Şubat 2021 archive

senin de mazin var mı

kâkülünü gözlerininüzerine indiren çocukşubat, ne çok yaralamışbakışlarınıüstelik böğürtlen çiziği dizlerinyeni hikayelere varmadan iğde çiçeğine derilimevsimler vereceğimsana.okşanmamış saçlarınaakikahadi gülümse durma… saçlarını bir yandanbir yana deviren çocukiçeri girbirazdan yağmurları başlarbu şehrin…üşürsün. bilmem sen de yıldızlarısayar mısınsenin de mazin var mısende durup durupağlar mısın kırmızı

Kalanlar

“Ben bendim. Zaman, yaşanmış zamandı. Bir kaç yaşanmamış gün de eklenmişti bu zamana. Kemerle bağlanmıştım. Acılarım vardı…” (s.12) “Beni öldürdüm, her insanı öldürmek kanısı ile öldürdüm.” (s.16) “Mevsimler değişiyor. Bunlar Vivaldi’nin dört mevsimleri gibi değil, dinlendirici olamıyorlar hiç.” (s.20) “Haykırmak istediğim çok şey var. Büyük kayıplar yıkacak değil bizi. Açıkça birbirimizle konuşamıyorsak ben ağlamak, bağırarak …

Devamını oku

Lilith’in Çocukları

Lilith ve Adem, Çatışmalarla Dolu Bir Aşk İlişkisi Zirveler alev alır almazVe ilk kuşlar sabah ışıklarının haberini verir vermezLilith kayalardan oluşan sarayından bedenini çıkarırVe hımbıl eşini uyandırır “Uyan Adem! Güneş el sallıyorSislerin hayaletleri gözden kayboluyorÇimenlerin üstünde saklanıyorHer yaprakta çiğler parlıyorGün bizi selamlıyorSu damlaları ve bülbül sesleriyleUyan Adem uyan!Tavşanlar su içiyor çaydanBeni bulmak istiyorsan yeryüzündeVeya gökyüzündeO …

Devamını oku

Kabuk Adam

“Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar. Unutamamak. Belleğin kaçınılmaz intikamı. Herhangi bir iz taşınıyorsa eğer, bu bir zamanlar bir yara açıldığındandır.” (s.1) “Yalnızlık içsel bir şeydir, taşkınlık da onun dışavurumlarından biridir.” (s.30) “Yalnızlığa öyle alışmıştım ki bir başkasının ilgisini ancak bir tehdit olarak algılayabiliyordum. Yabani bir hayvanın insan …

Devamını oku

Yarın Erkenden

– Ölen kızı için – Yarın erkenden kırlar ağardığı zamanGideceğim…biliyorum beni bekliyorsun bak.Geçip gideceğim dağlardan ormanlardan,Daha fazla kalmayacağım senden uzak. Gözlerim düşüncelerime saplı yürüyeceğim,Duymadan hiçbir haber, hiçbirşey görmeden.Yalnız, kimsesiz birbirine kenetli ellerim,Gideceğim, farkı yok gündüzümün geceden. Ne uzaklarda Harfleur’u saran perdelereBakacağım, ne de inen altın renkli akşama.Kavuşunca bir bağ yeşil çoban püskülü veBir çiçekli funda …

Devamını oku

Başkalarının Acısına Bakmak

“Bütün yaşantıların ortasında sözcüklerin, düşüncelerin ağırlığını taşıyacağını düşünmek son derece zorlaşmış bulunuyor. Savaş, sözcükleri tüketip bitirdi; sözcükler iyice zayıfladı, sözcüklerin ileri tutar bir tarafı kalmadı. (Henry James)” (s.25) “Fotoğrafların bugün hayal gücünü aşan bir ağırlığı vardır; tıpkı dün basılı sözcüklerin, daha önce de konuşma dilinin olduğu gibi. Çünkü baştan sona gerçek görünüyorlar. (Walter Lippmann)” (s.25) …

Devamını oku

Frida Kahlo: Aşk ve Acı

Bedenim bitkin. Ve bundan kaçmam mümkün değil. Tıpkı hayvanlar gibi kendi ölümümün gelip de yaşamımın ta içine yerleşmeye başladığını duyumsuyorum; bu öylesine güçlü bir duygu ki, tüm mücadele olanağımı yok ediyor. Herkes benim mücadele etmeme öyle alıştı ki, kimse inanmıyor bana. Yanılmış olabileceğimi düşünmeye cesaretim yok artık, bu tür parlak fikirler gitgide daha az geliyor …

Devamını oku

Büyümüş bir kız çocuğu

bir gün sen de anlayacaksın kalabalıklardan kaçıp dizlerini karnına kadar çekip ağlayacaksın işteo an özleyeceksin eski sevgilini değil pili bitmiş oyuncak ayını. yanından ayırmadığın, yatarken sarıldığın saflığını tel sarar kızıma tel sarar diyen babana benzemeyecek her erkeğin gözleri. o küçük kız çocuğu değilsin artık ama birgün sen de ağlayacaksın! kenarları dantelli elbisesiyle saçlarını ördüğün oyuncak …

Devamını oku

Çekmece

Büyüklerle ben yapamıyorum çocuklar da almıyor beni oyunlarına devlet dairesinde yangından kurtarılmayacak sıkışmış bir çekmece gibiyim açılamıyorum sana Kardeşiyle sokaklarda hep bir örnek giydirilen sen nasıl sevmezsin eşitliği yürürken düşen çoraplarını aynı hizaya getirmek için annen değil miydi önünde diz çöken Öpüşme sahnesinin tam ortasında içeri girdiğin yazlık sinemanın yer göstericisiyim yürüyorsun fenerimin ışığında yer: …

Devamını oku

Geç geldin ey Musa

IV. Şiirler: I. Geç geldin ey MusaMucizeler devri sona erdiBastonunu Charlie Chaplin’e hediye et kibiraz gülelim. II. Rüzgar esintisiyle gittinSevinçliydinizHem sen hem:Tesadüfen ağaç dallarınıngölgesi arasından geçen omuğlak avcı. III. Ölüm işaret ederek sadece sorar:Hangisi?Ve biz şaşkınca, lal, birbirimizin yüzüne bakar dururuzSorar: hangisi?Ve alır sizi bir küfenin içine koyar,Uzaklaşır., IV. Ne toplantılar,Ne ödüllerNe de senin diline …

Devamını oku