En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Leyl-i ruzem, ruhumun sultanıKaranlığa saçar filizleri, baharıLeyl-i ruzem ayışığında açar, Terk eyler gönlüme misk-i amber-i aşkı. Leyl-i ruzem filizlenir yağmurdaRuhumdan akan hatıraların yağmurunda;Aradım rayihanın özünü çiçeğinden ötede,Ve bir yudum şarap, kadehinde… Leyl-i ruzem geç saatlerde gelirDokunmak için Leyla’nın busesine, gözlerimeGönülden tatlı hayaller volkanlar gibi fışkırırMest-ü hayran oldum bu muhteşem süprizle Leyl-i ruzem, mehrimdir sana kalbimKendininmiş …
Şub 23
Göğsümü yalayan gül alevindenSilinmez izler kalır.Gökte bulutla oynayan çocukÖksesine yıldız çakan melek kalır.Akşam üstüler ki çöker kıyıya Toplanmış halatlar yığılmış zincirler kalır.Yapraklar dağılırken saçlarındanDenize atılmış çelenk kalır.Duvarda gölgeler öyle ıpıssızHücremde kırılmış ekmekVe bir kuru ağaç kalır.Uçsuz bir dinleyişle dinleÜstlen çöllerdeki rahmetiEy gürleyen yalnızlığımızYolumuzu gözleyenToprağa girdiğimiz vakitUğultulu derinlikler kalır.Duy unutuş rüzgarınınAçtığı son kapı benimÇekilince kalbimin sularıGeriye …
Şub 23
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalımşu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarındanbebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarındandurmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtarşu aranıp duran korkak ellerimi tutbu evleri atla bu evleri de bunları da göğe bakalım falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalıminecek var deriz otobüs durur inerizbu karanlık böyle iyi afferin tanrıyaherkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorumhırsızlar polisler açlar …
Şub 23
yüzüm gülmüyor çünkü mutsuzumbir düdük taşıyorum, tüm bu caddelerde çalmak içinbir solo dönüp duruyor kafamdahayatın ve ayaklarımın ve götümün ve bacaklarımın ve baldırlarımın nasıl kafa yaptığını nereden bileceksin bendeuzanıp gökyüzündeki tüm yıldızlarla dans edebileceğimiay’ı yiyebileceğimi ve gülebileceğimi ve ağlayabileceğimişehirlerin aç caddelerinin karanlık inleriyorgun suratlar, karanlık ve kasvetle çarpılmışve tümden ölüyorbırakıyorum ölsündüdüğümü çıkarıp, sesler üflüyorumçocuklar gelsin …
Şub 23
Dün, tam öğle üstüydü, Yenikapı feribot gişelerinde iki genç kadın konuşuyordu. Kadınların saçlarından vapurlar geçip gidiyor, kadınlar kendi saçlarına takılıp hep gişede kalıyordu. Biri diğerine dönüyordu aniden, bir cümleyi tam ortasından kuruyordu: “Okumadıysan ‘Ben sana mecburum’u oku.” Sonra genç kadın, firketeden kurtulan saçlarını topluyordu hamarat bir hızla, biletleri kesiyordu. Dün bir bilet gişesinde, düğünleri için …
Şub 23
Babam öldü koptu çalar saatlerin gergin yayı babasız evlerde kim susturacak çığlıktan doğan fırtınayı Bahar gibi verirmiş babam annemin ellerine dünyayı Yoksulluk da ölüm gibidir çevreden kuşatır evi gök nasıl kucaklarsa dolunayı Herkes öğrenebilir balık tutmayı bana denize bakmayı öğret anne Sevinçli bir şarkı söyle koşmaya alıştır babasız tayı Mustafa Ruhi Şirin
Şub 23
Şehrini arayan bir nehirdim Arar gibi eski bir sevgiliyiHer yanım toprak, tuz ve kumKöpüğü dağılmış bozkırdaÇoktan unutmuş çıktığı vadiyiKadınlar da görmüş yalnızlıktaGözleri kırık bir söğüt dalıKan mıydı sızan gözyaşı mıUzak bir yıldız gibi kaymışElinden, nehrimin sularıNasıl akar giderdim oradanSürüklenen bir nehirsem deSavrulan birkaç su damlasıKalsın isterdim kirpiklerindeİşte öyle bir sevgi anısıSuya değen ince otlaraUzanırdım, ah …
Şub 23
Uyumuyorduk artık, çünkü hüznün saatiydi yatağımızve birer değnek gibi büküyorduk akreple yelkovanı,ve onlar hızla yaylanıp kırbaçlıyorlardı zamanıkan gelene kadar,ve sen, gittikçe bastıran günbatımıyla konuşuyordun,ve ben, on iki kez sen diye seslendim sözcüklerinleördüğün geceye,ve gece açılıp, öylece kaldı,ve ben, bir gözü onun kucağına bırakırken, ötekinisenin saçlarına taktım,ve ikisinin arasından açık damarı uzattım fitil yerine-ve genç bir …
Şub 23
Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi,Kumdan, ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi!Lakin, o ne hüsrandı ki: Hissetmedi gözler,Kaç bin senedir halbuki bekleşmedelerdi!Nerden görecekler, göremezlerdi tabii;Bir kere, zuhur ettiği çöl en sapa yerdi,Bir kerede, mamure-i dünya, o zamanlar,Buhranlar içindeydi, bu günden de beterdi.Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!Fevza bütün afakını sarmıştı zeminin.Salgındı, …
Şub 23
Aerodinamik yasalarına göre o tombul ve tüylü arının hiç uçmaması gerekiyordu. Herhalde bunu ona hiç kimse söylemedi ki, uçuyor. Aldous Huxley