En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
akşamüstü oturmuşum bahçede, ceviz ağacının altında. şakirtleri göndermişim; testiyi bir dikişte yarılamışım; sonra almışım udumu kucağıma… parmaklarım gezinirken tellerinde, çalgının, bekliyorum zekânın, sezginin, bilginin, akşamları evlerine dağılan yapı ustaları gibi, hesabı, hendeseyi bırakıp, birer birer seslere, nağmelere geri dönmelerini. bekliyorum, gelsinler de döksünler içlerini; söylesinler, bugün de, dünkü gibi, hayyamın elinden avucundan, tüylerinin, kemiklerinin ucundan …
Şub 23
acınası tesadüflerle ayrılıyorsun molekülden,hüzün hastası bir hayvansın şiddetli baş ağrılarıyla çalkalanan çok kurak iklimlerde, büyük sinir krizlerinde ağır işkence görmüş şehirlerde saadetin zarif, adaletin ince. bir miktar alkol ve ürperti alıyorsun kelimelerin karardığı peşin hükümlerde. şahsi sevişiyorsun şiddetin bütün bitki örtüsüyle. gözlerin ucuz, tutkun ucuz, direncin ucuz tehlikeli bir yalan gibi duruyorsun ruh yoksulluğunun harikulade …
Şub 23
aklım, haklıyım, et firarını! ovdun ve okşadın beni çıktı içimdeki cin;ondan ölümümü diledin. mayıstı. seni o yüzden bağışladım! ben en çok mayısta su içerimderinim balık kaynar derinim kanımı kaynarben en çok mayısta öne eğerim başımıiçimden felçli bir göçebe gökyüzüne bakar. avuçlarımda yaralı kelebek taşımayı mayısta öğrenmiştim;ve teraslarda bach dinlemek en çok mayısa yakışırdıve kim bilirmayıs …
Şub 23
30 şubat’ta mı geleceksin, başım gözüm üstüne, peki gelMenekşeler yetiştireceğim senin için, bekleyeceğim Saçlarım taralı, gömleklerim ütülü Sobaya bir odun daha atacağım, peki gel Eski fotoğraflara bakarız belki, eski şarkılar dinleriz “Ah ne çok sevmiştik birbirimizi” 30 şubatta mı geleceksin, peki, gel… Hani mevsim kışsa, yıldız bulmam zor olacak Bulutlar geçecek gözlerimden, ihtimal… Kızıl-kıyamet olsa …
Şub 23
cenaze şiirimi bir şair kılmalıve mezar taşıma: “bunca bedene hafız hayat, demek beni de unuttun” yazılmalı üç nefes daha büyüsem, yerçekimi ayaklarıma dolanmazdı belki topallayarak üşümezdim kızıl kiremit bir evin içinde nar kokusu olurdu tank ve top sesi geride hiç masal bırakmadınız büyür çocuk masallarında kimyasal başlıklı kız ağzımı ölen bu şehrin ağzına dayayıp köpek …
Şub 23
Biz yalnızlıktan doğduk o dağdağalı sudan Biz yani erdoğan ayşenur ali ve ahmet Birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku Sanki bir tesbih koptu tane tane savrulduk Köy köy bucak bucak memleket memleket Yani afyon adilcevaz akçadağ turgutlu Birkaç litre kan bir hayli kemik epeyce korku Buzlu mehtap alçakca kesmişti yolumuzu Bütün kapılardan açıkca …
Şub 23
Aşksız ve paramparçaydı yaşambir inancın yüceliğinde buldum seni bir kavganın güzelliğinde sevdim. bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! Aşk demişti yaşamın bütün ustaları aşk ile sevmek bir güzelliği ve dövüşebilmek o güzellik uğruna. işte yüzünde badem çiçekleri saçlarında gülen toprak ve ilkbahar. sen misin seni sevdiğim o kavga, sen …
Şub 23
dikenin kalbime battığı bir sonbahar günüdür sen elini bulutların içinde gezdirirsin bulutlar senin gözlerinin üstünde yürürler içini kurtlar kemirir bence malumdur buğulanmış camların arkasında masmavi yüzün senin ateşler içinde olduğun bence malumdur ellerin muhakkak çocuk elleridir hep kimsenin bilmediği türküler düşünürsün onlar neden daima okul türküleridir süleymancıktan bahseder kara toprakta açık yeşil bir yıldız gibi …
Şub 23
Kadınlar aynı anda güzel, zeki, genç ve bekar olamazlar…Genç ve güzel bir kız, güzelliğini farkettiği anda zekasını kaybeder. Kadınlar bilinç altlarındaki hinliğin su yüzüne çıkmaması için büyük mücadele verirler. Kadın genç ve güzel ise bu mücadeleyi gençlik yıllarında yapmaya gerek duymaz. Kadın genç, güzel, evli ve mutlu ise zekice bir yalan söylüyordur. Kadın çirkin …
Şub 23
Çiçek gibi değil, size çiçek kadar koktuğunuzusöylerdim ben olsam-ben olamam: Bendimiyıkıp taşmak için biliyorum ilk cümlemden korktuğunuzu,gürültümde susturmaya alışmışım ben kendimi. Olsaydım, ince şebboy kulağınızın arkasından,krizantem ensenizden, birkaç demet fulsırtınızdan belinize inesiye, bacakaranızdansiyah lâle toplar, hâreniz efendim, ben kul, fısıldardım: Şimdi kokunuza karışır kokum,kalenizin içinde artık tutuşmuş bir okum,ağzımda kan köpüğü bir denizden kalma tad, …