En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Birlikte bir kıyıyı kuşattıkBütün tarihçiler eski kuşatmalarıEvlerinde bir bir yanlış yazarkenGemilerimizi saldık serin sularaOnun gemileri benim gemilerimdenSanki biraz daha tedirgindi O tedirginlik bittiGözlerine dalıp gittimDalgalara sedef kakmalarınıYayarken ufkun pembeliğiAçıkça seni seviyorum dedimBen de seni seviyorum demedi Kendini bilmez bir kargaOh olsun diye bütün kargalaraYakalanıp mısırdan getirilmişÜstünde keklik giysileriAyıpladı kendine göre biziNe işiniz var dediBu saatte …
Şub 23
düşünüyorum da, sanırım en büyük korkumuz olduğumuz gibi görünmek. yumuşacık kalbimizin fark edilmesi, naif yönlerimizin keşfedilmesi, cesaretsizliğimizin anlaşılması, korkularımızın paylaşılması sanki zarar göreceğimizin en büyük işareti. kabuklarımızın altında kendimizi saklamakta ne kadar da ustayız. ve ne kadar güçlü korunuyoruz, kalkanlarımızın ardında. hissedilmeden, el değmeden, sevgimizi göstermeden. deniz minareleri, midyeler. kirpiler ve kaplumbağalar gibi. sahi koruyor mu bizi çatlamamış sert kabuk? kimse incitemiyor mu duygularımızı, inançlarımızı, benliğimizi? yoksa zarar …
Şub 23
Gözlerinle dilin arasına gerili uçurumu seviyorum.Kekeme özgürlüğünü seviyorum.Susuşundaki hıncı seviyorum.Kalbinde ürperen kışı seviyorum.Ellerindeki bilge zamanıdenizi yağmurdan korumaya çalışançocukluğunu seviyorum.Alnın masamızda dört mevsime ufukdudaklarında titreyen zamanı seviyorum.Yürüyorsun ya kalabalıkdönüp bir daha bakıyor kendineboyunda çiçeklenen yedi rengi seviyorum. Her damlası ayrı bir hayat, ne bilsin yüzüne düşmeyengözlerindeki yaşı seviyorum. Beni uzaklaştırmaya çalışırken aklından geçenleri seviyorum. Kalbinden gövdene …
Şub 23
dar zamanların var senin! okunmamış mektupların, mesajların… veremediğin selamın sabahın var kendine sakladığın…. ve bana getiremediğin yazların var: kırmızı haziranında dal dal kiraz!.. temmuzunda namluya yatan ekin!… altından kaçırdığın bıldırcınlarla bana geldi ellerin!..(biraz buğday, biraz sevgi!..) hani nerede gecemi delen gözlerin!… kendimden bilirim gidilmemiş hasretlerin var senin! taşlı, uzak yolların …(en incesinin dönemecindeyim) ot dolu …
Şub 23
Ben rüyâların dokumacısıyımRüyâ bekçisiyim ben.Yavaşça uykunda yürürümVe kalbine görüntüler yerleştiririm.Yumuşak gece rüzgarları üstünde yolculuk ederim. Rüyâ Ruhlarının ülkesinde kesintisiz.Uyurken seni korurum.Ben Koruyucu Ruhum…Senin Rüyâlarının Koruyucusu …Evet, ben rüzgârla dansettim…Sıçrayıp oynarız rüzgâr ve benGünışığının tarlalarında ve yüksek çayırda.Aslanağzı çiçeğinden ruhları göklere uçurturuzVe usulca yeryüzüne döndüklerini gözleriz.Ben ve benim rüzgârım güçlüyüz.Bilinmeyen yerlere dansettik başımız önümüzde,Dikkati bir kenara iterek.Bunlar …
Şub 23
Sevgilim, eğer bir günDurur bakarsan mezarıma,Ve taşın etrafında taptazeÇiçekler dalgalanırsa,Bil ki, çiçeklerin her zaman yaptığı gibiDalgalanmıyor çiçekler,Ya da ilkbahar onlara emir verdi deTaşa boyun eğiyorlar sanma!Onlar yüreğimdekiSöylenmemiş şarkılardır;Ölümün susmaya zorladığıAşk sözcüklerimdir.Yolun sonunun vardığıVe taşın önünü kapattığıBilinmedik bir dünyadan gönderilenAteşli öpücüklerdir onlar, sevgilim.Hovhannes Toumanyan
Şub 23
Ölüm bir melek elinde gelir Ve öper usulca çocuk yüzleri. Belki bir gün kurtuluruz Karıncaların yolunu şaşırtan ince rüzgarlarla Kaplumbağaların hasret kaldığı derin tepelerde Çocuk gibi bakalım mavi sulara Şehirlere bakalım insanlığımızı eskittiğimiz Sislerden dumanlardan yollara atılan mısır koçanlarından Belki tutarız birgün belki kurtarır bizi Simsiyah saralım bezlerle dağları rüzgarları Gül bahçeleri ağlasın Dallarda …
Şub 23
Canlılar dünyasıyla aramdaki bağlar koptu kopalı, önümde biriken şeyler geçmişin anıları herhalde. Geçmiş, gelecek, saat, gün, ay ve yıl hepsi aynı şey. Değişik dönemler, çocukluk, gençlik, ihtiyarlık, benim için boş sözlerden başka bir şey değil bunlar. Bunlar sıradan insanlar için, ayaktakımı için, evet işte aradığım kelime, ayaktakımı için, ki onların hayatları senenin mevsimleri gibi belirli …
Şub 23
İnsanlar, birbirlerinden uzun mesafelerle ayrılmış yıldızlar gibi, kendi hususi boşlukları içinde dönen, hepsi yalnız, hepsi mahrem ve başkalarına kapalı birer dünyadır. Bir yıldız sönünce ondan uzaktakiler bir şey duymaz. Herkes ancak biraz kendi komşusuyla meşgul olur. Herkes ancak bir iki düşman için kin, ancak üç dört dost veya akraba için haset veya muhabbet ve ancak …
Şub 23
Ben Araf’tan ileri geçemedim. Geçemem de artık. Ama sana cennetin haritasını veriyorum. Unutma ki biraz da seni taşıdığım için dizlerimin dermanı kesildi. Bu bir şikayet değil, bir ikaz. Nerelerden geçtik bilemezsin. Cemil Meriç