Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Tercüme

Kim tercüme edecek yana düşmüş kollarımı,Tanrım bari sen konuş en çok dili bilen sensin! Bülent Parlak

Hangi Ateşten

Hangi aşktan, hangi yüzdenHangi yorgunluktansın sen?Hangi şimşek gürültüsünden gözlerinHangi yıldızdan geliyorsun sen? Bin hayatta kalmalardan geliyorumBin acıdanBin yoldanTek bir şafaktan geliyorumTek bir sabahtan Peki ama hangi şehirden, hangi dağdanHangi sabırdansın sen?Hangi ateşten gözlerinHangi yıldızdan geliiyorsun sen? Bin sahilden geliyorumBin sahadanBin paylaşmadan Arzudan geliyorum velhasıl! Gün doğmamışken daha, halatları gevşetiyorumHalen ümidim var, ondan. France Bonneau

Bir Süre Sonra

Bir süre sonra,bir eli tutmakla, bir ruhu zincirlemek arasındakiince farkı öğrenirsin, Ve aşkın yaşlanmak,birlikte olmanın da güvende olmakanlamına gelmediğini öğrenirsin. Ve öpücüklerin sözleşmeve hediyelerin de vaat olmadığınıöğrenmeye başlarsın. Ve yenilgileribaşın dik ve gözlerin açık karşılamaya başlarsın,bir çocuğun üzüntüsü ile değil,bir yetişkinin zarafeti ile… Ve herşeyi,bugünü düşünerek yapmayı da öğrenirsin,çünkü yarın ile ilgili herşey belirsizdir. Bir …

Devamını oku

Kış Bitti

“Vedalaşmaların ilmini yaptım ben,”Sürgünlerin uzmanlığını.Bir vapur nasıl kalkar bir limandan.Tren nasıl acı acı öter, öğrendim. Yıllarca mektuplarla yaşadım.Kaçak tütün, yasak yayınLarla beslendim.Unutmadım. Unutmadım. En çok yelkenleri özledimBozkırın buzlu yalnızlığında.Dağlar yoktu, dağlar yoktu,Rüzgârlara yaslandım. Çılgın mıydım, tutsak mıydım?Yüreğinde karanlığın?Kan kurudu –Ben gül oldum açıldım. Cevat Çapan

Veled-i Rüzgar

Daha uzun söyleyebilirdim bu sevinci kendimeBekledim biraz serinlesin yeryüzüCümle ağrıların beni beslediği toprakŞimdi seninle sözleşecek bir ömrüm daha var Ellerimde birdenbire çoğalan parmakKessem de azalmıyor nafile bendeki akşamBir yarımdan doğan sana sığındım af eyleOnun adıdır artık Yeryüzü boydan boya dolaşacak o efsunlu rüzgarTenimden akıtılmış sütler içindeBeşiğinde el kadar oğullar biriktiren toprakEvvelinden tövbekar dünden lacivertSana ülendim …

Devamını oku

Perdeler

Yapraklar dökülüyorÖmrümün duvarlarıArtık çok da sağlam değil Yaprakların düşüşünü duyuyorumGeceleyin ayak seslerinin gürültüleriya da öpülüşleri gibi çocuklarınbir perde gibi düşüyorlaryaprakların arasındahatırlamaya çalıştığımız gökyüzününkırıntıları Perdenin diğer tarafındaUçsuz bucaksız kırlar uzanıyor etrafımızdaÇiftliklerEkmek dilimleri gibi oturan tarlaların arasındaHayvanlarKendi soluklarının evindeAğıla gerek duymaksızınVe kuşlar asla tünemeyen Gördük biz bunuBiz bunu ezbere biliyoruzMevsimsiz insanlar Hiçbir şey üzerine kurmayacağımHiçbir şey üzerine …

Devamını oku

Acı

seni de vururlar bir gün ey acıuçuşup durduğun kanatlarındansazın sözün türkülerin tükenirellerin koynunda kalakalırsın şakaklarına kar yağıyor bilesin ey acıgül açan yüzlerimizdegöğeriyor rengin senin de biz senitâ eskiden tanırız hanigöğüslerimize taş olur inerdenavuçlarımızda hira dağıydın al atların tan yerine ayarlanmış yelelerindeakdeniz rüzgarlarına karışan sendin biliyorumhiçbir tarıh yazmayacak ve birsır gibi kalacak yakılan kitaplardagöbek bağı anasından …

Devamını oku

Sakın Geç Kalma Erken Gel

Usulca gir kapıdan zile basmaHiç telaşlanma ben daha dönmemişsemYoldayımdır nerdeyse yokuşun dibindeSuların kararmasını bekliyorumdurTuğla harmanlarından gelen yanık havanın Bahçedeki akşamsefalarına sinmesiniGüç bela dizginliyorumdur içimdeDörtnala sana koşan küheylanları Bütün gün kağıttan dağlar arasındaydımNabzım ileri giden saat gibi işledi durduDilekçeler kararlar tozlu makbuzlarHep adını okudum silinmiş satırlardaPencerede kuleler minareler kirli gökDurmadan kuşlar uçtu bir bacadanRüzgara karışan saçlarını …

Devamını oku

Marizibill

Büyük bir caddesinde Kolonya’nınBir gider bir gelirdi akşam vakti.Herkese cömert, şirin, cana yakın;Bitince kaldırım gider içerdi,Basık meyhanelerde yorgun argın. Kuru tahtalarda yatmaya razı,Alyanak kumral bir oğlan yüzünden;Bir Yahudi, sarmısak kokar ağzı,Çin dönüşü Şanghay kerhanesindenÇıkarıp getirmişti kızcağızı. Çok görmüşlüğüm var böylelerini,Omuzlarına ağır gelir kader;Kararsız, rüzgârda yaprak misali;Gözleri kısık lambalara benzer;Kalpleri işler kapıları gibi. Guillaume ApollinaireÇevirenler : …

Devamını oku

Burç

Belki çıkar yollardan biri de bu: gözlerine bakmak sessizce, bir kıyıda uzaktan yaklaşan bir gemiyi bekler gibi, elinden tutmak o sıcaklığı ve yürümek, yürümek zamanı düşünmeden bastığın çakıl taşlarının hışırtısında. Hep söylerdin eskiden, biraz zaman tanısak belleğe, güzel bir unutuluşa dönüşür, derdin bütün o top sesleri, toz duman, akşam bataryada geçirdiğin karanlık nöbet saatleri. Sana …

Devamını oku