Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Yakarış

gözlerindeki kederi öperimalın kırışığında kanat çırpan sevgiyiöyle yıkık durma ne olurakşama düşen gün gibi. o büyük sırrını öperimbir hazine gibi üstüne titrediğiniçindeki güneşini duygularınıngeceye düşen o çiy tanelerini… sesini öperim çocukyüreğinin, kirpiklerinden sızano dilsiz ince türküsünüöyle mahzun durma ne olur. gülüşünün aylasıyla büyülüo derin göllerini gamzelerininiçinde ömrümün yudum yudum yunduğuo en temiz yerlerini öperim. seni …

Devamını oku

Çığlık

Yankısı boşlukta kalmış bir içli çığlık,Elektrik direğine tebeşirle yazmışlar:Seni seviyorum Direnip durdu günlerceZamanların bulutundan süzülenHüzün yağmurlarınaTuhaftır silinmedi. Kimdir, hangi çalkantıdaSalmıştır çığlığını yolların ucuna?Almış mıdır bir yazıda donup kalmış titreşimiYüreğinin ocağına o gönül üzüncü? Sevmek derinimizde gülü solmuş bir zamanGeçtik her seferinde aynı soruylaDüğümlemiş bir duyguyu çözüp bağlayarak:“Sevdiğine yanıt vermedikten sonraBaşka kime yanıt verir yeryüzünde insan?” …

Devamını oku

Eksilmesin İmgen

Bana verdiğin mutluluğu Paylaşacak kimsem yok Sevincimi içime Ve yalnız taşıyorum.(Biliyorsun ya Susarak yaşamak zorundayım seni) Bu yüzden gecelere ve sözcüklere Bölüyorum ağırlığını Yüzünü gözbebeklerime çiziyorum Kırık kalemleriyle kirpiklerimin Baktığım her yerde seni göreyim Ve eksilmesin diye imgen Uykularımda bile Ömrümün evinden Sır vermez derininden kalbimin. Şükrü Erbaş

Sıfır

“o kadar çok şey geçti ki gözlerimizin önündensonunda hiçbir şey göremez olduk.” Biz de sevgili seferis, biz deGüdük bir yaşamı benimsedik sonundaGüdük ve tekdüze. Güne yeniliksiz başlıyoruz her sabah,Aynı kör aynasında küflü alışkanlıkların,Süsleyip saklayarak sıkıntılarımızı –kendimizden bile-Düşüyoruz ömrümüzün o ölü çizgisine.Duyarsız,devinimsiz,umutsuz,güne heyecansız başlıyoruz. Duymadan dinleyip anlamadan konuşuyoruz.Hepimiz ayrı ayrı kendi kıyılarındaÖyle kolay anlaşıyoruz ki…Bir ayrılığı …

Devamını oku

Koşaradım

Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu; Toprağı rüzgârı denizi göğü O her zaman bir insanla anlamlı Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı Unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların Ve ucuz korkuların kör kuyularına Daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz. Fırlayıp ilk …

Devamını oku

Güneş uykuya yatmış bu akşam bulutlarda

Güneş uykuya yatmış bu akşam bulutlarda.Yarın fırtına var, sonra karanlık ve gece, Tan ağaracak sisin içinden sızan ışıkla, Derken günler ve geceler, ardı arkasınca! Geçip gidecek günler, geçip gidecek zaman Dağların üzerinden, dağların, denizlerin, Irmakların gümüş sularından, ormanlardan Anlaşılmaz ilahileri gibi ölülerimizin. Ve suların yüzü,ve kırış kırış ama genç Dağların alınları ve yemyeşil ormanlar Daha …

Devamını oku

Bir Kız Bana Emmi Dedi

Değirmenden gelirim beygirim yüklüŞu kızı görenin del olur aklıOn beş yaşında kırk beş belikliBir kız bana emmi dedi neyleyim Bizim ilde üzüm olur alc olurSızılaşır bozkurtları aç olurBir yiğide emmi demek güç olurBir kız bana emmi dedi neyleyim Birem birem toplayayım odunuBilem dedim bilemedim adınıElbistan yanaklı Kürdler kadınıBir kız bana emmi dedi neyleyim Karacoğlan der …

Devamını oku

Beş Vakit Namaz Eşliğinde Yaşam

SABAH NAMAZI Vakit seher?  Zamanın rahmine sabahın nutfesi düştü az önce.  Gün doğuyor yine ve yeniden.  Şimdi hatırla ki, sen de bir zamanlar yokluğun karanlığında yitiktin.  Kimsenin adını bilmediği, hatırını saymadığı bir yetimdin.  Hatırla ki, Rabbin seni yokluğun gecesinden varlık ufkuna eriştirdi.  Unutulmuşluğun gecesinde bırakmadı seni.  Rabbin seni sahipsiz de bırakmadı.Şimdi seher vakti.  Sıyrıl gafletin …

Devamını oku

Gılgameş Destanı

Onuncu Tablet Sâkiye Siduri, denizin ıssız bir köşesine yerleşmiştir. O tahtında oturuyor. Sâkiye için ağaçtan ayaklar yapılmıştır. Bu ayaklar üzerine altından yapılmış şıra fıçıları konmuştur. Tanrıça sık bir duvak örtünmüştür. Yüzü görünmemektedir. Gılgamış koşup onun yanına geldi. Kirle örtülüdür. Bir posta bürünmüştür. Bedeninde tanrı eti vardır. Gönlü üzgündü. Yüzü uzun yolculuk yapan bir yolcunun yüzüne …

Devamını oku

Alışılmadı!

Avuçlarımda dağılan kar gibiydi yüzünVe semazenler dönüyordu hüznün çevresinde Geçtin ansızın öte yakasına ölümün Yaşamaktan usanmış Nereye gidersin böyle Alıp başını giderek Gözlerin Mistik bir anlatım aracıdır artık Nereye gidersin böyle Alıp başını giderek Yaşamaktan usanmış Alışılır ölümlere de demiştin Siyahlara bile alışılır Günün birinde demiştin Alışılmadı! İsmail Haydar Aksoy