Şubat 2021 archive

2014 Şiir Yıllığı

436 1949 “…sıkıntımı, keder ve hüznümü sadece Allah’a arz… “Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğu… “Ben sizi ateşe düşmekten korumak için etekleriniz… “o hariç hepsi bizim oldu” “Rabbin, onların, sinelerinde gizlediklerini de, a… ‘Ey Müslüman! Şu arkamda duran kişi bir Yahûdî’dir… “dümdüz olmayı dileyen bir dağ” hastalığı varmış b… “Elveda” denmemiş bir aşk “Öldüğümde beni, …

Devamını oku

2015 Şiir Yıllığı

1918 – “just you”- “Babamı çok mu sevdin anne?” “Sen olsaydın sen de … “Babamın yanına gitmek istiyorum.” “Keşke rüya olsa” … ‘Bir yangının külünü yeniden’ hep yeniden… “Lâ ilâhe illallah kıyamet günü karşına geldiğinde… 6666. Paylaşım 80’lerde İstanbul’da Acılı bir yürek Açıklama Açıklamalar Açılup bir dem bu bâğ-ı dil bahâr olmaz mı hìç Ada …

Devamını oku

2016 Şiir Yıllığı

– Çok iyi görünüyo buradan, harika oldu ya… – Uyanıyorum, bakıyorum yok. / – Ölüveririm belki … “Acele Giden Ecele Gider” “Düşünce Özgürlüğü” “Ey iman edenler!” “Gel” dedim sanacaksın “Yavaş yavaş delirdim, kimse farketmedi. Hayat çok… “17/Adım” “Ey kardeşim! Dualarında beni de unutma!” “Şiir Sokakta” mı? “Yanımda yürüyordun, bir düşünsene yanımdaydın.” 7000. Paylaşım A’dan Z’ye …

Devamını oku

Ruh halimin güvercin tedirginliği

Başlangıcında, “Türklüğü aşağılamak” suçlamasıyla Şişli Cumhuriyet Savcılığı’nca hakkımda başlatılan soruşturmadan tedirginlik duymadım. Bu ilk değildi. Benzer bir davaya zaten Urfa’dan aşinaydım. 2002 yılında Urfa’da gerçekleşen bir konferansta yaptığım konuşmada “Türk olmadığımı… Türkiyeli ve Ermeni olduğumu” söylediğim için “Türklüğü aşağılamak” suçlamasıyla üç yıldan beri yargılanıyordum. Duruşmaların gidişatından dahi habersizdim. Hiç ilgilenmiyordum.  Urfa’dan avukat arkadaşlar gıyabımda yürütüyorlardı …

Devamını oku

Özenle

Özenle sürdürüyorum seniKendimdeBaşkalarını severken bileöylece duruyorsunçekip gitsen deYalnız kalmıyor gerideÖzenle sürdürdükçeYabancı gövdelerde bileÖzenle sürdürüyorum seniİzini sürer gibi yaşadığınınyaşadığım serüvenlerdeÖnceden bilmediğim bir aşk biçiminde Murathan Mungan

El Yazısı

el yazımı istiyorsunuz bendenne yapacaksınız el yazımı, diyorum, ben bile bir şey yapmıyorum artık onuçocukluk hatırası kadar uzak bana elimin altındaki yazıel yazısı çocukluğudur insanınilk öğrenmelerin izini bütün ömrüne taşırilkin gözleri öksüzleşir insanın, bakışlarızamanla kendinin olan şeylere bile yabancı gözlerle bakmaya başlartanıdıkları azalır kendi hayatınınokuldayken yazım güzeldi, zamanla çirkinleşti, derler, ben de öyle diyorum,biliyorum izi …

Devamını oku

Sevgilim

Sevgilim,yetimim benim, aylar nasıl geçiyor zaman hiç geçmezken kapılar kapalı, dünya buzlu camuyuşmuş gözlerimin önündehayat akıp gidiyor hiç kımıldamadan ikimizin yerine dinliyorumsevdiğin şarkılarısiyah tişörtünü giyiyorum yatarkengömleklerini, kazaklarını, kokunusenin rüyalarını görüyorum ölür gibi uyurkengün boyu elimde kahve fincanı kapıyı açmıyorumtelefonlara çıkmıyorumbaşını bekliyorum geleceği olmayan hatıraların Sevgilim,yetimim benim,nasıl da kayıtsız gülüyorsun hayataöldüğünden haberi yok fotoğraflarının Murathan Mungan

Öldürdüğümüz Aşklar İçin

                                                             Ziya Yağtu’ya Bir akşam yemeğindeŞerefe! niyetine söylenmişFransızca bir sözün yanlış çevirisi:“Öldürdüğümüz aşklar için!”İstemediği kadar çok şeyi birden tanımlayarakBir zemberek gibi boşalırİçinde yaşanan ham gerçekliğeBirbirimizden kaçırdığımız …

Devamını oku

Âh!

Her aşkın öldüğünde gittiği yer aynı değil.aynı değil kalbin kaldırdığı hasat, uğradığı zarar Ben çıkamazken yüzüne kan oturmuş akşamlardan dışarıserde bu heves, bu ümit, bu hummaaşk adaşım olana kadarbendeki bu kalp imkânı! Biliyorum aynı şafağı sökmüyor gecelerimizbu aşk benimle benim aramda artıkgerisi yas tutan kelimelerin âhı! Murathan Mungan

Çapa

Sabahın demiriyle kapalı sularsönmesini beklediğin dün yaraları zamanı gelen aşkın çağırdığırüyalar açık denizkorkular kara parçası yıldızımın sahibi kalbime saldığın çapabirlikte yaşlanmayacağımızı bilmenin yaş farkı Murathan Mungan