En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
SevmekGüzel meslekAma zorCan dayanıyorDayanmasınaAma yürekGitti gidecek Bedri Rahmi Eyüboğlu
Şub 23
sana büyük şehirlerden bahsedeceğim.en büyük camiler orada kurulur,en küçük mezarlar orada kazılıren kara yazılar orda dizilir. yüksek minarelerde sela verilir,civar hanelerde zina edilir.büyük şehirlerde yalan söylenir,halbuki küçük köylerin mezarlığı bile yoktur. büyük şehirlere bağlanma mehmedim.öyle bir şehre yerleş ki,küçük olsun fakat bizim olsun.sokaklarında tanımadık yüz,ensesine şamar atmayacağın kimse dolaşmasın.her ağacına elin,her karış toprağına terin değsin.ve …
Şub 23
Yarab! İnsan oğullarından çektiğim yeterGök yüzünden benim hisseme düşeni verAltına dilediğim gibi ömrümü sereyimMendil kadar olsun tarlamı ayırBeni doyuracak ağacı göster. Rabbim! İnsan oğullarından çektiğim yeterYalnız senin ellerin gezinsin ömrümdeBeni yalnız sen mahkum eyle sen azatVe yalnız sen canımı iste benden kiNereye saklayacağımı şaşırmadan vereyim. Bedri Rahmi Eyüboğlu
Şub 23
Selam olsun bizden güzel dünyaya,Bahçelerde hala güller açar mı?Selam olsun sonsuz güneşe, aya,Işıklar, gölgeler suda oynar mı? Hepsi güzeldi.Kar, tipi, fırtına,Günlerin geçişi, ardı ardına.Hasretsiz bir kanat şakırtısına,Mavi gökte kuşlar yine uçar mı? Uzak, çok uzağız şimdi ışıktan,Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan.Dönmeyen gemiler olduk açıktan,Adınızı soran, arayan var mı? Ahmet Hamdi Tanpınar
Şub 23
Her şey yerli yerinde; havuz başında serviBir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan,Eşya aksetmiş gibi tılsımlı bir uykudan,Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,Serpilen aydınlıkta dalların arasındanBüyülenmiş bir ceylan gibi bakıyor zamanSessizlik dokunuyor bir yerde yaprak yaprak Biliyorum gölgede senin uyuduğunuBir deniz mağarası kadar kuytu ve serinHazların aleminde yumulmuş kirpiklerinYüzünde bir …
Şub 23
Olur, aramam seni ve kimseyiAnıları pas tadında bırakırımKonuşacak ne kaldıysa kalsınSusmaktır birşeylere saygılı kılanAyrılık da bir olanaktır bilirsinİnce bir sis, bir hüzün örtüsüDumanlı bir ıslık yakışır şimdiDudaklarıma, bırakıp giderimSöz / de sararır biterken bir aşkKediye iyi bak çiçekleri sulaDiyorsam da aldırma sözlerimeAlışkanlık işte başka birşey değilSöz / de sararır biterken bir aşk Ahmet Telli
Şub 23
Gün bitti, elindeki güller de solduanımsanacak neler kaldı bugündenpaylaşılmış olan nelerdi sımsıcakbelki bir türkü söyleriz geceye karşısaçlarını tarazlayan bir şafak olur Zaman kekemeydi ve tarihe sızansoytarılar gördük genç ömrümüzdeölüm peşimize düşende bir göçebeydiksuretimiz ağardı kurulan darağaçlarınabütün sığınaklar uçurumlara açılırdı Rüzgâr suyu soğutsun su terli bedenlerimizive aşkı düşünelim biz, destan yalnızlıklarıkonuşursak akşam olur ve yine yağmur …
Şub 23
Gittikçe puslanıyor görüntüsislenen bir aynaya dönüyoryakın geçmiş de olsa artıkzor seçebiliyoruz birşeyleribulutlar çöküyor anılarımıza Ama unutmuş değiliz yaşananıbuğulu bir düş gibi de olsaduyumsuyoruz o kekre tadıve her anımsayışta irkiltiyoro soluksuz bırakan küf kokusu Soluk renklere bürünse desuyun ve göğün görüntüsüyaşanan duyurulacaktır mutlakaanlatacaktır bir çocuğa bunlarıgöğsü paramparça edilen biri Ahmet Telli
Şub 23
IBeyaz kumsalında beyaz denizinKaç akşam gömdüm de yaslı gönlümleBir fecir görmedim, değişmeksizin,Başlasın ve bitsin bir tebessümle! Ömür defterimde duruyor, yer yer,Gözyaşı dökülmüş gibi silikler.Her yılım bitmemiş bir şi’re benzer,Her günüm yarıda kalan bir cümle. IIAlmış aydınlığı günler yüzünden,Geceler saçından, siyah olmayı..Gün beni ayırır diye hüzündenGeceler bilmiyor sabah olmayı! Yüzünü görmeden geçse yıllarımGeceyi saçmış gibi okşarım,Göynü …
Şub 23
Bir ses arıyorumYeni bir şiire başlamak içinBir doğum çığlığı gibi kaçınılmazÇocuğun ilk ağlayışınca güzelBir ses.Çünkü yüreklerimizAcılarla şişe şişe nasırlaştıKızgın demirlere değen ellerimizSu toplayıp kabarır, nasırlaşırAteşe ve demire dayanırYüreklerimiz acıyla dövüle dövüleÇelikleşti.Yalnız orda, ta dipte küçük bir çekirdekGözyaşı gibi titriyor mavisiyle havanın.Kız çocuklarının perçemleriyle oğlanların afacanlığıKaynatıveriyor o damlayı. Bir ses arıyorumYeni bir şarkı içinÇocukların ilk sözcüğü …