Canım,Yeniden aklımı kaçıracağıma eminim;bu berbat dönemlerden birine daha tahammül edemeyeceğimizi hissediyorum. Bu kez iyileşmeyeceğim. Sesler duymaya başladım, dikkatimi toplayamıyorum. Bu yüzden en iyi şey neyse onu yapacağım. Sen bana dünyadaki en büyük mutluluğu verdin. Elinden geleni yaptın. Bu korkunç hastalık gelene kadar iki insanın bizim kadar mutlu olabileceğini sanmazdım. Artık bununla savaşamıyorum, senin hayatını berbat …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Üç Ağaç
Üç devrilmiş ağaçpatika kenarında kalakalmışunutmuş oduncu; söyleşiyorlarüç kör gibi, aşkla sarmaş dolaş. Veriyor kıpkızıl güneşsıcacık kanını budaklı odunlarave apaçık bağrındankokular karışıyor rüzgara Biri kıvrık, sarılmış ötekine, uzatıyorkocaman kolunu, titrek yapraklarını,ve üstündeki yaralaryalvarıp duran iki göz sanki. Unutmuş onları oduncuGidip birlikte olacağım, bu gece.Tatlı reçineleri sokacağım içime.Onlar ısıtacak bedenimi.Ve suskun ve sarmaş dolaş bulacak biziGüneş, bir …
Şub 23
Köprünün Çocukları
Güneş karşı dağlardan çıkarken yavaş yavaşKöprüde görülüyor hararetli bir telaşKemerlerden geçerken zerzevat kayıklarıSislere gömülüyor Marmara açıkları. Yeni gelen bir vapur çalıyor tiz bir düdükYanaşarak köprüye alıyor bir öpücükKöprü yangınlığıyla bu hoyratça buseninİnliyor tatlı tatlı… İnliyor derin derin… Ufacık bir istimbot ötüyor canavarca,Bu sesle sarsılıyor köprü dakikalarca…Artık o da uykunun zincirini kırıyor… Bu ihtiyar haliyle köprü …
Şub 23
Köprünün Geceleri
Bir saat, ta uzaklarda ikiyi çaldı…Şehir artık kâbuslu bir uykuya daldı…Sarınarak ben de eski bir pardesüye,Sağa, sola yıkılarak indim köprüye… Ne dizimde kuvvet, ne cepimde para…Bilmiyorum niçin geldim buralara!Hava berbat… Deniz ulur, gökyüzü ulurBu soğukta iliğime işledi yağmur…Bakmayarak fırtınanın boğuk sesineÇöküverdim köprünün bir kanepesine… Deniz bazan susup bazan homurdanıyor;Üsküdar’da birkaç ışık sönüp yanıyor:Eşelenen kıvılcımlı bir …
Şub 23
Köprüde Sabah
Gece, yavaşça siyah mantosunu sürüklerVapurlar, şimdi suya bırakılmış kütükler,Ufuk, banyo edilen bir fotoğraf camıdır.. Dağlar dudaklarını boyar pembe bir tüyleKöprüde fersiz gözler açılır üzüntüyleSabah, ızdırap çeken kalplerin akşamıdır.. Kollarını gererken iş bekleyen bir sandal,İlk ışıklar açılır esmer sularda dal dal;Rüya görür kıyılar bir uyanık uykuda.. Gecenin bir mehtabı andırırken sonları,Gemi fenerlerinin ziyadan bastonlarıKaybolur ağır ağır …
Şub 23
Huzurunda Biraz Yenileceğim
Seninle iki satır konuşmak için gayretler aldımBize gelişi üç yeni zelanda dolarıİnandım hep kontradan gelen yalanlaraMüdahale istedim iktisadi birimlerdenSana, bana ve tüm geçmişlerimizin ruhunaEnflasyonum düştü, işsizliğim artıştaİyi olmayacak hastanın ayağına yanlış teşhisCebimden piyasaya temsili kavimler göçüKuraklık, açlık hiç yoksa parasızlık Gıyabında biraz seveceğim seniBir mektup yazacağım uzun yıllar sonrasına Seninle iki satır konuşmak için harfler …
Şub 23
Yırtılan Kâğıt Gibi On Yıl
Şimdi anlıyorum insanlarNeden ölümsüz olmak isterÇünkü yetmez yaşanacaklarÇünkü bitmez özlenecekler BindokuzyüzseksenyedideÖlümsüzlük akla gelmezdiBindokuzyüzseksenyedideÇünkü ölüm düşünülmezdi BindokuzyüzseksenyedideGelecek yoktu aklımızdaŞimdi gelecek geçmiş olduGeçmiş gelmeyecek olsa da BindokuzyüzseksenyedideGökyüzü daha mı geniştiDaha çok insan ısınırdıGüneşler açtığında sanki BindokuzyüzseksenyedideDünya bitmez görünüyorduÇay tabağında şeker gibiOn yıl geçmez görünüyordu BindokuzyüzseksenyedideHerşeyi biliyor gibiydimYırtılan kağıt gibi on yılGürültüyle geçti bilmedim BindokuzyüzseksenyedideÖlümsüzlük akla gelmezdiBindokuzyüzseksenyedideÇünkü ölüm …
Şub 23
Neyi ararsanız onu bulursunuz. Burada ironi arayan ironi, hüzün arayan hüzün bulur.
Şair olduğunuza sizi inandıran neydi? Şair olduğuma beni inandıran, Mustafa Kutlu’nun mektubu oldu. Yanılmıyorsam 1993 yılıydı, Dergah dergisine şiir göndermiştim. Cevap olarak, Mustafa Kutlu imzalı bir mektup geldi. “Bir şair hassasiyeti taşıdığımı” söylüyordu. Çalışır ve ısrar edersem, bu iş olacaktı. Mustafa Kutlu böyle diyordu. O mektuptan sonra, gece yarılarına kadar, her gün saatlerce şiir çalıştım. …
Şub 23
Ölümün Kıyısındayım
Ölümün kıyısındayım,Kendim kendim değilim,Bir başkasıyım artık… Yok oldu benliğim,Geçmişimde kayboldu,Çocuklar gibi bağıra çağıra ağlamak isterdim…Çekiniyorum işte olmuyor,Çıkmıyor sesim… Öylece dolaşmak istiyorum,Sessiz, durgun bir deniz kenarına atmak istiyorum kendimi…Ne bir limanı olsun, ne de yolcu bekleyen gemiler…Yalnızlığımı doyasıya yaşamak istiyorum,Doyasıya… Sensizliğin “S” ini bile unutmak istiyorum…Ölümün kıyısındayım,Yalnız ve tek başıma… İbrahim Kiras