En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Eskisi gibi yaşıyorumGezerek, düşünerekYalnız biletsiz biniyorum vapura, trenePazarlıksız alışveriş ediyorumGeceleri evimdeyim, rahatım yerimde(Bir de sıkılınca pencereyi açabilsem)ah… Başımı kaşımak, çiçek koparmakEl sıkmak istiyorum arada bir. Melih Cevdet Anday
Şub 23
Ölürken çocuklarımı unuttumKüçük deniz kirpikleriyle sabahDenedim bütün sabahları. Sana sürgünümün şarabını bıraktım alMumlarını güzelliğin ve hiçliğinBir de kaygumun soluk ellerini. Denedim bütün ölümleriAma görmedim büyülü ağaçEzilmiş sevdaların giysileri. Sana ayrılığın yayını bıraktım alBir de adını bilmediğim gökyüzünüLamalar gibi koşar bozkırda. Oysa ölümsüzlük şuracıkta,karGüneşi gibi doldurmuş odayı,basit,Anlamsız ve tek başına. Ayaklarım hayvan,üstüm başım bitkiDenedim bütün vakitleri …
Şub 23
O şimdi yalnızdır.Anasız,babasız,Şapkasız,elbisesiz.Her şeyi arkada bıraktı.Ne konuşacak arkadaşı,Ne okuyacak kitabı var,YalnızYapayalnız. Melih Cevdet Anday
Şub 23
Sözcüklerin hepsi pusuİçindeki dilsiz çocukÇengel yürek, sarsak adımKırışmış kafesi yüzününBu rol sana sepyaAlnın eski Türkçe yazısıTaahhütlü sözcüklerÇık bu oyundan çık Her replik sobeSözcüklerin gönderdiği yerdenKim sağ salim dönebilmiş geriyeÇok azı gittiği gibi kalırgönderildiği yerde:metruk anlam, tenha dilekatomize edildiğin dil oyunlarının içinde saklıGrizu: karşı tehlikeKundakçı laser yakıyor jeneriğiGittikçe genişleyen bir perdekalırgittikçe genişleyen bir perdede Murathan Mungan
Şub 23
Senelerce, senelerce evveldi;Bir deniz ülkesinde… ve belki debirbirine aktardığım defterlerin hepsindebu şiir vardı:Senelerce, senelerce evveldi;Biz seninle orada, o deniz ülkesinde tanıştıkuzak denizler, uzak yakınlıklar içindebir Kadırgada iki korsantarih, yarın, ütopya dolu sandıklar arasındabirbirimizi yaralarından tanıdıkdışı korsan, içi iç denizlerde yaşayan çocuklardıkkonuşamadıklarımız bir bulut kalınlığındaduruyordu aramızdaoysa konuşsak, ya da dokunsak birbirimizeçekip gidecekti içimizdeki o korkunç noksanlıkbatık …
Şub 23
ağır yol, uzak yapılaryaklaşmak için yaklaşık tanımlaronlarla çıktık yolayollarda kaldıksis bastı her yanıtutukluk çeken silahlar gibisözcükler, fısıltılar, mırıldanışlareksilerek vardık bir yapıyaO mu, değil mi?Kim bilebilir şimdikılavuzlar şehitşehitler haingözlerimiz karanlık bir pusudaçoğumuz büyümüş, kimimiz ölmüşkendimiz bile tanıdık değiliz artıkgözümüzden silinen düşün sabahındaönümüzde açılan yeni bir uzayŞimdiki Zamana ait bomboş ve ölü anlarne başka yer ne başka …
Şub 23
eylüle girdim eylüle girdimher ömrün bir eylülü vardıronca yaşadımşimdi bildim Murathan Mungan
Şub 23
İnsan annesini sever ve tanrıya inanır bir orta noktası yoktur dünyanıngarip şekiller çizilebilir.değişim bir yerde mutlaka gereklidirsu beyaz ama yalnız beyaz değilyanında ötekiler varyeryüzü dar dünya küçük mü neymişherkes sefertasını alsınbozuk paralar hazır olsun diyorlarsen mi konuşuyorsun kim konuşuyorbenim bildiklerimi de sen bilmiyorsunben boşlukları dolduruyorum. . . . . . . . . . . …
Şub 23
dılê mın çıkas şıkestîyetı jı bınî nızanêber çavê mın reş tarîyeez bı evîna te dı şewıtımtı mın jı bîr dıkê Nerden bilirdim kiYüreğime gizlice yerleşeceğiniBoğazıma kadar yükselipBeni boğacağınıSonra gözlerimden süzülüp akacağını ?
Şub 23
Bundan yüz sene kadar evvel, İstanbul’da Sultanahmet Adliyesi’nin karşısında, Binbirdirek yakınında bir kahvehane varmış. Mahkemeye yakın olmak dolayısıyla aylakçı takımından bazı uyanıklar burada oturur, yalancı şahit lazım oldukça kadı huzuruna çıkarlarmış. Yine bir seferinde kadı efendi davalıya “şahidin var mı?” diye sorunca adam “dışarıda efendim, bir çeyrek müsaade ederseniz hemen getiririm!” cevabını yapıştırmış. Sonra da …