En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Seni sayıyorum, işte ellerim!Ey ima edenler, iman ediniz!Bütün rekorların kırdığı kalbim,Günlerin dün olduğu yerdeyiz. Denizin suyuna giden gemiler,Uzunları yakmış geliyor kader.Yoktan yonga kopmuyor demekKağıt üstünde kalan o şeyler… Çayımdan çıkan uzun boylu misafir;Bir çiçeğin açarkenki üslubu,Ceylanların dünyaya dokunuşuDemeden daha, bitmeden şiir; Başka neler anlatır? Geceye geçen adamların içineGünleri, güneşleri yürüten hatırAşk ile biliyorum seni ben;Çocuklar …
Şub 23
Gitgide alışıyorum sana….Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz…Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin…Yanımda olduğun zamanlar; sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor, alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun…Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan… Alışkanlıklar daima korkutur beni…Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim…Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır… Fakat şimdi sana alışıyorum…Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.Yalnız içimde garip bir korku var. Sana …
Şub 23
gün batarkuşlar dönerdiseherleradama namaz kıldıran ihtişamını yitirdiartık ne gün batıyor ne kuşlar dönüyorakşam ile yatsı arası eğer erirsekar ilkin damlarda erirdisahurlar olurduiftarlar eskidenorucu inanmayana tutturaninanmasa da insanbu iftarbu sahur inanılası bir şeydicemreler düşerdi eskidenbir yâsin bir cemrebir cemre bir çocuk düşerdizemheri vardıkırk günmart dokuzukocakarı fırtınasıcemreler düşerdi eskiden,bir yâsin bir cemrebir cemre bir çocuk düşerdi‘zahmeti’ derdi …
Şub 23
1. Bir ilişki ilişmekle yetinmemelidir. Kıyıya, köşeye, ucuna veya kenarına oturmakla, oturuyormuş gibi yapmakla gemi yürütülmez. Üzerine oturulacak şey süngü bile olsa, tam anlamıyla oturmak şarttır. 2. Islak olmayan bir ilişki düşünülemez. 3. Aslında ilişki diye bir şey yoktur; her şey palavradır. İki insan ancak birbirlerine ilişmedikleri sürece birbirlerini yaşatabilir. Birlikte değişim bir ortaçağ yalanıdır. …
Şub 23
Küçücük bir bakışınÇözer beni kolaycaKenetlenmiş yapraklar gibiSımsıkı kapanmış olsamYaprak yaprak açtırırsınİlkyaz nasıl açtırırsaİlk gülünü gizem doluHünerli bir dokunuşlaHiç kimsenin yağmurun bileBöyle küçük elleri yokturBütün güllerden derinBir sesi var gözlerininBaşedilmez o gerginKırılganlığınla seninHer solukta sonsuzlukVe ölüm… E.E.Cummings
Şub 23
Bu yekpâre akış, durgun, derinden… Her aynada yalnız kendi görünen Bu yüz ve şifasız hüznü eşyanın Kendi cevherinde mahpus bir ânın Dağıttığı dünya hep yaprak yaprak, Dalgın, unutulmuş sesleri uzak Bir uykudan bana tekrar dönenler, İçimde, dışımda hep aynı çember! Bin elmas parıltı oyun ve halka Küçük ve hiç değişmez dalgalarla Bende bana meçhul akşamlar …
Şub 23
her evde birisi bir ikinci uğruna –yaz yağmuru gibigeri kalanların arada üzülmeleri. adanmış nasıl kaçar nereyesürer gider yaşarken ölmelerideğişmez korkunçolanca ağırlığı bir ona vermeleri. gider gelir görürümevlerde ne/dense hep bu bölmeleriörülü duvarlar gömülmüş gülmeleri. Behçet Necatigil
Şub 23
ne zaman kendimle buluşsam denizlerim daralıyoro büyük delilerin bakışlarını kuşanıyor üşüyen yüzümbeni de bekliyor hangi yola el uzatsamsonu ölümlerle kucaklaşan ayrılıklar ben ne zaman anılara uğrasam bilmelisinyanık bir sancıdır gençliğimin bütün fotoğraflarıgözlerim kandır vurulmuş dostların göğsündeve konağım olur bir kır fidanının türküsü hiç inanmadım alnımda dolaştığına yazgınıninanmak boyun eğmektir, orada biter sözişte, sabaha ilişkin bilinen …
Şub 23
bir gelinciğe durunca hayatateşe ve suya dönüktür insanın kalbiya söner umutları, ya da yanarbir ömür boyu sevmek,yanmaktır biraz da bir gelinciğe dönüşünce hayatgeceye ve gündüze dönüktürinsanın yüzüya ışır bir gün gibi, ya kapanır geceye umut,geceyi beklemektir biraz da Rahmi Emeç
Şub 23
bu yaz da çok ağrıdı kalbimbiraz daha yaklaştı o ıssız orman uğultusu halbuki benim yaz ırmağına değenkiraz dalından farkım yoktu ellerim oğul otuydugözlerim erguvan moru dudağım kapari çiçeğine sarılantemmuz bulutuydu ah kalbim bütün bunlarınasıl da unuttu Ahmet Uysal