Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

LANDES’DAKİ ÇAM AĞACI

şair de öyledir işte;
Yara almadığı sürece hazinesini saklar
Derin bir yara olmalı kalbinde,
Dökmek için misralarını, ilahi altın yaşlar

ÖLÜ BİR ŞAİRE

Ey aydınlığa susamış gözlerini Kutsal renklerden sonsuz çizgiye, Canlı bedenden, göğün görkemine Çeviren, huzur içinde geçir son geceni. Görme, işitme, his, yel, toz duman da ne?Sevmek mi? Hep zehir olur altın kapta,Nasıl ki dertli bir Tanrı tahtını bırakırsa, Sen de gir ve yok ol o sonsuz âlemde. Issız mezarına, çürüyen kemiklerin için, Birileri gelip gözyaşı …

Devamını oku

Loveless (Sevgisiz), Andrey Zvyagintsev 2017

Nasıl oldu da bana sevgi ve mutluluk sözü verdikten sonra elinde kalan yalnızca acı ve hüsran oldu?… Seni hiç sevmedim bile… Annemle daha fazla yaşayamadım sadece. Ondan başka bir şeklide ayrılamadım da. Seninle oldum. Seni kullandım. Ve doğrusu, sen de beni kullandın bence. Senin bir aileye ihtiyacın vardı, bana değil. Bunlar olmadan da idare ederdim aslında. Bir yerde kendi başıma yaşamalıydım. Ama hamile kaldım. Dertlerim de o zaman başladı işte.

Âşığın Son Nefesi

Kar Şiiri; yalnızların, kışın ve son çaresini son cümleye yükleyenlerin şiiridir. Şiir bitince söylenecek bir şeyin artık kalmadığını hissedersiniz çünkü kar her şeyin üzerini sessizce örtmüştür.

Bir de şu var Halil…

Bir de şu var Halil. Bir müddet sonra saadetiniz manasız bir sebeple gölgelenebilir, sen onun kalbini kırabilirsin. O sana ‘bu kapıdan çıkarsam bir daha dönmeyecem Halil’ diyebilir. Sen de ona ne halin varsa gör diyebilirsin… o lafı etme Halil.

Ingmar Bergman: Yalnızlık mutlaktır. Bundan gayrı her şey yanılsamadır.

Bitene kadar bu oyunu oynamalısın. Ancak o zaman bırakabilirsin. Tıpkı diğer rollerini bıraktığın gibi bunu da yavaş yavaş bırakırsın

AZİZ NESİN’İN ANILARI BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTMEZ

Anılarımı yazmamın iki ereği var. Birincisi, anlattığım yaşamımın çevresinde o zamanki Türk toplumunun bir kesitini sunmak istedim. Bu anlar bibakıma yetiştiğim çağda Türk toplumunun toplumsal topografyasından bir parçadır

AZİZ NESİN’İN HATIRALARINDA ANNESİNİN ÖLÜMÜ

Öyle bir durum ki, o anda ne istersem kesinlikle yapılacaktır. Bir salkım üzüm istiyorum. Babam çardağa uzanıyor, asmadan koca bir salkım koparıp veriyor

BABAM

Dünyaların en iyi babası benim babamdır.Düşmandır düşüncelerimiz,Dosttur ellerimiz.Dünyada tek elini öptüğüm,Babamdır.Kırkını geçtin, adam olmadın der,Başım önünde dinlerim,Önünde tek baş eğdiğim babamdır.Sabahlara dek Kur’an okurAnamın ruhuna,İnanır ona kavuşacağına.Bana gâvur derDiş bilemedenDünyada tek bağışladığı ben,Tek bağışladığım odur.Başım derde girdikçe bakar çocuklarıma,Bitürlü ölemiyorum der senin yüzünden,Çocuklar ortada kalacak,Ölemez kahrımdan benim,Yaşamak zorunda benim yüzümden.Gözlerindeki ateş bakışlarında söner,Tuttuğun altın olsun …

Devamını oku

Orta Çağdan Günümüze Fransız Şiiri Antolojisi

Şayet bu hoş avazlıların gülistanından derdiğimiz güller solmuş, o mest eden kokuları kalmamışsa acemi bülbül oluşumuzdandır… affola