Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Kovulduğum Bütün Kapılara

Kovulduğum bütün kapılara geri dönüyorum Yurdum için, alnımda yaralarla Ellerinde taşlarla herkes beni Benimse aklım yitip giden dostlarda Onca insan niye öldü – sormuyorum artık Ölüm bile kılık değiştirmişken şimdi Hala yaşıyor olmanın şaşkınlığı var üstümde Sanki her doğan gün bir bağış gibi Geçtim herkesin geçtiği yollardan Ne yerineceğim bir şey var, ne övüncüm Öyle …

Devamını oku

Gittiler

Umutla bekleyiş de gitti, sabır da gitti, çünkü onlar gittilerGittiler, oysaki onlar kalbimin en gizli yerine yerleşmiştiler Onlara sordum: “Kervanlar öğleyin nerede konaklar?”Kervanların öğleyin konakladığı yer, dediler,şîh’ ve ‘ban’ ağaçlarının kokusunun yayıldığı yerlerdedir O zaman rüzgâra şöyle seslendim: Haydi git, yetiş ve katıl onlaraÇünkü onlar küçük korulardaki ağaçların gölgesinde oturmaktadırlar Üzüntülü ve kederli bir adamdan …

Devamını oku

Hamam Sefası

Bir gün Neyzen arkadaşı çaycı Hacı ile İbrahim Paşa Hamamına gitmişlerdi. Keyif bu ya, hamamda âlem yapma arzusuna kapıldılar. Yani hamamda rakı içmek, birkaç gün ardı ardına demlenmek istediler. İki dost ufak bir damacanaya o devrin çok meşhur rakılarından olan ve Büyükada’daki manastırda bir papazin çektiği rakıdan– ki o yıllarda buna “papazın düzü” derlerdi– doldurttular. …

Devamını oku

Eski Denizlerden Kim Kaldı

yani sen de denizsen be Marmaraiki boğazın var diye göl demiyorlarsa sanacanına okurum ben böyle işinhaberin var mı ben altı boğaza birden bakarımbenden sorulur Elif’imin benden sorulur dört şeytanımın karın tokluğusenin İstanbul’un okula gider mi, kağıt kalem ister miÇanakkale’nin çocuk felci, yatak yorgan yatması var mıdıradalarından birinin bile ah Marmara kara mıdır bahtı yani sen …

Devamını oku

Akgün Akova

Marmara’yı tam ortasından yarıp geçen koca bir tankerAcıtır mı acaba deniziniEzilir mi acaba bazı gemilerin altındaKöpürmesi canı yandığından ve kızgınlığından mıdır bilememBildiğim tek şeyGemi gider kaybolurAma izi kalır köpük köpük dikkat etSen tankersin… Ben MarmaraDenizi de sen tahmin et Ceyhun Yılmaz

Delinin Ölümü

ölüm diye mırıldandı gün boyu sonra duru duru sustu hep yalan yok, onunla dalga geçtik nerden bilirdik ki sıcak bir kumru ölüsü gördüğünü hem öyle pek eski değil, dün öğle üstü ardından gök çıldırmış, bunu gören yok deyin ki yıllardır bir periye aşk dokurdu yeşimle enikonu balkonunu cin çarpmıştı, duyardık daha kötüsü kedisi de düşmüştü …

Devamını oku

Çince

ayrıldık ya, ateşini söndürdüm, uçuçböceklerini yaktımiçim cız etmedi mi, etti, allah kahretsingözlerime uçaklar düşmedi mi, düştü, allah kahretsingül yapraklarını tuvalet kağıdı yaptım, yıldızların bodrumdaNuh’un gemisi sırtımda paramparçacami kedilerinin yalnızlığından geçindim ve daha bilmem nelerdenseni unutmak istedim bunca kıskançlığımlaezogelin çorbanı, arapsaçınısigara külünü unutmak istedimunuttum mu, unutamadım, allah kahretsin ayrılık taş duvarayrılık Çin Seddi aramızdaÇin Seddi ne …

Devamını oku

Sol Elle Yazılanlar

kuyu dolana kadar, dolup taşana kadar bekle,yeni bir şey yazma, yazmaya çalışma.daha önce yazdıklarına bakabilirsin,onların saçlarını tarayabilirsin,tüylerini yakabilir, yüzlerine bir kat boyabir kat hüzün daha atabilirsin; yeni kuyular açma, bu kuyu işini görür; huş ağacının altında otur cinlerinin başını okşa, bitlerini ayıkla. senden de, babandan da yaşlı,senden de babandan da bizanslı kargalarla konuş;süleyman’ın neşidelerini meşk …

Devamını oku

Yeni Bir Dünya

Tam üç ay hasta yattım,kendimi bilmeden ve şehrin sokaklarını, tavlada dübeş kapısını unuttum. sevdiğim kızın yüzünü. şimdi ne güzel, yeni baştan yürümeye ve sevmeye başlamak! Melih Cevdet Anday

Li Po

Kimsenin ölümü,Çinli şair Li Po’nun ki kadar güzel olamaz.Li Po sandaldaydı, yeterince içmişti.Hava açıktı.Günaçığı değil de, ayaçığı bir gece.Li Po, ayın sudaki görüntüsünü bütünüyle kucaklamak istedi. Bunun için suya sarktı.Kollarını gepgeniş açarak daha da sarktı. Cemal Süreya