Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Testi

Dolu bir testi idim ben,Baş aşağı ettiniz beni;Eh, boşalıverdim derken…İyi mi ettiniz yani? Sevgiler vardı içimdeEzgiler vardı, iyilikler…Boşaltıverdiniz, hem deDüşürüp kırmaktan beter. Hoş, yine bir testiyim ben,Yine varım ama bomboş… Ahmet Muhip Dıranas

Yaşarken

Ağaçların daha bu bahçelerdeBütün yemişleri dalda sarkıyor,Umutların mola verdiği yerdeGeceler bir nehir gibi akıyor. Baksan bir uzaklık var hangi yana,Hangi eşyaya dönsen boş bir ayna;Varmak istediğim uzak limanaGemiler beni almadan kalkıyor. Gelmedi gün daha çalmadı saat,Daha uçurmuyor beni bu kanat;Sabırsızlanma, ey kapımdaki at!Güneş daha gözlerimi yakıyor. Ahmet Muhip Dıranas

Ben Bir Yıldızım

Ben bir yıldızım yıldızlar ortasında,Sağa bakarım, sola bakarım, eyvah,Yapayalnızım yıldızlar ortasında.Bir bitmez düzelikte akşamla sabah. Alabildiğine bana vermişler, “al! “Dayanılmaz boşluğuyla bu evreni“Bu gerçek, bunu al! Bu düş, bunu da al! “Ne ki varsa, bana yazılmış nedeni. Mutluyum, bu güzel, bu tek yıldızlıkta;Milyonlarca sunu, adak sana, tanrım!Ama kalbim çatlayacak yalnızlıkta,Hiç olmazsa bir ayna ver bana, …

Devamını oku

Fahriye Abla

Hava keskin bir kömür kokusuyla dolarKapanırdı daha gün batmadan kapılarBu afyon ruhu gibi baygın mahalledenHayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın sen!Hülyasındaki geniş aydınlığa gülenGözlerin , dişlerin ve akpak gerdanınlaNe güzel komşumuzdun sen fahriye abla Eviniz kutu gibi küçücük bir evdiSarmaşıklarla balkonu örtük bir evdiGüneşin batmasına yakın saatlerdeYıkanırdı gölgesi kuytu bir deredeYaz kış yeşil bir saksı …

Devamını oku

O Dönmeden Önce

Geceleyin benden ayrılır ruhum,Dönünceye kadar açık kalır cam.Uyanık, başımın ucunda bir mum,Beklerim, beklerim böyle her akşam. Bilmesem de nereye gidiyor ruhum,Bütün gece sessiz, eriyip de mum,Sabah olduğunu çok biliyorum;Biliyorum, bu bir sonsuz helecan. Besbelli bir ömür böyle sürecek,O öyle uçarı, ben böyle ürkek;Bir gün ya bilerek, ya bilmeyerek,O dönmeden önce camı kapayacağım. Ahmet Kutsi Tecer

Adını Funda Oteli Koy

Adını funda oteli koyAklından gelip geçen bir yazınVe akşam güneşlerinde orda burdaBir deniz kıyısında, eski bir yıkıntıdaİnce ince gezinen turuncu adamların. Adını funda oteli koySevdamızın da adınıAyakları dibinde gün batımının.Ve ağzında binlerce güneşin tadıDilinin ucunda yalnızca kendi adın. Çünkü sevdikçe beni sen, kendini tanıdın. Edip Cansever

Ruhi Bey ve Limonluktaki Yangın

Niye imalı öyleyseAşk mutlu bir sürgünlükse. Üvey annemdi benim, ben sarışındımOn altı yaşındaydım, sarışındımBulanık çıkmış fotoğraflar gibiydim, görünümsüzYalnızdım, karışıktımBeni tanıyan kimseler yoktuHiç yoktuİçime kapanıktımBüyük ağaçların altındaHavuzun kırık taşları arasındaBilmezdim mutluluk nedirBilemezdimAlıp başımı gitmek isterdimİsterdim ama, kalırdım Sanki kar yağışlarının ardındanUzun süren kar yağışlarının ardındanSevimsiz bir lunaparktaKimsesiz bir atlıkarıncaydım. Bir limonluğumuz vardı, öğle saatlerindeBazen o limonlukta …

Devamını oku

Yeniliş

Açılmamış bir şarap şişesiydimKi öyle kaldımAcımı köpürtmedimİçime sağdımGözyaşlarımı göstermedimKi sildimÖzgürlüğüm beni tutsak düşürdüBaşaramadım İçimde kara kara bulutlar sallandıKi sallandılarDışarı yağamadım Ve yenildim ve sustum Edip Cansever

Bağımsızlıktır En Güzeli; Ne Mutlu Erkeksiz Kadına!

Ne iyidir kadın olmak, erkek olmak çok daha iyi ama;Bakireler ve genç kızlar, şimdi öğreneceklerinizi unutmayın asla! Çabucak atıvermeyin kendinizi evliliğin kollarına; “Kocanız nerede? Onurunuz nerede?” derler sonra. Yakacağını ve giyeceğini kendi kazanan kadın, Acele etmemeli yemek için sopasını kocasının. Budur size öğüdüm, çünkü sanıyorum ki, Hayır, gün be gün kederle görüyorum ki; Böyle gelmiş, …

Devamını oku

Ağlasa derd-i derûnum çeşm-i giryânım sana

Ağlasa derd-i derûnum çeşm-i giryânım sanaÂşikâr olurdu gâlib râz-ı pinhânım sana Mesned-i hüsn üzre sen ben hâk-i rehde pâymâl Mûr hâlin nice arz ede Süleyman’ım sana Şem’i gör kim meclisinde ağlayıp başdan çıkar Hoş yanar yıkılır ey şem’-i şebistânım sana Subh gibi sâdık olduğum gam-ı aşkında ben Gün gibi rûşen durur ey mâh-ı tâbânım sana …

Devamını oku