihar …

Devamını oku

Dünyaya Teslim Olmak

Herkesin büyük bir ustalıkla gülerek geri çekildiği bir dünyaydı. Her yeni başlangıç yeni bir pişmanlık demekti. gittiği yerlerden yüklenip geliyordu insan yalnızlığını. Umutsuzluk öyle bir yılgınlık yaratmıştı ki herkes her söze inanır olmuştu. Çifte sürgülü kapılar aralandıkça buz gibi bir suskunluk sızıyordu eşiklerden. Herkes yaşadığı oyuğun soğukluğu ile orantılı bir kasıntı içindeydi. Eşyalar bile sahiplerinden …

Devamını oku