Olmasaydı son aldatışın eğer ey hayat,Yüz kere terk etmiştim şimdiye kadar seni.Çekmezden önce beni kendine yine,Feda etmiştim ölümün ayaklarına seni. Kesmek istediğimde ümitlerimi her defasında sendenAçtın hep yüzüme sıcacık kucağınıYaptığın her şey sadece bir aldatmaca, anladımGizlemişsin ama efsanelerle bu aldatmacalarını. Yok perdenin arkasında bu aldatmacaların dışında bir şeyGiydirmişsin binlerce elbise ama bedenineArtık usandığımdan gecenden gündüzündenİstiyorsun …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Sevgilim benim
Duy uzaktan sesimi, sevgilim benimGözümden daha değerli, canımdan tatlı benimİlk ilham kaynağım, son andım benimYaşlı ülkem, ama şanlı şerefli yaşlım benimTabiatım, tarihim, imanım, İran’ım benim. Ayrı düşmüşüm senden, evladınım seninRuhum bağlı ama şefkatinle ve sevdanla seninHer zaman sanki gönül çelen kucağındayım seninTutkunuyum eşi benzeri olmayan geçmişinin seninKölenim, aşığınım, özleminle yaşamaktayım senin Ebu’l-Kâsım-i Lâhûtî Çeviri: Nimet Yıldırım
Şub 23
Vatana Dönüş
Yaşlandım yuva üzüntüsüyle.Bir tek isimdir varlığımdan geriye kalan.Öldüm üzüntüden. Ne günlerdir bunlar?Usandım ben bu hayattan. Kolum kanadım yoksa da,Çimenlere doğru uçamasam da,Değil mi ki Pençem, gagam, göğsüm ve başım var,Sürüne sürüne giderim bahçeye kadar. Uzaktan göründü çimen gözüme.Güç geldi dizime ve belime.Islak gözlerim gördü bir yuva.Yanıp kavruldu ciğerim vardığımda.Baktım bu yuva değil, tuzakmış.Ah…Yine esir düştüm …
Şub 23
Vefalı
Gece oldu, çöktü karanlık ay yüzlüm gelmedi.Yoluma aydınlık saçan gelmedi.İnlemek istedim ama yapamadım,Gönlümden dilime ahım gelmedi. Yorgunum, kırgınım, sıkıntılıyım ama,Ondan uzaklarda ölmeği istemiyorum.Değilim avın senin, uzaklaş benden ecel!Yar deyip ben güç kazanıyorum. O gelmezse ben giderim.Huzuruna kimin istersen giderim.Feleklere uçar, gezegen olurum.Denizlere dalar, balık olurum. Bulurum, şüphem yok onu bulurum.Azizim, canım, ay yüzlüm derim:Öldüreceksen öldür …
Şub 23
Yok benim gibi gamlısı
Korkarım serbest bırakmaz beni kafesten avcım,Unutturuncaya dek bahçenin yolunu.Yeter kaldım kafeste, unuttum gülün rengini,Aşkıyla doğdum onun bu dünya annesinden.Geçirdimse de bir iyi gün hatırlamıyorum ki!Sanki birden yuvadan tuzağa düşüverdim ben.Salarım ateşleri sarayına ahımdan avcının,Bırakmazsa bu esaret zindanından özgür beni.Kaç kez tuttu yakamdan ecelin o elleriBırakmadım yine de eteklerini ellerimden aşkınınArtık rakiplerin yanında zulümdür benden şikayetinSorgusuz …
Şub 23
Denizlerin Ardında
Bir kayık yapacağım,İndireceğim suya. Uzaklaşacağım bu garip topraktan.Yok oradabir kişi,Kahramanları uyandıracak aşk ormanında. Geçireceğim kayığıBoşluk ağından,İnci arzusunun tâ yüreğinden.Ne gönül vereceğim mavilere,Ne deniz kızlarına, sudan başlarını çıkaran,Balıkçıların yalnızlık parıltılarındaSaçlarından afsûnlar saçan. Süreceğim kayığı,Süreceğim öylece.“Açılmalı, açılmalı.Yoktu o şehirdeki adamın esâtiri.Bir üzüm salkımıyla dopdolu değildi o şehrin kadını. Hiçbir salon aynası tekrarlamadı sarhoşluğu.Göstermedi bir su birikintisini, hattâ …
Şub 23
Ödev yaparken, küçük ‘’e’’leri ve küçük ‘’a’’ları ‘’çok zor, yazamıyorum’’ diye ağlayan Aliemir’in, Senden istediği sabrı istiyorum.
mn-103 Bir gece önce herşey çok net ve bulutsuzken sabah uyandığımda bu bulanıklık neden. Ruhumun güneşli, parçalı bulutlu, fırtınalı ve ya yağmurlu hava durumunu hangi meleğinin eline verdin Allahım. Sebepsiz yere yükselip kanatsız uçmaya başlıyorum, kollarım önce bir çift kanada dönüşüyor sonra birden felçli kuşlar gibi yere çakılıyorum. Hiç kanatları felç olmuş kuş görmedim, kuşların …
Şub 23
Uzakta Ölen İçin Ağıt
aklınızda mı uzakta ölümler olduğu kaç kişi gitti dövüştü ve vuruldu gelir mi gelmez mi kim bilirkim bilir hangi uzak yaban ellerdeya bir bozkır şehrinde bir akşam üstü kadar hüzünlü türkülerledurmadan gider mi yoksa kaçamaklar yaşanır biline bilineinsan içinde taşır yangınınıgünden güne gözleri bir başka adam olurbir başka kadındır ayrı düştükçe sevilir günden güne ve …
Şub 23
İnsanoğlu şahsiyetinin ve talihinin yarıda kalmasına razı olmaz
Hayır, asıl seyahat imkânlarını sanatkârlarımıza, bizi kendimize ve dünyaya tanıtacak olanlara vermeliyiz. Çünkü asıl yaşatacak olan sanattır. İnsanoğlunun garip bir hasleti vardır. Açlığa razı olur; fakat şahsiyetinin ve talihinin yarıda kalmasına razı olmaz. Yetişebileceğini bilen bir sanatkâr yetişmezse ıztırap çeker, kendisini ve etrafını zehirler. Sanat heyecanı tersine çevrilmeyegörsün. Şüphesiz ki sanatkârlarımız fakir bir milletin çocuğu …
Şub 23
Paris’te İlk Günler
Her cinsten, her milletten, her yaştan bir insan kalabalığı, gece en geç vakte kadar dolup boşalan kahveler, dansingler, tiyatrolar, en unutulmuş semtlerden nehrin iki yakasına doğru akan ve orada sahafların kasalarında biriken kitaplar, resimler, prodüksiyonlar, antikacı dükkânlarının, galerilerin, sergilerin bitmez tükenmez bolluğu, Pigalle’in, Monmartre’ın, Clichy’nin şehri hiç durmadan ve daima bir Dufy kompozisyonunun hafifliği ile, …