En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
ey balıkçı teknelerinin acemi binicisiyorgun kırlangıçuzunca tutup soluğunususar gibi söylemeyi bilenyorgun toprağım:çiçekler azalmakta. biraz da bundan açtığımız ayraçsusmanın çağı gelmedensaksılarla oynuyoruz bir parçaçocukları büyütüyoruz. ah nasıl aktarabilirim şiirimekuşların uçmasını?denizsanki deniz gibi kokuyor.ha geldiha gelecek beklediğim gemi:ya bir yolcum varya binip ben gideceğim. Bilgin Adalı
Şub 23
senin yanındaykenbir şeyler akıyor içimden,çağlayanlar gibi,tutku mu desem, coşku mu desem. eve dönerkenbir şeyler dönüyor içimde,gün batıyormuş gibi-hüzün mü desem, korku mu desem. Fang Vei Teh
Şub 23
yalnızlık,ay ışığının ağaç gölgelerini serptiği bir kaldırımda,suskun ve engin gecenin içinde, ağır ve yalnız kendi ayak seslerini dinlemektedir. yalnızlık,duvar saatinin ve kandilin önünde,aceleci tik taklara ya da zamanın sürüklenişine kulak vermektir. yalnızlık,gözler açık, sırtüstü uzanıp,yanan yüreğinin zorlu atışlarını dinlemektir. yalnızlık,ne terk edilmiş evin açık kalmış penceresi,ne de insan gölgesi bile olmayan göl ya da kurbağa …
Şub 23
Diyelim bir masa var önümdeElimde bardakOturmuş içiyorumBardak mı Urla mı tuttuğum? Bardağı masayaTak!Vurdum mu vurdumMasaya dönüyorumUrla, uzak, uzak, uzak Diyelim oturmuş yazıyorumBirden duruyor kalemBir görüntü ak kağıtlardaEv ev sokak sokakYine Urla oluyor konum Bir ağız mızıkam varÜflüyorumRe mi fa sol laBir es mi giriyor araya-Ya Urla? Bardak değil o baylarTak!Masaya vurduğumHak arıyorumDüpedüz hak!Bütün mahpus kasabalarKüçük …
Şub 23
Önce bir ellerin vardı yalnızlığımla benim aramdaSonra birden kapılar açılıverdi ardına kadarSonra yüzün onun ardından gözlerin dudakların Sonra her şey çıkıp geldi Bir korkusuzluk aldı yürüdü çevremizdeSen çıkardın utancını duvara astınBen masanın üstüne kodum kurallarıHer şey işte böyle oldu önce Cemal Süreya
Şub 23
Gülün tam ortasında ağlıyorum Her akşam sokak ortasında öldükçe Önümü arkamı bilmiyorum Azaldığını duyup duyup karanlıkta Beni ayakta tutan gözlerinin Ellerini alıyorum sabaha kadar seviyorum Ellerin beyaz tekrar beyaz tekrar beyaz Ellerinin bu kadar beyaz olmasından korkuyorum İstasyonda tiren oluyor biraz Ben bazan istasyonu bulamayan bir adamım Gülü alıyorum yüzüme sürüyorum Her nasılsa sokağa düşmüş …
Şub 23
seni öpsem, gülse bir halkseni öpsem, yoksullukutansa verdiği acılardankırılsa her türlü korkunun kanadı. seni öpsem, silinsealın çizgilerinden gamyürek kuytularından akşam.bir sonsuz yağmur yağsaaşkın kardeş bulutlarındanaynı mutlulukla ıslansa dünya.ayrılığa kapanmasa kapılarodalar üzgün durmasa. seni öpsem, buğulanmasa gözleringülse yaz günleri gibiinsanların gölgeli yüzleri.kar yağmasa dar yolunakardeşimi koynunda saklamış dağlarınçıkıp gelse alanlardananılardan, duvarlardano gencecik ermişler.işısa yeniden annelerin yüreğiçocuklar …
Şub 23
iki leylaklar yas tutuyor bu şehrin ötesindezindanlarda gül açmış bu gece duyuyorumkaybolup gitmiş sesim senin tatlı sesindebu gece bir kartalı öldürmek istiyorum rüyamda bir mezarın son defa yanan mumuve zakkum ağaçları tırmalıyor ruhumusana bu gece benim artık kaybolduğumusöylenmemiş sözlerle bildirmek istiyorum kimi uyur ve kimi dansa başlar delicebiri bu dansa bakıp matem tutar gizlicebense burda …
Şub 23
Ne zaman gözlerine baksambir okyanusla yıkanıyor kalbim.Nereye gitsem hep sende kalıyorumyıldızların gökyüzünde kaldığı gibi. Bir yağmur damlasına çizdimo küçük gölün kıyısında bana verdiğin ilk öpücüğü…Şemsiyenin ucu yırtıyordu bulutları Hiç bitmeyecek birlikte baktığımız yerSaçlarımda uyuyan Ay ışığı olacaksın hepomuzbaşlarımda akan sıcak bir ırmak. Ve hiç silinmeyecekŞafak renkli dudaklarından dökülendünyanın en güzel aşk ilanı:Ellerimi yıkamıyorumellerinin kokusu çıkmasın …
Şub 23
Uzaklarımda bir yerlerde; binlerce yıldır toprağın altında kalmış bir medeniyetin krallarına ait mezarlar gün yüzüne çıkarılıyor. Her biri ölürken; en değerli eşyalarının arasında, onlarla birlikte toprağın altına gömülmüşüm. Adet olduğu üzere bana da cenin pozisyonu vermişler her seferinde ve her seferinde bu pozisyona inanarak, kanarak, yeniden ve yeniden doğmuşum. Şimdi birileri; ellerinde kazmalar, kürekler, son …