En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Sana bakmalarımı Nişanlısına ördüğü kazağı Yetiştirme telaşı ile doğum gününe Gece nöbetinde uyuya kalmış Şebinkarahisar’lı bir hemşirenin Üstüne Yorgan diye bıraktım. Sana bakmalarımı Çocuklarını okula uğurlayan Bir anne gönenciyle Mola yerlerinde içtiğim çayların Buğusuna katıp Bozuk bir para üstü gibi Uykusuz garsonların Soğuyan avuçlarına bıraktım. Sana bakmalarımı Emekli kahvehanelerinde Namaz saatini bekleyen İhtiyarların sessizliğiyle Kaçırılmış …
Şub 23
Oysa ne çok gezdirmiştim gövdemi Dolaşmanız muhtemel semtlerde Söz vermiştim, rastlarsam Uzaktan bakacaktım tereddütsüz İncinmeyesiniz diye profilinize. Sizi bekledim çaktırmadan vitrinlerde Aynı gömleği ben de sordum Gülünç bir çekinceyle Boşuna ummuşum buluşur diye sesimiz Tezgâhtar kızın gülümseyen yüzünde. Hatırlar mısınız bilmem? Bir gün karşılaşmıştık bu yarım kürede O şaşkınlıkla ceketimin düğmesini İliklemişim etime. Yazık, aynı …
Şub 23
Balkon ipinde unutulan mandal Bütün kış orada Ne yapar Benden söylemesi Küçük bir mendil asın ona Kabahati ipinde sanır sonra… Gökhan Akçiçek
Şub 23
Bir giysi mağazasının En üst rafında bekleyen Modası geçmiş bir gömleğim. Tezgâhtar kızın dokunuşunu Ne çok özledi düğmelerim. Geç de olsa anladım İpliğimle uyumsuz Seçilmiş desenim… Gökhan Akçiçek
Şub 23
Bırakın ince kavak seslerini şehrin içindeparalar yaşlı kızların koynunda yatarkenbırakın köprülerin üstüne yağmurve basma perdelerden lânet bize.şaşılacak bir dünyada yaşamaktı; öğrendikşimdi külçeler yüklüyüz şaşılacak bir biçimdekülçeler yüklüyüz ve çıkmak istiyoruz yokuşuSokaklar gittikçe katı bizim adımlarımızapeşimizde bütün bahçeleri boşaltan ter kokusuyankımız soyunup sevap rahatlığı alınan yataklardayürek elbet acıyor esvap değiştirirkenbizden artık akması beklenilen kan da aktıkovulduk …
Şub 23
gün biterdi gözuçlarımda saçlarının şiddetine sokulurdumgözlerine karşılık vermeye gelirdim ardımda şehirler bırakarakeline hangi çiçeği alsan suyun hükmü kırılırdı, duyardımhangi şekilde bıraksan da gövdeni uykusuz kalırdım.adını ağzımda köz tutar gibi tutardım, ölümharfi harfine çınlardı akşamları alışırdımalışırdım köpüklerini bir türlü anlatamayacağım denize,hüzün ceketimin iç cebinde bir tütün yaprağı gibidalardı yüreğime öyle hafif öyle derin, hayatyolculuklar sonrası sabun …
Şub 23
Hikâye malum: Sivas’ın bir köyü, ihtiyarın kendinden genç sayılacak eşi son günlerde hep tedirgin. Gözü ve gönlü yokmuş gibi duruyor evinde. İğreti bir dal, her an gölgesini toplayıp gidecek, sadece gününü bekliyor. Sezdirmiyor ama gözlerini küçüklüğünde kaybetmiş elli yaşını sürmekte olan beyi, ayan beyan her şeyin farkında. Susuyor, içine gömdüğü karşılıksız sevginin bir mühlet daha …
Şub 23
Gariptir siste yürümekHer taş, her çalı ıssızdır.Hiçbir ağaç diğerini göremezHer biri yalnızdır. Dostlarla doluydu dünyamYaşantım aydınlıkken henüzŞimdi, sis çöktüğündenOldular hepsi görünmez. Gerçek bir bilge değildirKaranlığı bilmeyenO, kaçınılmaz ve sessizdirAyırır insanı her şeyden. Gariptir siste yürümekYaşamak yalnız olmaktır.Hiçbir insan diğerini tanımazHer biri yalnızdır. Hermann Hesse
Şub 23
dalların kucağında sallanıyoryorgun rüzgar uykusunda.kankırmızı bir çiçek bırakıyor elim..güneşte kavrulup dağılmaya. çok çiçek gördümaçan ve sonra kuruyan;mutluluk ve acı geçip gider..koruyamaz onları insan. saçtım ben deyüreğimin kanını hayata;pişman olur muyum bilmemyorgunum, bildiğim bu yalnızca. Hermann Hesse
Şub 23
Hayatın bağrındanKanayarak kopan kelimelerleKurulur şiirBir Şiir sızlanmaz, haykırırAma sızlayan yanını daDuyar insanın içindekiİki Ve şiir gelecek bildirirVe gösterir gelecek kimin elindeKimdedir güçÜç İsmail Uyaroğlu