En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Yüzünü biriktiriyorum şimdi çünkü ben, bir ardıç kuşu gibikendi ölümüyle beslenengüncesi ayrılıklarla doluve teni her yazayrı güneşlerde yanan bir çocuğum. Ne kadar alışkınım bilsenyazılmayacak mektuplar için adresler alıp-vermeyeyılların yorgunluğuyla sararansilik, umarsız, gizini saklı tutanve bir daha yaşanmayan resimlere. Yüzünü biriktiriyorum. Çünkü yüzünbir sevda tohumu şimdi. Geçerken ürpertilerle karanlıklar içindentutsak ve ağzımıza sığmayan dillerimizlegeçerken gecenin pususunda …
Şub 23
kış güneşi,sen hiç bir rüyayı çaldın mı? seni düşünürken birileri kar içindeaklına geldi mieskiden çok sevildiğin. yağmurlar iner ve kalkar üstümdensu döner durur bütün gün gövdemdene çok yaram var açıp baksana. bugün, dün ve önceki günhayatın boş olduğu… bir aşkın üstünden koskoca zamangeçse de, senin de unutamadığın oldu mu? sonra küçücük bir bebekmavi gözleriyle gülümseseseksenden …
Şub 23
I ateşe koşan kelebekler gibi koştum sanatüm şehir gördü beni,bir tek sen görmedin II şiir kokan ellerimi tuttunbedenimdeki arzuyla seviştintörpüledin korkularımıgözlerimin kahvesinden içtinhatırlıyor musun..?sevdiğin o kadın bendim III Rabih dinlemiyorum artık../..heyecanlarını anımsatıyorEzginin Günlüğü../..beni sevdiğin günleriDüş Sokağı../..sevişmelerimizibenim için sen dinle,temizlensin kırgınlıklarımın acıyan gülüşleri IV ah more!../..bilmiyorumben minnacık Giritli bir kadınımşimdi söyle bana,ben bu sevdayı hangi denize …
Şub 23
Bir sihirli değneğim olsa; vurduğum yerde güller açılsa, Uçan güller… Bir sihirli değneğim olsa; vursam bir nar ağacına, narlar çatlasa kahkahadan… Ve bebek yüzlü kızlar, uzatsa başlarını tane tane dallardan… Onları ceplerime doldursam, bir masal ömrü sürmek için götürsem billûr sarayıma! Ercüment Behzad LÂV
Şub 23
Bütün ayraçları kaldırdın ama unuttuğunBir şey vardı yine de, çiçekleri sulamadınGökyüzü sarardı o zaman bulutlar kirlendiVe ne kadar az konuşur olduk günboyuBirden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyorTam da susuşların birbirine eklendiği yerde Ezberlenecek hiçbir şey yok bu dünyadaKirletilmemiş bir bulut bile yok artıkBöyle diyorsun her yolculuğa çıkışımdaYaşadığın kent de sana benziyor gitgideNe zaman dönmeyi düşünsem …
Şub 23
Kervanım geçiyordu yıldızların kırdığı şiirlerimdenToydum, inanıyordumGeceler geçerdiSabahları biliyordum Benden önce gövdeme inmişSırtımı ağırlaştıran kanatlarım Gün bildi, çakıldım, kuşlarla kalmıştı bakışlarım Tarihten acı çekenlerle göçüm kendimdenGezdim, gezdikçe unuturum sanıyordum yeryüzünüSinmiş şehirlerde yabancı yüzlerle konakladımAteşi kestim, konuşamadığım dillerden bir dünya yaptım Kavmimin karanlığı içinde unutkan kervanlara dağıldımbaşka adlar altında kendimi kimseye göstermedenbir uçtan bir uca gezdim yaralı …
Şub 23
günah işledim lezzet dolu bir günah titreyen esrik bir tenin yanındatanrım ne bileyim ne yaptım beno karanlık susku dolu zulada o karanlık susku dolu zuladabaktım gözlerine gizemleriyle dolugözlerinin çaresiz isteklerindenkalbim göğsümde çırpınıp durdu o karanlık susku dolu zuladayanında darmadağın oturdumdudaklarıma heves döktü dudaklarıdeli kalbimin üzüncünden kurtuldum aşkın öyküsünü okudum kulaklarına:seni istiyorum ey benim cânânem!ey bağrı …
Şub 23
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdirher sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünküBir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasabitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitseama bir tufan az mı gelir yoksa, yine deyırtılan ve parçalanan birşeyler olmalı mutlakahiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeylerOysa ne kadar sakin bu sokaklar ve bu kentne kadar dingin görünüyor bana şimdi …
Şub 23
bildiklerini unutbaşka bir şey anlatacağım sanauzun bir zaman sonrakurtarıp kendimirüya göremeyen insanlardangeri döndüm yalnızlığa. yağmurlar hep yağar, insan yaşadıkçahuş ormanında kuş sesleri arasındasıkıca sarıldım kendimeardino’da sarı saçlı bir kız çocuğuel sallarken öksüz bir penredensustum ve bildim işteinsan başkası değildir kendinden. kal ve unutadını sayıklarken anlamadığın bir şarkıdaağaçlar, dağlar ve ölü bir koro kal ve unut,küçük …
Şub 23
Akşamı güneşleyen su,aşk ve güvendir çatışıp durduğumuz…durmadan bir iç çekiş bedenle ruh arasındapaslı çivilere asılmış kalabalıklardansavaş alfabesidir dudakları upuzunküçük kalpli adamlar. Taş ve rutubet birbirini uyurken,seni sevdiğim bütün yerlerde cam ve ateşmerhametim de yanıltıyor beni, aynı seslerdenbinlerce bedende geziniyorum içimikendi teninde bir bıçakla oynaşıyor rüzgârım vekaba bir yağmurun elleri kalıyor içimdeki kasabadataş toza dönüşüyor. Aşk …