En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
mahcup bir cellat gizli bendeher gün yağlar durur ipinivakti yok infazlarınkendi infazda vakitlerinhızarlara gelemem gayrıhizalara daçürütülmüş bir köküm şurda burda seni düşlemeye gün yetmiyor artıkgünler bende bakırçalığıserin rüzgarlarda saçlarınyapraklarda sesinbin yıldızlı gök yaptım gözlerindensevgilim demek için geceme zor yollardayımönüm ardım cinnet mahyalarıcam kırıkları dökülüyor ıslıklardangül değil yalnızlık bu elden elekıyamet habercisi çarşılarda Arif Ay
Şub 23
I Bozgun… Her acının bir ömrü var… Ben geldiğimde bozgunBütün mevsimlere uğramıştı.Siyah külleri ve yaşlı çocukları vardı şehirlerin.Geç kalan şair için çadırımız yok, dedi onlardan biriAcı, gölgesini bıraktı yüzümüze. Ve gitti…Dönecek amaYeni sözler öğretecek dilimize… Orada kimsenin giymediği bir elbiseydi umut,Ölüm yaşamdan çoktu… II. Bedel… Aralarında Onlar kadar kimsesizdim…Sıcak, günlerimizi eritecek pek yakındaDedi onlardan biriToprağımızı …
Şub 23
Valentina Serova’ya Rüyada bir düğün gördümVe sanırım gelin sendin.Sen gelin, ben dilenciVerandada – o gerçekleşebilir belki! İzin ver gördüğüm gibi olsun rüyada!Yalnız söz ver bana, dururken ayaktaVerandada, insaniyet hatırına –Sadaka koymayacağına benim avcuma! Konstantin M. Simonov Çeviren: Vehbi Taşar
Şub 23
1Ihanetler silsilesinden geçtimNe aşk, ne arabesk sevgilimBen gerçekten kederdeyim 2Mart yine soğuk geçti, uzadı sakallarımDüşman gibi bilinen tarafların ortasında şaşırıpkaldım(Eski yoldaşlarım,Yargısız infaz timleri,Ve bir de kirletilen doğanın sayrılık melekleriÜçlü bir ölüm çaprazına aldılar beni…) 3Ne zaman düşünsem aynıNe zaman üşürsem yağmur yağarYoksullar koşar sokakta,Şimşek üstüne yıldırım,Yıldırım üstüne şimşek iner başıma 4Sokaklar umutsuz dolaşılmıyorŞiir desen işsiz …
Şub 23
Kokusu buram buram tüten Limanda simit satan çocuklar Martıların telaşı bambaşka İşçiler gözler yolunu. İnebilseydin o vapurdan Ayağında Varnanın tozu Yüreğinde ince bir sızı. Mavi gözlerinde yanıp tutuşan hasretle kucaklayabilseydim seninle, bir daha. Davullar çalsa, zurnalar söyleseydi Bağrımıza bassaydık seni Nazım, Yapardım mutluluğun resmini Başında delikanlı şapkan, kolların sıvalı, kavgaya hazır Bahriyeli adımlarla düşüp yola …
Şub 23
Boşuna, bu gözyaşları.Boşuna, bu doymak bilmeyen ateşli tutku. Güneş batmak üzere.Orman karanlık, gökyüzü aydınlık.Gündüzün yerini alıyor akşam,yavaş adımlar ve kederli gözlerle.Ayrılmakta olan güne ağıt yakıyorçok hafif bir esinti. Elleri ellerimde, isteklegözlerinin içine bakıponu arıyorum,nerede olduğunu merak ediyorum,nerede bulacağımı,içinde gizli olan ruhu. Karanlık gökyüzünde,yalnız yıldızlarda titreyengöklerin o sonsuz ve aydınlık gizemi gibi,ruhunun ışıldayan gizemi,titriyor,gözlerinin koyu karanlığında.Ben …
Şub 23
Meyva vermeyen bir ağaç kadarfaydasız olsun bu yazdıklarım. Dallarını meyvasına tamâ edipkimse taşa tutmasın.Bu yazdıklarım çok budaklı, çok bükümlübir ağaç kadar faydasız olsun.O zaman marangozlarkesip biçmeye değer bulmaz böyle bir ağacı.Dokusu gevşek, gözenekleri geniş, reçinesizbir ağaç gibi faydasız olsun bu yazdıklarım.Odun olmaz bu ağaçtan desinler,yakmasınlar.Faydasız olsun, yine debir ağaç gibi olsun bu yazdıklarım:Kökü toprakta;başı gökyüzüne …
Şub 23
Olduğun gibi gel! ..Daha da güzelleşmek için uğraşma! Saçının örgüleri çözülmüşse Ayrımı düzgün değilse Korsenin kurdeleleri iyice bağlanmamışsa, aldırma! Olduğun gibi gel!..Daha da güzelleşmek için uğraşma! Çimenlerin üzerinden koşar adımlarla gel! Dudağının boyası çiğ taneleriyle silinmişse Ayaklarında halhalların gevşemişse Kolyenin incileri koparak yere düştüyse,aldırma! Çimenlerin üzerinden koşar adımlarla gel! Gökyüzünü kara bulutlar kapladı, görmüyor musun? …
Şub 23
Sonsuz dünyaların kıyısında buluşur çocuklar.Uçsuz gök hiç çırpınmaz başlarının üstünde, tedirgin su gürültüyle çarpar. Sonsuz dünyaların kıyısında çığlıklarla,oyunlarla buluşur çocuklar. Kumdan kurarlar evlerini, boş kabuklarla oynarlar.Kayıklarını kurumuş yapraklardan örüp geniş mavilikte yüzdürürler gülümseyerek. Oyunlarını, dünyaların kıyısındaoynar çocuklar. Yüzmeyi bilmezler, ağ atmayı da. İnci çıkarmaya dalarinci avcıları, tüccarlar gemilerinde gider -çakılları toplayıp dağıtırken çocuklar. Aramazlar gizli …
Şub 23
Pulluğu tarlaya götürdüler,tarlayı eve getirdiler-sonu gelmez bir değiş tokuş belirledi her şeyin anlamını. Kadın kırlangıçla yer değiştirdi, gidip çatıdaki yuvasına oturdu kırlangıcın ve şakıdı. Kırlangıç kadının gergefinin başına geçti, yıldızlar, kuşlar, çiçekler, kayıklar ve balıklar işledi. Bilseydin ağzının ne kadar güzel olduğunu, seni görmeyeyim diye beni gözlerimden öperdin. Yannis RitsosÇeviren: Cevat Çapan