Şubat 2021 archive

Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat

Gece, sanırım saat on birdi, açık pencereden bahçedeki huzursuz çığlık ve bağrışmaları duyduğumda, bir kitabı bitirmek için odamda oturuyordum, bitişikteki otelde gözle görülür bir hareketlilik vardı. Merak ettiğim için değil de, daha çok rahatsız olduğumdan, çarçabuk elli basamağı indiğimde, otelin konuklarıyla çalışanlarını telaşlı bir koşuşturma içinde buldum. Kocası her zamanki dakikliğiyle Namuslu arkadaşıyla domino oynarken, …

Devamını oku

Mare Seranitatis

Etinde ağır metal taşıyan kör balıkgibi geçiyorum sessizce sularınızdan. Kamaşıyor,dünyanın kadim yaralarındaki yırtık. Somzaman akıntıları… Fosilleşenarzular… Ah bütün kalplerin atışındaki o dağınıklık Kuyu, geceyi kustu. İri yapraklaraltından, sabaha kadar bahçede yıldıztopladık. Ellerimiz kanadı. Ve koptu, ruhuhatıraya bağlayan aşinâlık. Ay… buruştusaflığımızdan. Rüzgârın iyi huylu arkadaşlığı. Ödünçtüyler bulduk ormanda. Kör balık bir imâ,gibi geçerken aramızdan, hepimiz birbirimizibağışladık. …

Devamını oku

Son Şiirim Olabilir

Elim eline değsin…Isıtayım üşüdüyse,Boşa gitmesin son sıcaklığım! 19 – X1- 1991Rıfat Ilgaz

Garip Hal

Geçici değil mi dostum,şu gördüğün bütün güzellikler?Bütün güzellikler gibigüzel günler de çabuk geçer.Çabuk geçer yaz günleri,bayram günleri,düğün günleri… Zamanla bu güzel günlerbirer anı olur.Ve onları hatırladıkçayürekler burkulur… Recep Küpçü

Çiçekler

Nakışlandı bin elvana çiçeklerKalbim irşad oldu gönül sevindiBir can bağışladı cane çiçekler Yeşillenir budaklanır allanırYüzbin renkte noktalanır hallanırKimi yeşillenir kimi allanırKimi batmış kızıl kane çiçekler Seher ağladı rahmet elendiGüzel gözlerinde yaş danelendiÖğle güneşinde fervahelelendiAz kaldı eşkimden yane çiçekler Bağrımdaki hançer midir ok mudur?Benim derdim çiçeklerden çok mudur?İlahi bunların derdi yok mudur?Bilmem neden güler bu divane …

Devamını oku

Dört Şiir

1.Dieppeişte yine son cezirölü çakılsonra yönelir adımlarışıkları yanan kente doğru. 2.kumdadır benim yolumakışında çakılın ve kumunyaz yağmuru yağar üzerime, hayatımahayatım ise kaçmaktayağmadan kaçmakta baştan sona.huzurum orada dağılan sisin içindebu uzun kıvrımlı eşikleri aşındırmayı bıraktığım zamanve yaşadığımda açılıp kapananbir kapının boşluğunu. 3.ne yapardım bu dünya olmadan yüzsüz, ilgisizve sonlanacak her anın, dökülecek boşluğuna cehaletinolmaksızın bu dalga,ki, …

Devamını oku

Hepsi parayı alıyor, gerisine karışmıyor.

Kadıköy’ün hali, memleketin hali Kadıköylü olup da Kadıköy’ün içinde bulunduğu halden şikâyetçi olmayan kimseyi bulamazsınız son zamanlarda. Kentsel dönüşüm adının muazzam bir rantın bahanesi olduğuna şüphe duyan kalmadı. Hafriyat kamyonları, beton mikserleri yolları tıkıyor, trafik duruyor. Yine kamyonların, mikserlerin, vinçlerin yol açtığı gerek mala gerek cana zarar veren kazalar oluyor. Gürültüden evlerde oturulmuyor, tozdan dumandan …

Devamını oku

İnsan (1916)

O bütün günahları bağışlayan, o dünyayı kutsallaştıran güneş avucunu başıma koydu. Bütün rahibelerin en dindarı gece de örtüsünü omuzlarıma koydu. Öpüyorum sevdamın bin sayfalı İncilini. Acı ve çın çın öten dualar ettim aşka,ruhum bir başkagelişi beklerken,duyuyorum yeryüzüsenin«Esenlikle git şimdi!»*ni ben. Gemisinde geceninben yeni Nuhbekliyorumaba dalgalan arasmdagelsinler,gelsinler de beni götürsünler diye,bölsünler diye tan kılıçlarıylayeryüzü düğümünü ikiye.Geliyor tan.İşte!Büsbütün …

Devamını oku

Ateş

Söndü gitti yanan ateşim, acı çekmiyorum artık,ölüyorum, Paphos’lu tanrıça dondurdu beni.Etimden sonra kemiklerime, yüreğime vurdukarasevdanın her yanımı kavuran soluğu.Aşk, tanrılara yakılan kurban ateşine benzer,her şeyi kavurup bitirdi mi kendiliğinden söner. (V.239) Mabeyinci PavlosÇeviren: Samih Rifat

Bakele

Benim babaannemdi, ama bütün köyün, annemgilin ve dedemin dediği gibi Bakele derdim ben de ona. Dedeme ise dede. Dedem, babamın anneme davrandığından daha iyi davranırdı Bakele’ye.“Sen yorulma, ineği ben sağarım.” Gider sağardı.“Su vereyim mi Bakele?” Verirdi.Bazı geceler çok soğuk olurdu yayla, “Dur Bakele…” derdi elindeki odunları alıp. “Sobayı ben yakarım.” Yakardı.Şehre indiği her sefer kalın …

Devamını oku